Bu sessizlik sizi boğar…

​Yürek dağlayan, insanın içini acı ve öfkeyle dolduran bir karanlıkla yine karşı karşıyayız. İzlemeye dahi yüreğimin elvermediği, insanlığın utancı olan o görüntüler; toplum olarak nereye sürüklendiğimizi, merhameti nerede yitirdiğimizi bir kez daha yüzümüze çok sert çarptı.

​Sosyal medyada bir yavru kediye yapılan işkence görüntüleri dolaşıyor. Bir yaratık çünkü ona insan demek insana hakarettir, minicik bir cana kıyıyor, bunu kaydedip bir de utanmadan sosyal medyada paylaşıyor.

Ve bizden bu vahşeti sıradan bir günün, sıradan bir bültenin detayından ibaret görmemiz bekleniyor. ‘Haber değeri yok’ denilip geçiliyor.

​Gerçekten soruyorum: Bu toplumun vicdanı ne zaman bu kadar çürüdü? Bir masumun çığlığı ne zamandan beri haber değeri taşımıyor?

​Bu bir iç dökmedir. Bu, bela okumaktan yorulan ama öfkesi hiç dinmeyen ruhumun haykırışıdır.

​Çocuklara ve hayvanlara el uzatan, savunmasız bir canın acısından beslenen kim varsa belasını bulsun. Bu vahşeti görüp de kafasını öte tarafa çeviren, ‘beni ilgilendirmez’ başkaları ilgileniyor nasıl olsa’ diyen herkes bu günaha ortaktır.

Gün gelir, sizin de sesinizi duyan olmaz!

​İnançlısından inançsızına, vicdan sahibi herkese açık mesajımdır: Bu sessizliğin vebali ağırdır. Sessiz kaldığınız her gün, o katiller aramızda rahatça dolaşmaya, yarın bir çocuğa, bir kadına, başka bir savunmasız cana zarar vermeye devam edecek.

Gün gelir, bu sessizlik sizi boğar!

Tam da şimdi!

​Bugün susma günü değil!

​Hiçbir şey yapamıyorsanız kalkın ayağa; CİMER’e yazın, yetkililere seslenin, kamuoyu oluşturun. Bu yavrunun katili bulunup hak ettiği cezayı alana kadar, o parmaklıklar ardına girene kadar susmayın.

​Sessiz kalma. Haydi! Bir canın çığlığı ol.

Sevgi ve merhametle kalın…

Derya Özkök

Paylaş

Son Yazılanlar

Uğraş, çalış, başar… Ya sonra?

“Sözün bittiği yer” derler ya, anne babalar olarak o noktadayız. Çocuklarımızın geleceğini düşünüyor, onlar için imkanlarımızı zorluyor, doğru kararları vermeye çalışıyoruz.

Güzellik artık bir “tık” uzakta mı?

Gelişen teknolojinin estetik uygulamaları nasıl değiştirdiğini geçtiğimiz hafta katıldığım bir toplantıda dinledim. René Clinic’te yapılan toplantının konusu, farklı lazer etkilerini tek

Topraktan Tabağa Kadim Miras

Fırat Nehri’nin bereketiyle biçimlenen Mezopotamya toprakları, insanlık tarihinin en köklü mutfak kültürlerine ev sahipliği yapar. Tarihi İpek Yolu’nun kavşak noktasında konumlanan

Çölün Kalbindeki Mucize: Adrère Amellal

Elektriğin olmadığı bir dünyada ,sessizliği ve gastronomiyi yeniden keşfetmek. Bazı yolculuklar vardır, insanı yalnızca başka bir coğrafyaya götürmez,hayata, zamana ve kendine