12 ŞEYTAN ÜÇGENİ  

           

Tamam… Saçma sapan kurgularla işimiz yok!

Tamam olmasına tamam da, ola ki günün birinde yolumuz düşer buralara.

Hurafelere her ne kadar  inanmıyorsak da… Bilelim en azından. Şu 12 noktaya düşerse yolumuz, gelip geçerken dikkatli olmamızda yarar var:

Bermuda Şeytan Üçgeni

Mohenjo Daro – (KaraçiPakistan)

Güney Atlantik

Kuzey Kutbu

Güney Kutbu

Paskalya Adası (Şili)

Hamakulia Yanardağı (Hawaii’nin Doğusu)

Şeytan Denizi (Tokyo’nun Güneyi)

Zimbabwe Anıt Taşları (Afrika, Güney Rodezya)

Wharton Havzası (Hint Okyanusu)

Timbuktu (Cezayir Anıt Taşları)

Yeni Hebridler  (Avustralya)

Beklenmedik kazaların, bir türlü açıklanamayan  tuhaf olayların çokça yaşandığı 12 coğrafî bölgeden söz ediyorum.

Bu konudaki saptamalar ve analizler, kapılarını varsayımlara da açık tutan iki araştırmacı biliminsanı tarafından geliştirildi epey zaman önce: İvan Terence  Sanderson (1911-1973) ve Charles Frambach Berlitz  (1914-2003).

İvan Sanderson’ın, “Şeytanın Yeryüzündeki 12 Mezarlığı” adlı makalesi, 1972 yılında Saga dergisinde yayınlandı. Anderson, makalesinde, insanların gizemli bir şekilde kaybolduğu 12 bölgeye dair bir tartışmanın fitilini ateşliyordu farkında olmadan.

12 bölge birbirine eşit uzaklıkta

Bu 12 bölgenin her biri; doğaüstü olarak tanımlanan olayların gerçekleştiği noktalardı. Bölgelerle ilgili en dikkat çekici ortak özellik, birbirlerinden eşit uzaklıkta olmaları ve Oğlak ile Yengeç dönenceleri arasında yine eşit konumlarda dağılmaları ve bu coğrafyalarda yaşanılan sıkıntıların bir türlü yeterince açıklanamamasıydı.

Yengeç Dönencesi, yeryüzünün kuzey yarım küresinde Ekvator’un 23° 27’ kuzeyinden geçtiği varsayılan enlemdir. Yerküre yörüngesinde 21 Haziran konumunda iken, kuzey yarımküre Güneş’e doğru 23° 27’ eğiktir.

Oğlak Dönencesi de, yeryüzünün güney yarım küresinde Ekvator’un 23° 27’ güneyinden geçtiği varsayılan enlemdir. 21 Aralık’ta Güneş ışınları Oğlak Dönencesi’ne dik gelir. Buna bağlı olarak: Kuzey yarımkürede kış, Güney yarımkürede ise yaz mevsimi yaşanır.

Tuhaf olan şuydu: Bu geometrik denklemin içine, bir de Kuzey ve Güney Kutupları dahil olduğunda, ortaya çıkan biçim; dünyamızı sarmalayan 20 eşkenar yüzlü üçgene dönüşüyordu.

Bermuda Şeytan Üçgeni’nin köşelerinde Bermuda, Florida’daki Miami ve Puerto Rico’daki San Juan olduğu kabul edilmektedir. Bermuda Şeytan Üçgeni, gizemli bölgeler arasında, belki de, adı en çok duyulandı. Trajik kaybolma olaylarıyla nam salmıştı.

Günümüzde Pakistan sınırları içerisinde kalan, İndus Nehri Vadisinde, bir zamanlar gelişmiş bir medeniyet bulunuyordu. Mohenjo-Daro’ydu adı.

Hawaii’nin güney doğusunda bulunan sualtı yanardağı Hamakulia’nın çevresinde, çok sayıda gemi ve uçağın kaybolduğu rapor edilmişti.

Cezayir Anıt Taşları, Mali-Timbuktu’nun güneyindeydi

Şeytan Denizi’nde – Ejder Üçgeni olarak da bilinen bölge, 1952-54 yılları arasında, Japon ordusuna ait 5 savaş gemisi kaybolunca gündeme gelmişti. Kaybolan gemileri akıbetini araştırmak için gönderilen, içinde bilim insanlarının olduğu gemi de ortadan kaybolmuştu.

Zimbabwe Anıt Taşları, Paskalya Adası’nın Moai heykelleri… Okyanus’un en derin noktası Yeni Hebridler Çukuru, Wharton Havzası’ndaki Çanak, Kutuplar, Dünya’nın çekirdeğinden yayılan radyasyonun yüzeye en çok yaklaştığı yer olan Güney Atlantik.

Yeni Hebridler Kondominyumu[1], Büyük Okyanus’ta Avustralya’nın kuzeydoğu açıklarında Britanya ve Fransa tarafından ortaklaşa yönetilen bölgeye verilen isimdir.

Wharton Havzası, Hint Okyanusu’nun kuzey doğu mahallesinin deniz alanıdır. Adını, Donanma’nın Hidrografı William Wharton’dan almıştır. Alternatif isimleri Cocos Havzası ve Batı Avustralya Havzası’dır. Batı Avustralya’nın batısında yer alır.

Yeni Hebridler, Vanuatu Adaları ile Yeni Kaledonya arasındadır. 7 bir 600 metre derinliktedir.

Zimbabwe Anıt Taşları, Büyük Sahra Çölü’ne komşudur.

Sanderson’a göre sıcak ve soğuk hava değişimlerinden kaynaklanan elektromanyetik etkilerdi olayların nedeni.

Araştırmacı David Hatcher Childress ise şöyle bir yaklaşım getirmekteydi: “Burada zekî bir geometrik düzen var. Yeryüzünün enerjileri farklı tezahür ediyor.”

Charles Berlitz, 1989 yılında yayınlanan kitabı “The Dragon’s Triangle”da resmî kayıtlara dayanarak bütün olup bitenleri sıralıyordu: “Tuhaf ışıklar… Ani sisler… Topluca yok oluşlar… Korkunç fırtınalar vb. …”

Japon Ejder Üçgeni ile Bermuda Şeytan Üçgeni arasındaki ilginç bağlantıları sıralıyordu. İki bölge, dünyanın farklı taraflarında zıt paralel enlem ve boylamlarda yer almaktaydılar. Komşu kıtaları ile aralarındaki konumları birbirleri ile aynı ölçülerdeydi. Her ikisi de volkanik bölgelerdeydi. Volkanlar da denizin binlerce metre dibindeydi.

Berlitz’e göre rastlandı olamazdı bu kadar benzerlikler

Kaybolan gemilerin arasında 200 bin tonluk tankerler… Japon ve Amerikan savaş gemileri, Sovyet denizaltları vardı.

Ünlü efsanevi kadın pilot Amelia Earhart bile bu bilinmezliğin kurbanı olmuştu büyük olasılıkla.

Biz pek fazla ilgilenmedik ama, Berlitz, UFO olaylarına da değindi geniş bir şekilde. M. S. 12. Yüzyıl’a kadar indi. Araştırdı bütün kayıtları. Bu bölgeler, UFO gözlemlerinin son derece yoğun olduğu bölgelerdi.

Bir de farklı bir yaklaşım getiriyordu hâlâ unutulmayan Tunguska olayına. 30 Haziran 1908 günü sabah saat yaklaşık 7:45 sularında Sibirya’nın orta kesimlerindeki Podkamennaya Tunguska Irmağı yakınlarında büyük bir gök patlaması oluşmuştu. Patlama, 10-15 megatonluk bir dinamit kütlesinin patlamasına eşdeğerdi. Alevleri yaklaşık 800 km. uzaktan bile görülmüştü. “Büyük bir UFO infilaki idi ve her tarafı etkiledi” diyordu Berlitz.

Berlitz, antik Hindu metinlerinde anlatılan olası nükleer savaşları da hatırlatıyordu.

Fırat Irmağı havzasında bulunanlarla New Mexico’da ortaya çıkan bulgular arasındaki benzerlikleri de anlatınca, kafalarımız karışıyordu.

Peki, bu lânetli bölge olarak tanımlanan yerlerin gizemleri çözülebildi mi?

Bu esrarengiz olaylar, içinde bilim insanlarının da bulunduğu pek çok çevre tarafından ‘doğaüstü bir takım güçlerin eseri’ diye yorumlandı.

Dünya dışı varlıkların ziyaretlerinde oralarda yarattıkları manyetik alanların etkisi olduğu, Kristof Kolomb’un da tuttuğu günlüklerde bölgede gökyüzünde uçan tanımlanamaz cisimlerden söz ettiği ileri sürüldü.

Öte yandan meydana gelen olayları ani hava değişimleri, metan gazı çıkışı, gel-git dalgaları, sıcak su akıntısı gibi nedenlere dayandıranlar da vardı. Yine de kanıtlanmış bir durum söz konusu olamadı.

İngiliz oşinograflara göre,  esrarengiz kaybolmaların nedeni, gemilerin kırılma basıncıydı. Okyanusta oluşan 30 metreden fazla yükseklikteki dalgalar, gemileri denize çekiyordu.

Okyanus bilimci Dr. Simon Boxall da, yaptığı açıklamada, “Gemi ne kadar büyükse o kadar fazla hasar meydana geliyor” diyordu.

Peki ya uçakları kim ve nereye çekiyordu?

Cevap yoktu.

Olayın özeti: Hâlâ gizemini koruyor bizim Şeytan Üçgenleri…

 

[1]   Kondominyum, bir uluslararası hukuk terimi olup iki veya daha çok sayıda egemen gücün bir politik bölgedeki egemenlik gücünün, bu bölgeyi ayrı millî bölgelere bölmeden resmen anlaşmaları ve hakları birlikte ortakça yürütmeleridir.

Halit KAKINÇ

Paylaş

Son Yazılanlar

Bedeli pahalı bir dünya kupası

20 Ağustos 2023, Sidney’de Stadium Australia’da önemli bir organizasyonun, Kadınlar Dünya Kupası’nın finalinin son düdüğü ile birlikte İspanyol futbolcular büyük

Putin de olurmuşum ben!!!!

Sizin kırmızı çizginiz nedir ? Hani o çizgiyi geçince savaş ilan edebileceğiniz yer. İşte geçen gün bizim evin “minik” Puta’sına

Eskiden biz arabulucuyduk

Kiracı-ev sahibi arasındaki uyuşmazlıklar dağları aşınca arabuluculuk sistemi zorunlu hale getirilerek uygulanmaya kondu. Düşünün 2020 yılında 27 bin, 2021 yılında

Dayatılan koşullara direnmek

Ne yaman ikilem; bir yanda, şemsiyesi altında yaşayanlara bağışladığı özgürlüğün tek savunucusu rolünü oynarken, diğer yanda soluksuz çalıştırdığı insanları kendisine

Azim, kararlılık ve mücadele

Değerli Bi’nevi Gazete okurları, Özel sebeplerden ötürü uzun bir süredir sizlerle değildim. Bu yüzden öncelikle siz değerli okurlardan, sonra da

Küçük “Puta”lar işini bilir

Siz onları bilmezsiniz. Acındırarak, yardıma muhtaç bir şekilde girerler hayatınıza. Bi mağdur, bi zavallı, bi güçsüz. Tatlı tatlı masum masum

“Cumhuriyet vazgeçmemektir!”

Haçadur Kelleci… Türkiye’nin yetiştirdiği dünya çapında mücevher ustalarından biri… Dünyanın en büyüleyici ve renkli merkezlerinden biri, Kapalıçarşı’da ve Çuhacı Han’da