Beni Sayın Ahmet Necdet Sezer’e götür

Son yıllarda en büyük hayalimdi Sayın Ahmet Necdet Sezer’le görüşmek. Kendisinin sosyal medyada görülmekten çok hoşlanmadığını bilerek, sadece mutluluğumu paylaşmak ve ona olan hayranlığımı bir kez daha belirtmek amacıyla yazıyorum. Onun Cumhurbaşkanı olduğu dönemde Silifke...
Devamını oku

Eylül ve Buca Cezaevi’nde zaman

Eylülden Sonra Buca Hapishanesinin önü akan zaman, arkası yokuş, uzağında bir dağ. İçinde çırpınan bedenleri yaşamdan çekip koparan koca bir ağ. Terli, tuzlu, tutsak bedenleri ile geride bıraktık onları, Gemiler ve koşular dolusu yitirdik birbirimizi,...
Devamını oku

Artois Cadde’nin müdavimi olacaksınız

Kadıköy Caddebostan'da açılan yepyeni bir mekan'daydım geçen hafta. Artois Cadde'nin girişimcisi Şeyma Yıldız, ünlü şef Hazer Amani ve yakın dostlarımızla birlikte upuzun bir sohbet eşliğinde oturduk. Hazer Amani'nin müthiş lezzetlerini tadarken bir yandan da mekanı...
Devamını oku

Marcel Proust’u anlatan gece

Bu haftaki yazımda sizlere  23 Kasım Çarşamba günü, Galatasaray ‘daki Fransız Sarayı içinde yer alan Albert Gabriel salonunda yapılan anlamlı bir etkinlikten bahsedeceğim. Etkinliği düzenleyen kurum, Yönetim Kurulunda benim de yer aldığım “Association  Culturelle Turquie-France”  yani...
Devamını oku

Koşmak piyano çalmak gibi değil

Koşmak deyince aklınızda ne kadar bir mesafe beliriyor? 5 km mi? 10 mu? 20 mi? Uzun mesafe koşusu desem aklınıza ne gelir? Yarı maraton mesafesi olan 21 km mi, maraton mesafesi olan 42 km mi?...
Devamını oku

2021 yaz modasında çevrecilik akımı

 

 

Ayşe Brav

2020 senesini hep evde, dolayısıyla rahatlık ve konforun öne çıktığı bir moda anlayışı ile geçirdik. Herkes özellikle internet alışverişine yöneldi ve en çok da ev kıyafetleri, eşofmanlar öne çıktı. Herhalde bunlardan yola çıkarak modacılar bizi prensesler gibi hissettirmeye karar vermiş olacaklar ki böyle bir trend yarattılar. Bütün bu gösterişin yanında yeni jenerasyonun hassasiyeti ile sürdürebilirlik çevreye duyarlılık moda dünyasının önem vereceği daha doğrusu önem vermek zorunda olduğu bir konu haline geldi. Hatta dev markalar bile bu konularda hareket etmeye zorunlu bırakılacak gibi. 2021 yazında umudun rengi altın sarısı yada güneş sarısı çok ön plana çıkacak. Bu yaz, gücü temsil eden griyi de bolca göreceğiz. Yani gri ve sarı el ele verip bize umut getirecek.

2021 yazında ayrıca tığ işi, el emeği örgüler, danteller bolca kullanılacak. El örgüsü ya da tığ işinden minik bluzlar, bikiniler hatta çantalar öne çıkacak.

Bu yazın öne çıkan trendlerinden biri de süper mini elbise ve etekler. Hatırlar mısınız bilmem Brigitte Bardot ‘un Portofino sahillerinde giydiği A formda mini elbiseler bu yazın olmazsa olmazlarından olacak.

Büyük kollar, hacimli vücutlar

Ev kıyafetleri ile, eşofmanlarla geçirdiğimiz bu senenin ardından modacılar güzel giyinmeye süslenmeye ihtiyacımız olduğunu hissetmiş olacaklar ki bu yaz abartılı, volümlü, ışıltılı parçalarda ön plana çıkıyor. Elbiselerde büyük kollar, hacimli vücutlar, fırfırlar bolca mevcut. Yine bu yaz sanki erkek arkadaşınızın evinizde kalmışsınız eşyanız yokmuş da onun pantolonu ve gömleği ile sokağa fırlamışsınız gibi havalar esecek. Yani bol kesim denim pantolonlar birkaç beden büyük görünen blazer ceketler ve gömlekler vazgeçilmezlerimiz arasına girecek.

Retro çiçekler

2021 yazının en önemli özelliklerinden göze çarpan detaylarından birisi de bolca desen. Retro çiçekler, batik desenler, papatyalar, folklorik desenler bu yaza damga vuracak. Yani gardırobunuzda mutlaka emprime bluz ve elbise bulundurmanız gerekecek.

Sokak modasından ilham alan modacılar t-shirtlerde gömleklerde bu yaz bolca grafitti desenler, grafikler kullanmışlar. Yani baskılı grafikli gömlek ve t-shirtlere de bolca rastlayacağız.

Minimalist parçalar

Bir taraftan bolca gösteriş,ışıltı,pırıltı,desen hakimiyeti sürerken bir taraftan da minimalist bir tavırla ortaya çıkan parçalar göreceğiz. Dümdüz elbiseler yine düz hatlı pantolonlar bluzlar bolca görülecek. Yani Prada’nın Victoria Beckham minimalist parçalarını bolca göreceğiz. Benim çok sevdiğim renksizlik dediğim nötr renk parçalar yani duman renkleri, bejler, beyazlar, çok açık pembeler dolaplardaki yerini alacak.

Ama en başında söylediğim gibi bu yazın bence en göze çarpan en önemli özelliği yeni jenerasyonun hassasiyeti ve markalara yaptığı baskıyla markaların sürdürebilirlik, çevre ve hatta politika gibi konularda sesini yükseltme zorunluluğu. Çünkü bir jean yada t-shirt üretilirken harcanan su ya da salgılanan karbon monoksit miktarı bekli bugün küçümsediğimiz, ama yarınları düşünce büyük bir zarar kaynağı. İşte milenyum gençliği her konuda olduğu gibi bu konuda da hassasiyet gösterip modayı da çevreciliğe itiyor.

Ayşe BRAV

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
error: