“Elin oğlu Elon, sen ettin melun!”

Uzun kitaplara, uzun makalelere zaman yok! Okurken sıçraya atlaya okunuyor. Büyük bir olasılıkla o sırada başka bir şey daha yapılıyor. Okuma süreci gelen mesajlarla, uyarılarla, şunla bunla sık sık kesiliyor. İnternette 300 sayfalık kitapları beş sayfada özetleyen uygulamalar rağbette. Böylece kitap okumuş oluyormuşsunuz!

Gözlerini elindeki telefonun ekranından kaldırmayan Homo Süper Communicatus’un “okuma” hayatı böyle. Kitabın canına okuma da diyebiliriz!

Hepimiz biraz öyleyiz.

Hiç okumamaktan iyi sayılabilir ama bu nasıl okumaktır?

Aforizmatik olarak anlatayım:

“Benim oğlum ekran okur, döner döner yine okur!”

AZ, ÖZ, CUK, TIK

Teknolojinin olanakları ve yaşam koşulları edebi türlere ayrılan zamanı ve gösterilen ilgiyi de belirliyor. 19. yüzyılın roman yüzyılı olması biraz da bundandır.

21.yüzyılın ilk çeyreği aforizmanındı. Televizyon ve akıllı telefonların ardı arkası kesilmeyen gerilla atakları okuma zamanını parçaladı, darmadağın etti. Uzun roman, kısa hikaye, gazete fıkrası derken, “yazı” tek bir cümleye indirgendi:

Aforizma!

Twitter’ın bu kadar önemli hale gelmesinin baş nedeni buydu. Twitter aforizma mecrasıdır!

Daha doğrusu öyleydi. Derdinizi başlangıçta 128, sonra 258 karakterle özetlemek zorundaydınız. Bu zamanın ruhuna tıpatıp uyuyordu.

Az, öz, cuk, tık!

BAK SEN ŞU MUSK’IN YAPTIĞINA

Sonra Elon Musk denen o şımarık milyarder geldi. Twitter’ı yeniden yaratmak üzere kollarını sıvadı. Adını, simgesini, kurallarını değiştirdi. Twitter ahalisini sınıflara böldü. Artık mavi çentikliler 4000 kelimeye kadar çıkabiliyor.

O zaman Twitter aforizma mecrası olmaktan çıkıyor. Zamana uyan özelliğini yitiriyor. Makale mecrası haline geliyor.

Neydi eski durum?

“Zaman kıt, hayat kısa, öyleyse gelsin aforizma!”

AFORİZMA VE EDEBİYAT

Bir çırpıda gerçeği gösterme iddiasında olan aforizmanın edebi bir tür olup olmadığı tartışılabilir. Bence, iyi ellerden çıkmışsa bu soruya olumlu yanıt verilmelidir.

Batı’da aforizma ustaları arasında Nietzche, Kafka, Wilde, Le Rochefaoucauld, Twain, Shaw gösterilebilir. Bizde de örneğin Aziz Nesin, Cemal Süreya, Doğan Nadi, Adnan Veli aforizmalar yazmışlardır.

Aforizma felsefi olabileceği gibi mizahi de olabilir. Nükte ve taşlama aforizmada içiçe yer alabilir.

Zaman zaman Twitter’de adını bilmediğimiz yazarların parlak aforizmalarına rastlıyor, parmak ısırıyoruz.

Ayrıca bizde aforizmanın duvar yazısı ve minibüs süsü türünden kökleri olduğunu hatırdan çıkaramayız.

Hatırlar mısınız?

“Üzerime gelmeyin, ben zaten dolmuşum.”

UTKU’NUN AFORİZMALARI

Beni aforizma üzerinde düşündüren kaynak Erdinç Utku’nun Yüksek Yerilim Hattı adlı “gülmece” kitabı. Cumhuriyet Kitapları’nden yeni çıkmış.

Utku’nun aforizmalarında hedefi vurma yüzdesi çok yüksek. Belki de bunu Belçika’da yaşamasına, yani “kargaşık” Türkiye’ye dışardan bakabilmesine borçlu.

Örneğin ne demiş?

“Memleket nere, hemşerim?” diye sorardık eskiden ilk tanıştıklarımıza. Şimdi sorumuz: Memleket nereye hemşerim?”

Çünkü:

“Batış cephesinde yeni bir şey yok!”

Ya da:

“Temiz toplum diyoruz, bin dereden su getiriyorlar”

Ve dahi:

“Okusaydı adam olacaktı. Şimdi trilyoner!”

Pek güzel ama, dedim ya, aforizma türü tehlikede. Ona da tepkimizi aforizmatik olarak gösterelim:

“Elin oğlu Elon, sen ettin melun!”

Haluk Şahin

 

Paylaş

Son Yazılanlar

Asırlık Lezzetlerin Canlı Sahnesi

  Doğup büyüdüğüm, sokaklarını avucumun içi gibi bildiğim Kadıköy’ü gezmek benim için hiçbir zaman sıradan bir şehir turu olmadı. Her köşesi çocukluğumdan bir hatırayı, her

Son Düğme Bize Ne Anlatır?

Sonsuz boşunalık hissini silkelemeye çabaladığım zamanlarda, güya karamsarlığıma boyun eğmeyip dışımdaki bir yola hareketlenmeye özeniyorum. Dışarıdan, kabus gördüğü uykusunda sağa sola heyecanla dönüp duran biri

Türk Çayının Gastronomik Sırları

Karadeniz’in dik yamaçlarına tutunan yeşil dalgalar, yalnızca bir coğrafyanın değil, bütün bir kültürün nefes alıp verişini simgeler. Rize, nemli iklimi, verimli toprakları ve kendine has

“Biz Güzeliz” ve başlıyoruz!

Biz kadınların dünyası zaten böyle. Güzellik hayatımızın içinde. Bazen aynada kendimize baktığımızda, bazen çok sevdiğimiz bir elbiseyi giydiğimizde, saçımız tam istediğimiz gibi olduğunda… Bazen de

Elektrikli Araçlar İkinci Elde Ne Olacak?

Elektrikli Araçlar İkinci Elde Ne Olacak? Batarya Sağlığı Korkusu Otomotiv dünyası, fosil yakıtlardan elektrikli motorlara doğru tarihin en büyük ve en hızlı dönüşümünü yaşıyor. Sıfır

Bursa Teruarında Yaşayan Mutfak Hafızası

Bir şehrin gastronomik kimliğini düşündüğümüzde zihnimiz genelde değişmez kabul edilen, tarif defterlerine sıkışmış tabaklara kayar. Kentlerin mutfak mirası çoğunlukla müzeleştirilmiş birer hatıra gibi sunulur. Oysa

Algıyı Yönetmek, Gerçeği Değiştirmez

Hayatın her alanında karşımıza çıkan bir kavram var: algı yönetimi. Yani insanların olayları sizin istediğiniz gibi görmesini sağlamak. Bunun mümkün olduğuna inanacak kadar büyüklenmeci olanlar

Gün Batımında Bir Pera Gecesi

İstanbul, her sokağında ayrı bir hafıza barındıran büyüleyici bir açık hava müzesi gibidir. Ancak bu kadim şehrin ruhunu en yoğun hissettiren köşelerin başında şüphesiz Pera

Gastronominin Yıldızları Ödüllerini Aldı

Gastronomi dünyası uzun yıllar boyunca tabağın estetiği, teknik yetkinlikler veya ticari başarı rakamları üzerinden değerlendirildi. Oysa tabağın arkasındaki insan hikâyesini, verilen emeği ve o yemeğe