Asıl enkaz vicdanımızın altında…

Bazı kahramanlar vardır;
adları bilinmez, yüzleri tanınmaz.
Alkıştan ürker, kameralara bakmazlar.
Konuşmazlar… Ama en doğru yeri gösterirler.
Bir patinin kazıdığı toprak,
bir burnun aldığı koku,
bir anlık duraksama…
Ve o an, bir hayat yeniden başlar.
6 Şubat’ta umut bazen bir köpeğin duruşundaydı.
Enkazın başında sessizce bekleyen, işaret eden, vazgeçmeyen canlardaydı.
Sokakta yaşayanlar, eğitilmiş arama kurtarma köpekleri, evlerimizin neşesi olan dostlarımız…
Dilleri yoktu ama yön gösterdiler.
Konuşamadılar ama ‘buradayım’ dediler.
Beton yığınlarının altında kalan nefeslere işaret oldular.
Onlar korkmadı.
Kaçmadı.
Aç kaldılar, yoruldular, patileri kanadı…
Ama durmadılar.
Sessizce çalıştılar.
Sessizce hayat kurtardılar.
Ve sonra…

Biz sustuk.

Depremin yaralarını sarmaya çalışırken başka bir karanlık yayıldı.
Aynı topraklarda, aynı sokaklarda o gün hayat kurtaran canlar öldürüldü.
Zehirlendiler.
İşkence gördüler.
Vuruldular.
Görmezden gelindiler.
Ve biz, onların sesine ses olamadık.
Oysa enkaz başında bir havlamayla umutlanmıştık.
Bir patinin işaretiyle ‘yaşıyor’ demiştik.
O an onları kahraman ilan etmiştik.
Peki sonra ne oldu?
Kahramanlık, haberler bittiğinde sona erdi.
Oysa, onlar bizden alkış istemedi.
Teşekkür beklemedi.
Sadece yaşamak istediler.
Bizimle aynı sokakta,
aynı gökyüzünün altında…

Şimdi, 6 Şubat’ta enkaz altındaki çığlıkları duyan can dostlarımızın
sessiz çığlıklarını duymuyorsak, asıl enkaz vicdanımızın altındadır.

Unutma, Bir gün yine yardıma ihtiyacımız olduğunda, sesimizi duyacak bir sessiz dost bulamadığımızda anlayacağız onların değerini…
Hadi gelin! Henüz vakit varken, onlara kol kanat gerelim, acılarını saralım. Onları, kötülerin kötülüklerinden koruyalım…

Film önerim: CALL OF THE WİLD

Ailece seyredilebileciğiniz, bazı sahneleriyle gözlerinizi dolduracak bu film, bir köpeğin sevgiyle büyüdüğü dünyadan kopup doğanın kalbine doğru yaptığı yolculuğu anlatıyor. Özgürlük, sadakat ve hayvanların içgüdüsel gücü üzerine dokunaklı bir hikaye.

Sevginin gücü adına, Merhametle kalın…

Derya Özkök
Derya Özkök

Vicdan Sofrası

Recent Posts

Toprağın Fısıldadığı Sofralar

Bir tabağın önümüze geliş anı, görünenden çok daha derin bir zamanın eşiğidir aslında. İnsan, lezzeti…

4 gün ago

Eğitim ve kariyer korelasyonu

İyi eğitimin gerek şart olduğuna inanırım. Ama hiçbir zaman yeter şartı olduğuna inanmadım. Günümüz rekabet…

6 gün ago

Bilimin, sanatın ışığında Foça’da Tatil

Bilimin, sanatın, kültürün ışığında Foça'da kısa bir tatil fena mı olur? Sanat, kültür, bilim insanlığın…

1 hafta ago

Hayvanlara şiddetin sonucundaki felaketler

Son günlerde kamuoyunu sarsan, şarkıcı Güllü’nün ölümüyle ilgili iddialar ve hazırlanan iddianamedeki kan donduran detaylar,…

1 hafta ago

Sultanahmet’te Bir Anadolu Yolculuğu

SULTANAHMET’TE ZAMANSIZ BİR ANADOLU YOLCULUĞU Sultanahmet’in tarihi dokusu, İstanbul’un diğer semtlerinden çok daha farklı bir…

2 hafta ago

İnsanı Kendine Bağlayan Adalar

Yaz ayları benim için deniz kokulu günler, susmayan cırcır böcekleri, denizin içinde batan güneş, karpuz…

2 hafta ago