Şimdi de kalbimize mi göz diktiniz?

Kimin kalbi olmak isterdin? Ben şu İnsanlar Alemi’nde olan bitene hayretle bakıyorum. Hiçbir suçumuz yokken bize yapılanlara, avcılık adı altında pusuya yatırılıp kendi evinde habersizce öldürülen hayvanlara, sokaktan toplananlara, barınak adı verilen yerde adım bile...
Devamını oku

Şiddetli ısı artışı ve su sıkıntısı ile karşı karşıyayız!

Çok değil, bundan 10 yıl önce iklim değerlendirmeleri yaparken gelecek 100 yıla dair projeksiyonlar yapıyorduk. O zamanlar, İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü iklim araştırma ekibi yıllar süren müthiş bir araştırmayı henüz tamamlamıştı ve  geleceğe dönük...
Devamını oku

Sevgili dostlarımız hayatımızı kurtarıyor…

Dünyada ilk kez bir domuzdan alınan kalp insana nakledildi… Geçtiğimiz günlerde genetiği değiştirilmiş bir domuzdan alınan kalp yıllardır kalp nakli bekleyen ve ölmek üzere olan bir hastaya nakledildi. Bu tam bir genetik mucizesi… Henüz çok...
Devamını oku

Daha mutlu bir insan olmanın 5 yolu

STOA’CILARDAN NE ÖĞRENDİM? Stoa’cılara göre insanın bu dünyadaki tek hedefi mutluluktur. Mutluluğun kaynağı ise ne kadar çok şeye sahip olduğun değil ne kadar az şeye ihtiyaç duyduğundur. Stoa’cı öğretiye dair çok satan kişisel gelişim kitaplarında...
Devamını oku

Ergenlik çağında doğru iletişim

Ergenlik yılları birçok aile için zorlu geçebilir. Çünkü gençler, ebeveynlerinden farklı fikirler, değerler ve inançlar geliştirebilir. Bu, bağımsızlığa doğru ilerlemenin normal sürecinin bir parçasıdır aslında diyor BÜMED MEÇ Okulları İstinye Okul Müdürü Yılmaz Uçak. "...
Devamını oku

Neden yarın olmasın

Eee 2021’in üzerinden geçti mi bir 1 yıl? Sonuçta bir Cuma gününden Cumartesiye geçildi. Benim için bir anlamda herhangi bir gündü. Bir anlamda diyorum, çünkü baktım herkes yenilik, yeni kararlar ve ille de o gece...
Devamını oku

Sevgili dostlarımız hayatımızı kurtarıyor…

Dünyada ilk kez bir domuzdan alınan kalp insana nakledildi…

Geçtiğimiz günlerde genetiği değiştirilmiş bir domuzdan alınan kalp yıllardır kalp nakli bekleyen ve ölmek üzere olan bir hastaya nakledildi. Bu tam bir genetik mucizesi…

Henüz çok yeni olsa da hasta yaşıyor nefes alıyor şu anda. Organ nakli beklemek tüm dünyada çok önemli bir sorun. Artık işlevini tamamen kaybetmiş bir organınız varsa o organı, bir canlıdan ya da kadavradan alınan organla değiştirmek dışında pek bir seçenek kalmıyor… Ya da böbrek yetmezliğinde olduğu gibi ömrünüzün tamamını haftada 3 gün her seferinde 4 saat diyaliz cihazlarına bağlı kalarak geçirmek zorundasınız. Ya da kalp yetmezliğinde sürekli yanınızda taşımanız gereken bir cihazla.

Organ naklinin problemleri yok mu peki? Olmaz mı!!!

Size takılan organı vücudunuz kabul etmeyebilir (Rejeksiyon). Ya da daha kötüsü takılan organ vücudunuzu kabul etmeyip ona saldırabilir( greft versus host- dağdan gelenin bağdakini kovması) Zaten organ nakli yapılan bütün hastalarda bunları engellemek için bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar almak zorundasınız; dağdan gelen bağdakini kovmasın, bağdaki de dağdan gelene ses çıkarmasın diye…

Organ donörü(vericisi) bir insan değil, domuz.

İşte ABD Maryland Tıp Fakültesi’nde yıllardır bu konuda çalışan bilim insanları tüm bu sorunları düşünmüş. Yaklaşık 30 senedir uğraştıkları bu konu ile çeşitli riskleri alarak eşi benzeri görülmemiş bir nakil yapmışlar. Organ donörü(vericisi) bir insan değil, domuz. Organı alacak olan insan. Yani türler arası bir transplantasyon (xenotransplantasyon) aslında. Az önce sıraladığım problemlerin hepsine de “domuzun genetiğini değiştirerek” çözüm bulmuşlar.  Organı kullanılacak olan domuzun kalbinin yeni vücuttan atılmasına neden olacak 3 gen susturulmuş, organın kabulünü destekleyecek 6 gen aktive edilmiş.  Ayrıca hastanın kalp kaslarının kontrolsüz büyümesine neden olan gen aktive edilmiş. Tam bir genetik mucize…

Dolayısıyla dağdan gelenin bağdan geleni kovması da, bağcının kızıp ortalığı dağıtması da engellenmiş gibi görünüyor.

1 hafta önce yapılan bu organ nakli, tüm dünyada organ nakli için uygun donör (verici) bekleyen hastalar için umut ışığı olabilir mi?

Sevgili dostlarımız şimdi de insan hayatını kurtarmak için modifiye ediliyor.

Tartışmalı bazı noktaları olsa da genetik modifikasyonla DNA’nın değiştirilebiliyor olması, yakın bir gelecekte dostlarımızı kullanmadan da birçok hastalığın belki de henüz oluşmadan engellenmesine olanak tanıyabilir.

Gelecek sağlıklı günlere… Umutla…

 

Dr. Yeşim Özdemir
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
error: