Borsadaki haramîlere karşı düzenlemeler

Borsadaki haramîlere karşı ‘mecburiyet’ten düzenlemeler

 Çok daha önceden alınması gereken önlemleri geç de olsa almak, hemen her şeyi kuralsızlıklar ve yolsuzluk üzerinden yürüyen bir rejimde, “Geç olsun ama güç olmasın” hissi yaratıyor. Ne yazık ki böylesi bir hâldeyiz!
Borsa İstanbul’da (BİST) olup bitenler tam da bu…

Yıllar boyunca spekülatör ve manipülatörlerin at koşturduğu BİST, bundan böyle daha şeffaf, denetlenebilir ve hesap verebilir olacak. Tabii düzenlemelerin yanı sıra, denetimin de yapılması kaydıyla… Yine de şunu söylemek lâzım; bugüne kadar küçük yatırımcıları dolandıranların yağmaladıkları yanlarına kalacak!

Bu önemli hatırlatmayı yapan bir milletvekili… YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) serbest fonlara yönelik kuralları sıkılaştırmaya hazırlandığını belirtmiş, “Peki, neden bu kadar geç? Bu fonlar birkaç yılda trilyonlarca liralık dev bir piyasaya dönüştü ve buradan servet edinen bir kesim meydana geldi.

Bundan sonra yalnızca yeni kurallar koymak yetmez. Geçmiş dönemde fon-hisse ilişkileri, gerçek faydalanıcılar, yoğunlaşmalar, fiilî dolaşım hesapları ve olağan dışı işlemler de incelenmeli” demişti. Göz göre göre, serbest fonlar vasıtasıyla yapılan bir organize suçu işaret ediyordu.

Borsa yorumcularından yatırım bankalarının uzmanlarına, halka açık şirketlerin patronajından bürokrasiye bu yağmanın içinde olmayan yoktu.

MSCI VE FTSE’NİN UYARILARI OLMASAYDI OLUR MUYDU?

Şimdi düzenleyici ve denetleyici otorite olan SPK, BİST’in yıllardır derinliksiz, manipülasyonlara ve spekülasyonlara açık işleyişine son vermek amacıyla bazı önemli düzenlemeler yapıyor, caydırıcı yaptırımlar getiriyor. Sanmayın ki sebebi, bugüne kadar onlarca kez ‘keriz silkelemesi’ne uğramış bireysel yatırımcıları korumak, sebep MSCI’dan (Morgan Stanley Capital

International) ve FTSE’den (Financial Times Stock Exchange) yapılan uyarılar…
MSCI, küresel fonların trilyonlarca doları, hangi ülkelere ve hisselere yatıracağını belirleyen dünyanın en büyük endeks sağlayıcısı, yabana atılır bir kurum değil!..

MSCI için bir borsanın en önemli iki kriteri; şeffaflık ve ‘fiyatların serbest piyasa koşullarında, organik olarak oluşması’…

MSCI, BİST için yayımladığı raporlarda, Türkiye piyasasını ‘şeffaflık eksikliği’, ‘eşgüdümlü şüpheli işlemler’ ve ‘piyasa kısıtlamaları’ gerekçeleriyle sert bir şekilde uyarmış ve Kasım 2026 tarihine kadar bu alanlarda somut ve güvenilir adımlar atılmazsa, Türkiye’nin endeks statüsü ve menkûl kıymetlerinin nasıl ele alınacağına dair ‘küme düşürme’ veya ‘endeksten çıkarma’ risklerini barındıran bir ‘istişâre süreci’ başlatabileceğini duyurmuştu.

DOLAP İÇİNDE DOLAP!..

MSCI, BİST’teki bazı küçük ölçekli halka açık şirketlerle bu şirketlerle yakından bağlantılı belirli fonların eşgüdümlü işlem davranışları sergilediğine dikkat çekiyor ve bu durumun, piyasadaki gerçek fiyat oluşumunu bozduğunu belirtiyordu.

Bu şüpheli ve eşgüdümlü işlemler nedeniyle, şirketlerin fiilî dolaşımdaki pay oranlarının yapay bir şekilde yüksek gösterildiğini vurguluyordu.

Özgür Karabat’ın eleştirileriyle küresel endeks sağlayıcısı MSCI’ın SPK’ya yönelik uyarıları teknik olarak birebir örtüşüyor. Önce bugüne kadar yapılan organize suçlara imkân sağlayan ortamı bir özetleyeyim.

Serbest fonların 2024 sonundaki 2.23 trilyon TL’den Temmuz 2026 itibarıyla 6.21 trilyon TL’ye fırlamasının sebebi, yaklaşık 30 bin yatırımcının 7 milyon borsa yatırımcısını istediği gibi yönlendirmesine fırsat veren bir alanın açılmasını sağladı.

Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre, serbest fonların portföy değeri 2024 sonunda 2.23 trilyonTL, 2025 sonunda 4.99 trilyon TL ve Temmuz 2026 itibarıyla 6.21 trilyon TL oldu. Sadece 2025’teki büyüme yaklaşık yüzde 124… Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye’deki toplam fon portföyü yaklaşık 10.38 trilyon TL ve serbest fonların toplam içindeki payı yaklaşık yüzde 60…

Karabat’ın yıllık ortalama yüzde 1.5 yönetim ücreti varsayımı üzerinden yaptığı kaba hesapla, portföy yönetim şirketleri ve aracı kurumların elde ettiği komisyon geliri, 106 milyar TL’lik bir brüt yönetim ücreti potansiyeli oluşturdu.

Kamu görevlilerinin ve siyasîlerin bu portföy yönetim şirketleriyle olan olası bağları zaten borsa kulislerinde sürekli tekrarlanan bir duyum. Hâl böyle olunca, tezgâh da tıkır tıkır işliyordu tabii…

 

EŞGÜDÜM İÇİNDE MANİPÜLASYON

MSCI, haziran ve temmuz aylarında uluslararası kurumsal yatırımcıların Türkiye piyasasında ‘küçük ölçekli ve halka açık şirketlerle yakından bağlantılı bazı fonların eşgüdümlü işlem davranışlarını tespit ettiğini’ SPK’ya raporlamıştı.

Karabat da tam olarak bu serbest fonların belirli hisselerde yoğunlaşarak yapay fiyat hareketleri yarattığını ileri sürüyor. MSCI, serbest fonların hisseleri kendi aralarında döndürerek ‘serbest dolaşımdaki pay tahminlerini yapay şekilde yükselttiğini’ belirtmişti.

İşte SPK’nın son dönemde girişim sermayesi yatırım fonları (GSYF), gayrimenkul yatırım fonları ve Takasbank teminat şartlarına getirdiği sıkılaştırma önlemlerinin sebebi bu.

SPK ve Takasbank, küresel endeks sağlayıcılarının serbest dolaşımdaki pay hesaplarına dair şikayetleri ve serbest fonlardaki aşırı sekülatif büyümenin risklerini yönetmek amacıyla bu önlemleri alıyor.

BİST’İ HİZAYA SOKACAK ÖNEMLİ DÜZENLEMELER

Ağustos 2026 itibarıyla 10 trilyon TL’yi bulan fon piyasasını dizginlemek ve denetimi artırmak için hayata geçirilen ve son aşamaya gelinen en güncel yapısal reformlara gelince; hepsi de önemli düzenleyici adımlar… SPK ve Takasbank’ın aldığı kararla, Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu’nun (TEFAS) takas ve ödeme altyapısı kökten yenilendi.

Özellikle piyasalar kapandıktan sonra serbest fonlar ve kurumlar arasında gerçekleşen, yapay fiyat algısı oluşturabilecek gece yarısı ve mesai dışı fon işlemlerinin ve takas esnekliklerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Bu hamlenin doğrudan muhatabı bankalar ve portföy yönetim şirketleri…

Yeni yayımlanan ‘SPK Yatırım Fonları Rehberi’, fonların hareket alanını daraltarak şeffaflığı yasal zorunluluk haline getiriyor. Bir serbest fonun, tek bir şirketin hisse senedine veya borçlanma aracına, neredeyse tüm fon portföyünü o hisseye gömecek şekilde aşırı yoğunlaşması yasaklanıyor.

Portföy yönetim şirketlerinin, kendi grubuyla veya gizli ortaklık bağı bulunan ilişkili tarafların hisselerinde işlem yapmasına da sert sınırlamalar getiriliyor.

Bu sayede fonların, kardeş şirketlerin hisselerini borsa üzerinde yapay şekilde desteklemesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Aynı stratejiyle çalışan onlarca ‘paravan’ fon kurulmasını engellemek amacıyla, bir şirketin kurabileceği serbest fon sayısı, bünyesinde çalışan lisanslı portföy yöneticisi sayısına endeksleniyor.

MKK, ŞEFFAF METODOLOJİYE GEÇTİ

MSCI ve FTSE’nin uyardığı ‘hisselerin fonlar üzerinden kilitlenerek piyasada sunî sığlık yaratılması’ sorununa karşı ise, MKK yeni bir şeffaf metodolojiye geçti. Artık fonların elinde tuttuğu payların hangilerinin ‘kısıtlı’, hangilerinin gerçekten ‘serbest dolaşımda’ olduğu daha net ayrıştırılabilecek, yabancı kurumların veriyi anlık doğrulaması sağlanmış olacak.

Milyarlarca liralık serbest fon yöneten portföy yönetim şirketlerinin mâlî yapılarının yönetilen riskle orantılı olması için ilave sermaye koyma yükümlülüğü de getirildi. Böylelikle, batık veya paravan yapıların sistemik risk oluşturmasının engellenmesi amaçlanıyor.

İLLÜZYONDAN KURTULMANIN TAM DA ZAMANI OLSA GEREK

Tüm bu düzenlemeler sayesinde, sunî hacimler ortadan kalkacak. Geçmişte bazı büyük ortaklar veya manipülatif yapılar, kendilerine ait serbest fonlar üzerinden yan tahtalardaki hisseleri sürekli birbirlerine devrederek sunî bir işlem hacmi algısı yaratıyordu.

MKK’nın 15 Haziran 2026 itibarıyla hâkim ortakların serbest fonlardaki gizli paylarını fiilî dolaşım oranından düşmeye başlamasıyla, yan tahtalardaki maskelenmiş işlemler bir anda kesilmiş oldu. Bu durum, küçük ölçekli hisselerin gerçek ve oldukça düşük olan işlem hacim seviyelerini çıplak bir şekilde ortaya çıkardı.

Artık gerçeklere görmenin, borsaya yatırım yapmanın bahis oynamak olmadığının, dolandırıcılarla birlkte yanlış bilgiler veren sözde finans gazetecilerinin önerilerinin çöpe atılmasının zamanı gelmiş olsa gerek!

Süleyman Karan
Süleyman Karan

Halden Anlamaz

Recent Posts

Ortada Kalan Mektuplar…

“Yaşam öykülerimizin bir bir paralanan yaprakları, yazıldıkları alfabe unutulacakmış gibi, okunacakları güne alelacele varmak istiyorlar.’’…

18 saat ago

Ege’nin İki Yakası Ve Lezzet Yolculuğu

Bodrum’dan Leros’a, Leros’tan Bodruma Ege’nin İki Yakası Arasında Başlayan Bir Lezzet Yolculuğu Anadolu Mutfağının Lezzetleri…

3 gün ago

Bu sessizlik sizi boğar…

​Yürek dağlayan, insanın içini acı ve öfkeyle dolduran bir karanlıkla yine karşı karşıyayız. İzlemeye dahi…

3 gün ago

Nevizade’de Tarihe Tanıklık Eden Ocakbaşı

İstanbul, sokaklarında binlerce yıllık hikayeler barındıran devasa bir hafıza mekânı. Bu hafızanın en canlı, en…

4 gün ago

Toprağın Fısıldadığı Sofralar

Bir tabağın önümüze geliş anı, görünenden çok daha derin bir zamanın eşiğidir aslında. İnsan, lezzeti…

2 hafta ago

Eğitim ve kariyer korelasyonu

İyi eğitimin gerek şart olduğuna inanırım. Ama hiçbir zaman yeter şartı olduğuna inanmadım. Günümüz rekabet…

2 hafta ago