www.bodrumbülten.com’da yayınlanan, Deniz Evkuran’ın derlediği habere göre, şu anda kesin olan tek şey Bodrum’daki yaşamın ve ekonominin sürdürülebilir olmadığı. 180-200 bin kişiye yönelik kurulmuş Bodrum’un fiili nüfusunun 500 bine varmasıyla acil bir eylem planına ihtiyaç var.
İspanya’nın dört bir yanından Malaga’da sokaklara dökülen göstericiler turizmin şehire olan etkisini protesto etti.
Şikayetler kamusal alan ve toplu taşıma gibi hizmetlerin doygunluğundan yerel işletmelerin yok olmasına kadar uzanıyor ancak sorunun özü konuta dayanıyor.
Oldukça kârlı olan “turistik apartman ticareti” şehirdeki konut stokunu yutmuş, yerel sakinleri dışarı atmış ve tarihi kentsel alanların içini boşaltmış.
Yakın zamana kadar Costa del Sol’un yoğun yapılaşmış tatil beldelerine giden ziyaretçiler için bir sıçrama noktası olan Malaga, sakinlerini evlerinden eden hızlı bir “soylulaştırma” sürecinden geçerek kendi başına bir destinasyon haline geldi.
Airbnb’nin küresel barındırma müdürü Catherine Powell, şehrin en çok aranan destinasyon olduğunu söyledi. Powell bu konuda şunları söyledi: “Turizm sektöründe çalışan insanlar kendi şehirlerinde kirayı karşılayamıyor. Konut, pazarlanabilir bir varlık olarak görüldüğü sürece bir çözüm bulunamayacak.”
Buna karşılık Malaga Kiracılar Birliği’nden Curro Machuca bakın nasıl görüş bildiriyor: “Málaga ekonomisinin turizm monokültürüne dayandırılmasının sürdürülemez olduğuna ve değişmesi gerektiğine inanıyoruz.”
Unesco dünya mirası listesinde yer alan kentin tarihi Albayzín mahallesi için kampanya yürüten Granada baskı grubu Albayzín Habitable’dan Olalla Luque Colmenero, bölge sakinlerinin bölgenin anahtarı olduğunu söyledi. Onun bu konudaki görüşleri de şöyle:
“Dünya mirası olması çok güzel ama bu sadece mimariyle ilgili değil; miras, insanlar ve onların gelenekleri ve sosyal yönüdür ki biz de bunu kaybediyoruz” diyen grup başkanı, turist apartmanlarındaki patlamayla birlikte bölgede neredeyse hiç kiralık ev kalmadığını da sözlerine ekledi. “Turizm şehir için önemli ama bizim karşı çıktığımız şey insanları evlerinden eden turizm.”
Önümüzdeki haftada da buna benzer bir yürüyüşün “Yeter! Turizme sınır koyalım” sloganıyla Barselona’da yer alması planlanıyor. 80’den fazla örgütün yer alacağı yürüyüşün organizatörlerinden biri olan Martí Cusó, şehirdeki turistik konutsallaşmanın bir sürü kişiyi gittikçe yoksullaştırdığını belirtiyor.
Eğer Malaga ve Barselona sakinlerinin şikayetleri size tanıdık geldiyse şaşırmayın. Bu olayların aynısı şu anda Bodrum’da da yaşanıyor. Asgari ücretin 17.002 TL, konut kiralarının ise 20-25 bin TL’den başladığı Bodrum’da problemler görülmeye başlandı bile.
Oteller personel barındırmakta zorluk çekerken, küçük işletmeler çalışacak insan bulmakta zorluk çekiyor. Bunun da yine en büyük sebebi astronomik ev fiyatları. Bu soruna halihazırda bulunan su sıkıntısı ve altyapı yetersizliği de eklenince iyice içinden çıkılamaz bir hale geliyor.
Yukarıdaki airbnb sitesindeki günlük fiyatlara bakınca sorunun boyutu kendini ortaya koyuyor. Şu anda kesin olan tek şey ise bu gidişatla Bodrum’daki yaşamın ve ekonominin sürdürülebilir olmadığı.
180-200 bin kişiye yönelik kurulmuş Bodrum’un fiili nüfusunun 500 bine varmasıyla acil bir eylem planına ihtiyaç var. Belki de İspanyol dostlarımızdan ilham alıp örgütlenerek Bodrumluların Bodrum’a yönelik taleplerini belirtmesi ve buna dair eyleme geçmesi gerekmektedir.
Soylulaştırma ilk olarak ortaya çıktığı yıllardan bu yana üzerinde tartışılan bir kavram oldu. Son yıllarda bu kavramın içeriği değişmekte ve kavram kentlerdeki yeni dönüşüm süreçleri bağlamında yeni anlamlar kazanmaktadır.
Soylulaştırma, birçok farklı tanımı içermesinin yanı sıra genel olarak kent merkezinin çeperindeki konut alanlarının üst orta gelir gruplarından gelen talep sonucu el değiştirmesi olarak tanımlanabilir.
Genellikle gelişmiş ülke örnekleriyle tartışılan kavram, bu ülkelerdeki kentlerin merkezlerinin çeperindeki tarihi konut alanlarının dönüşümüyle de özdeşleşmiştir. Hatta zaman zaman kentsel dönüşüm veya yeniden canlandırma kavramlarıyla da birlikte anılmıştır.
Ancak günümüzde bu kavramın içeriğindeki çeşitlenme soylulaştırmayı ‘açık’ bir kavram olarak tanımlamayı olanaklı kılmaktadır. Bu anlamda soylulaştırma süreci gerçekleştiği yerin tarihinden gelen ve kendine özgü özellikleri nedeniyle her yerellikte farklı anlamlar içerebilir. Serap Kayasü – Emine Yetişkul ODTÜ 2014
Moda’nın kendine has dokusu, son yıllarda İstanbul gastronomi sahnesinin en nitelikli duraklarından birine ev sahipliği…
Dünya, fosil yakıtlardan arındırılmış bir geleceğe doğru hızla ilerlerken, bu dönüşümün kalbinde sessiz ama devasa…
90’ların süper model saç ve makyajının kalıcı bir çekiciliği var. On yıllar sonra bile bu…
Tersane İstanbul’un Haliç’e bakan o sakin ama vakur atmosferinde, geçtiğimiz günlerde insanlık tarihinin en eski…
“Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi” ile İzmir’de somut ve ölçülebilir etki yaratmaya devam ediliyor. Zurich…
Su içsem yarıyor” sözü aslında sanıldığı kadar abartı olmayabilir. Lipödem konusunda Türkiye’nin önde gelen isimlerinden…