Şirketlerimiz dengeli beslenmeli

Gazeteci ve televizyon programcısı Hande Demirel bugüne kadar televizyonda yaptığı KOBİ Destek programındaki söyleşilerden yola çıkarak İdeal Şirket Yolculuğu adında bir kitap yazdı. Sadece KOBİ’ler değil, her kesimden şirket sahibi ve yöneticisi için bir rehber...
Devamını oku

Kovandan gelen gizli mucize

  DÜNYANIN EN İYİ GIDASI İnsan vücudunda da bulunan yararlı bakterilerden Lactobacillus ve Bifidobacterium bakterilerini içeren arı poleni, aynı zamanda probiyotik yönünden oldukça zengin bir gıda. Dünyada en eski besin takviyesi olarak kullanıldığı bilinen arı...
Devamını oku

Akdeniz’in buğulu üzümü Cinsault

   O yaz çok sıcaktı. Eşimle  Fransa seyahatindeydik. Önce Güney Fransa’nın Atlantik kıyısındaki tipik, şık, seçkinlerin tatil beldesi Biarritz, oradan ver elini Aix-en-Provence. Burası da Fransızların "Provence"  dedikleri, güney sahilini tamamen içine alan Akdeniz’in tüm...
Devamını oku

Erkekliğin farklı hallerini anlatan kitap

Irmak Zileli, Everest Yayınları’ndan çıkan son romanı Bende Ölen Sensin'de reklamcılık sektöründe çalışan Volkan’ın iç sesiyle erkeklik hallerini ataerkil düşünce yapısını, kadınların konumunu tüm ayrıntısıyla anlatıyor. Unutulmayan detaylar Volkan'ın yaşadığı bir bar kavgasında aldığı darbe,...
Devamını oku

Değişen yapılarıyla savaş gemileri

Büyük savaş makineleri olmaları dışında savaş gemileri mühendisliğin, fiziğin hatta kimyanın son teknolojilerini barındıran karmaşık yapılar. Evren Mercan’ın Modern Harp Gemileri kitabı 1850’den günümüze hızlı bir seyirde değişen bu deniz araçlarının tarihsel gelişimini anlatıyor. Deniz...
Devamını oku

Borsa, Altın ve ABD 4. Çeyrek Büyüme Beklentisi

KÖŞE ADI: YATIRIM MENÜSÜ Borsa İstanbul geçtiğimiz hafta yüzde 10 değer kazandı, endeks tarihi zirveden sadece yüzde 4 aşağıda ve yükseliş potansiyeli yeni katılan yatırımcılar ile devam ediyor. Gram altın ise borsaya alternatif olarak tercih...
Devamını oku

2023’ün yeni gıdaları neler?

2023’ TE BESİN VE GIDA ALIŞVERİŞİNDE BİZLERİ NELER BEKLİYOR? SIFIR ATIK Küresel çağın getirdiği zorlukların yanı sıra ekonomik koşulların beslenmeyi etkilediği herkesçe bilinen bir gerçek. Bu nedenle artık alınan besin malzemelerin olabildiğince sıfır atık oluşacak...
Devamını oku

Kadın girişimcilere “Yeşil İş” eğitimi

Kadın girişimcileri; dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve dünyanın ihtiyacı olan yeni iş modellerine uyum konusunda bilgilendirmeyi hedefleyen KAGİDER Pusula online eğitim platformuna ‘’Yeşil İş’’ eğitim modülü eklendi. Yeşil İş eğitim modülü KAGİDER Toplumsal Etki Strateji Grubu...
Devamını oku

Kurak Günler ve mesleki anılar

Sıra dışı yapıtlar kendine özgü bir duygu yoğunluğu veriyor; bir esinleme, şimdiye değin yadırgamayıp, alıştığımız bir karanlığın aydınlanıverdiği yerde şaşırtan bir buluşma, özlenen bir kavuşma hissini yaşatıyor. Güneşe poz veren Ayın günlük halleri gibi, bazen...
Devamını oku

Protein değeri etten 2.5 kat fazla!

Mavinin Zenginliklerinden Gelen Lezzet Okyanuslarda, denizlerde ve tatlı sularda bulunan kırmızı, yeşil ve kahverengi görünümde olabilen su bitkileri ‘yosun’ olarak adlandırılmaktadır. Klorofil üreten yosunlar, asalak bitki türlerinde yer alır. Çin, Japonya ve Kore gibi ülkelerde...
Devamını oku

Beni Sayın Ahmet Necdet Sezer’e götür

Son yıllarda en büyük hayalimdi Sayın Ahmet Necdet Sezer’le görüşmek. Kendisinin sosyal medyada görülmekten çok hoşlanmadığını bilerek, sadece mutluluğumu paylaşmak ve ona olan hayranlığımı bir kez daha belirtmek amacıyla yazıyorum.

Onun Cumhurbaşkanı olduğu dönemde Silifke Gazi Çiftliği için yazışmalarımız oldu. Silifke Gazi Çiftliği’nin harap görüntüsü ve gelişmelerle ilgili yazdığım her mektuba bir hafta içinde yanıt geldi. Ve onun başlattığı girişimle Çiftlik, geçtiğimiz yıl ziyaretçilerine açıldı. Bu mutluluğu onun gözlerinin içine bakarak paylaşmak istiyordum. Kızıma sık sık “beni Ankara’ya Sayın Ahmet Necdet Sezer’e götür,” diyordum.

Kızım, “Birlikte gidelim” dedi

Geçtiğimiz haftalarda kızım, “Benim Siyasal’dan sınıf arkadaşlarım Ankara Gölbaşı’nda toplanıyor. Birlikte gidelim” deyince havalara uçtum. Sn. Sezer’in Özel Kalemi Ayşe Buyuran Hanım’ı aradım. O da o gün emekli oluyormuş. Hemen bana gün ve saati ayarladı. Rüya gibi iki gün geçirdim. Bunda kızımın sınıf arkadaşlarının da katkısı büyük, özellikle Sevgili Ali Yerli ve ailesi, bizi Ankara’ya vardığımız andan itibaren çok içten, candan bir konukseverlikle ağırladı. En sonunda da Ali Bey kendisi havaalanına kadar geçirdi. Ne kadar teşekkür etsem azdır.

Atatürk gibi sevdiğim bir şahsiyettir

Ankara’ya varır varmaz birkaç saat dinlendikten sonra Sn. Sezer’in evine doğru yola çıktık. Hayran olduğum Atatürk gibi sevdiğim bir şahsiyettir Sayın Ahmet Necdet Sezer. Onu yakından görecektim, çok heyecanlıydım. Bahçe kapısının açılmasıyla kendisiyle yüz yüze geldim. O kadar içtenlikle sarıldı ki, mutluluktan omzuna yaslanıp ağlamak istedim.

Duygularımı ifade edemiyorum. Bizi çalışma odasına aldı, ailesinden, kendisinden bahsetti, çok güzel sohbet ettik. Atatürk Çiftliği’nin fotoğraflarını verdim. Hayatımda unutamayacağım bir andı. Onun mütevazılığını bugün mevki, makam sahibi insanlarda görmemiz çok zor. Bir kez daha anladım, o çok özel bir insan.

Fazla vaktini almak istemedim, kendisi bahçe kapısına kadar yine bize eşlik etti. Çok saygı duyduğum sevgili öğretmen eşine hürmetlerimi ilettim. Belki hemen evime dönseydim, aniden rüyamdan uyanacaktım. Ancak, Ankara bana güzellikler sunmaya devam etti. Kaldığımız otelde kızımın sınıf arkadaşlarıyla 27 çocuğumla rüyam devam etti.

Tek tek isimlerini sıralayamayacağım ama hepsi çok saygılı, sevecen insanlardı. Bir an yalnızlık çekmedim. Kendi sınıf arkadaşlarımla toplandığımız günleri anımsamadım. Yıllar geçse de hiç görüşmesen de üniversite arkadaşlığının kardeşten öte bir güzelliği vardır. Biz önümüzdeki sene mezuniyetimizin 70.senesini kutlayacağız. O kadar azaldık ki, kaç kişi olacağız bilmiyorum.

Umudumu kaybettiğim anda, onu görmenin mutluluğu gelecek aklıma

 

Ertesi gün gençlerin peşine takıldım. İlk durağımız Galeri Lonca oldu. Zeytin ağacından üretilmiş el yapımı eserlere hayran oldum. Ardından Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni gezdik. Uzun yıllar olmuştu müze gezmeyeli, Ankara’ya gitmeyeli. Ankara benim için hem Kandilli’den hem Çapa’dan sınıf arkadaşım çocuk doktoru Şükran Toppare demekti. Onu kaybettikten sonra Ankara’ya hiç gitmedim.

Ankara’da bir şehir turundan sonra otele döndüğümüzde Ayşe hanımın ve eşinin özel olarak ellerinde bir çiçekle gelmeleri beni nasıl mutlu etti, anlatamam. Dedim ya, rüyam devam ediyordu.

Ertesi gün dönüş yolunda Anıtkabir’e uğramak istedik. Atamızı kalbimde hissettim. Akın akın gelen o kalabalığı görmek, geleceğe olan inancımı arttırdı. Bu ülkenin ve Atatürk’ün bekçileri vardı.

Ve onlar Cumhuriyeti koruyacaklardı. İnanıyorum. Ve Ahmet Necdet Sezer benim kalbimde Atatürk gibi her zaman yaşayacak. Umudumu kaybettiğim anda, onu görmenin mutluluğu gelecek aklıma. Siyasallıların bir sonraki durağı Elazığ olacakmış. Beni de çağırdıklarına göre ayağa kalkmam lazım.

Mürüvvet Meryem Türkili
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
error: