Nedir bu sürdürülebilirlik?

Sürdürülebilirlik Prensibi,

1713 yılında Hans Carl von Carlowitz adlı bir Alman tarafından ortaya atıldı. Kaynakları kurutmadan ve  yaşamın her alanında mevcudu devamlı kılabilmek, yaşamın en önemli temel hedeflerinden biri oldu.

Önce 20. Yüzyıl’ın yarısında şöyle dillendirildi bu hedeflerin ilki: Ormanlarda öyle ölçülü ağaç kesin ki, ağaçlar asla tükenmesin.

20 Yüzyıl’ın ikinci yarısında, söylem tüm hammaddeleri ve enerji kaynaklarını kapsar oldu.

İlginçtir, bu yaklaşım, ilk kez orman kesimleri ve odunluk ile ilgili olarak kullanılmıştı. Araştırmacı Hans Carl von Carlowitz, Silvicultura oeconomica adlı araştırmasında kaynak kullanımının önemine dikkat çekmişti

1832 yılında yine bir Alman, Ormancı Emil Andre, ormancılığın sürdürülmesine ilişkin bir araştırma yayınladı.

1983 yılından itibaren konu BM Çevre ve Gelişme Dünya Komisyonu’nun temel uğraşlarından biri haline geldi. Ekolojik, sosyal ve ekonomik dallara bölündü. 1992 yılında Rio de Janeiro’daki konferansta, sürdürülebilmenin soyo-ekolojik temel hedefleri ele alındı.

2009 yılından itibaren bu tür söylemler yeşil partilerden diğer siyasi gruplara da geçti.

Son araştırmalar göre 1350 yılından öncesine ait İtalyan Camaldoli Manastırı’nın (Toscana’nın kuzeyi) varlık sürdürülmesine ilişkin bir takım belgeler de ortaya çıktı.

BM’in 2015 Eylülü’ndeki Sürdürülebilir Gelişme’nin Korunması Zirvesi’nde 2030’a kadarki dönemi içeren bir TEMEL HEDEFLER AJANDASI  saptandı.

193 ülke tarafından SÜRDÜRÜLEBİLİR GELİŞME için karar altına alınan 17 temel hedef şöyle belirlendi:

  1. Yoksulluğa Son
  2. Açlığa Son
  3. Sağlık ve Esenlik
  4. Yüksek Değerli Eğitim
  5. Cinsiyetlerarası Eşitlik
  6. Temiz Su, İçme Suyuna Erişim
  7. Karşılanabilir Temiz Enerji
  8. İnsan Onuruna Yakışır İş ve Ekonomik
    Büyüme
  9. Endüstri, Yenilme, Yatırım
  10. Daha Az Eşitsizlik
  11. Kentlerde ve Cemaatlerde Süreklilik
  12. Üretim ve Tüketimde Sorumluluk
  13. İklim Koruma Ölçütleri
  14. Su Altında Yaşam
  15. Karada Yaşam
  16. Barış, Adâlet, Güçlü Kurumlar
  17. Hedeflere Ulaşmak İçin Küresel İşbirliği
Halit Kakınç

 

 

 

 

 

Paylaş

Son Yazılanlar

Bulutlardan Kalan

Benzetmeler, bezemelerle dolup, rotasına aldırışsız hale geliverdiğini gördüğüm kayığımdan, dalgalı bir denizde yanaşmaya niyetlendiğim kıyıya atacağım halatı tutacak, bu yolculuğa son verecek birini arıyordum. Yine

Michelin’de ulusal seçkiye hazır mıyız!

Bu yazı, ne ölçüsüz övgü ne de kolaycı bir eleştiri için. Esas mesele, Michelin Rehberi’nin yarattığı etkileri soğukkanlı bir bakışla değerlendirmek ve doğru soruları sormak.

Şehrin Kalbinde Hatıra Sofrası

İstanbul’un meyhane kültürü, şehrin belleğinde derin izler bırakmış bir yaşam biçimi. Yüzyıllar boyunca dostlukların pekiştiği, edebiyat ve sanat sohbetlerinin yapıldığı, bazen neşenin bazen hüznün paylaşıldığı

Aynayı önce kendimize çevirelim

Doğanın dengesini bozanın köpekler olmadığını hepimiz biliyoruz! Sokaklarda yaşamaya çalışan ve yüzlerce yıldır bizimle birlikte; mahallemizde, okulumuzda ya da kapımızın önünde bizi kollayan, depremlerde kurtarma

Gastronomi Artık Bir Kültür Hareketi

Son yıllarda gastronomi, yalnızca lezzetlerin yarıştığı bir alan olmaktan çıktı. Artık şefler, işletmeler, değerlendirme sistemleri ve festivaller yemek üzerinden toplumsal bir dil kuruyor. Bu dil;

Sinop’ta tarih ve lezzet yolculuğu

GELENEKTEN GÜNÜMÜZE BİR TARİH VE LEZZET YOLCULUĞU Her sene olduğu gibi, Palamutların bolluk döneminde bu sene yine Lakerda Festivali için Sinop’taydık. Kentin zengin balıkçılık kültürünü,

Doğayla Uyumlu Bir Lezzet Anlatısı

İtalya mutfağı, yalnızca lezzet değil; kimlik, kültür ve hafızanın birleşimidir. Her bölge, kendi ürününü ve anlatısını sofraya taşır. Bu çeşitlilik içinde Parma mutfağı, sadeliği zarafetle