Haziran ayı enflasyon rakamları ne ilginç değil mi? Piyasalar yüzde 1’in altında bir tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) gelirse, dezenflasyonun yolunda gittiğine ve 10 Eylül ve 22 Ekim tarihlerindeki Para Piyasası Kurulu (PPK) toplantılarından en az 100’er baz puanlık politika faizi indirimi kararı çıkacağına ikna olacaklardı.
Tesadüfe bakın ki; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) aylık TÜFE’yi yüzde 0.99 olarak açıkladı! Sanki “Ben ne yapar ederim, eğerim bükerim, makyajlarım ve yüzde 1’in altına indiririm” der gibi bir şey… Bu ciddiyetsizlik artık ciddiye alınıp da üzerinde konuşulacak bir şey değil! O sebeple geçen hafta küresel piyasalarda olup bitenlere bakmakla yetineyim…
BORSALAR TEMMUZA GERİLİMLE BAŞLAMIŞTI
Piyasalar ABD’de tarım dışı istihdam verilerine odaklanmışken, beklentiler sıkıntılıydı.
1 Temmuz’da, Wall Street’te ekonomik büyümeden olumlu etkilenen sektörlerin hisseleri toparlanırken, S&P 500’teki şirketlerin çoğu değer kazanıyordu, ancak çip üreticilerindeki düşüş endeksi aşağı çekmişti. Endeks günü yüzde 0.22 düşüşle tamamlamıştı.
Nasdaq 100’deki kayıp yüzde 1.5’ti. ABD’de aynı gün açıklanan S&P Global İmalat PMI ve ISM İmalat Endeksi verileri beklentileri aşarken, Fed Başkanı Kevin Warsh’un enflasyon risklerinin azaldığını söylemesi ekonomik görünümü destekliyordu. Wall Street’in ekonomiye hassas sektörleri diğerlerine göre daha iyi performans gösteriyordu.
İki yıllık ABD Hazine tahvili faizleri hafif gerilemiş, ABD’nin İran ile dolaylı görüşmelerin olumlu geçtiğini açıklaması üzerine, petrol fiyatları düşmüştü. Financial Times, OpenAI’nin ABD hükûmetine ChatGPT’yi geliştiren şirkette yüzde 5 hisse verilmesi konusunda görüşmelere başladığını haberleştirmişti. Habere göre, bu anlaşma Anthropic PBC’nin yanı sıra, borsaya kote olan sektör liderleri Google ve Meta Platforms’ı de içerebilirdi, ancak diğer firmaların bu teklife katılıp katılmayacağının henüz belli değildi.
KOSPİ’DE YAPAY ZEKÂ VE APPLE SIKINTISI
2 Temmuz sabahı TSİ 08:20 itibarıyla vadeli endeksler ABD ve Avrupa’da zayıf bir açılışa işaret ediyordu. ABD tahvil piyasaları Bağımsızlık Günü tatili öncesinde erken kapanacak, 3 Temmuz’da da kapalı olacaktı. Çip hisselerindeki satış dalgasının Kore Cumhuriyeti’ne sıçraması üzerine, Asya’da da hisse senetleri değer kaybediyordu.
MSCI All Country World Endeksi yüzde 0.2 düşüş kaydederken, yapay zekâ altyapısı kurulumunda yer alan birçok şirketin faaliyet gösterdiği Kore Cumhuriyeti’nin Kospi Endeksi yüzde 4.5 düşmüştü.
Üstüne üstlük, Meta’nın bulut altyapısı işine girme planlarını açıklaması da piyasa havasını olumsuz etkilemişti. Apple’ın iki Çin merkezli yarı iletken üreticisinden çip satın almak üzere görüşmelerde bulunması da Asyalı çip üreticilerinin endişelerini artırmıştı.
Bu gelişmeler şaşırtıcı değil… Yapay zekâyla ilgili hisse senetleri çok yükseldi ve beklentiler de yüksek. Bu nedenle periyodik satış dalgaları yaşanıyor ve herhangi bir olumsuz algılanan haber haber kâr realizasyonlarını tetikliyor.
PETROL FİYATLARINDA ILIMLI GİDİŞAT SÜRÜYOR
Gerilim odaklarında ise inişli çıkışlı bir hava hâkim, ancak savaşın yeniden alevlenmesini pek bekleyen yok. Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol akışının artmasıyla, Brent petrolü yüzde 1.3’e varan düşüşle varil başına 70.63 dolara geriledi. Bu, 27 Şubat’tan bu yana görülen en düşük seviye oldu. Bugün itibarıyla Brent petrol 72.12 dolarda…
Borsalarda teknoloji şirketlerindeki sıkıntılar, petrol fiyatlarının geleceği gibi önemli meseleler bir yana, geçen hafta piyasaların merakla beklediği en önemli veri, ABD’de tarım dışı istihdam verisiydi ve bir sürpriz yaşandı. Tarım dışı istihdam, haziranda 57 bin arttı.
Oysaki Bloomberg’in anketine katılan ekonomistlerin medyan tahmini 113 bin artış yönündeydi. İşgücüne katılımın sert bir şekilde düşmesiyle birlikte işsizlik oranı yüzde 4.2’ye geriledi.
BORSALAR, DEĞERLİ METALLER VE TAHVİLLERDE RAHATLAMA
İşe alımlardaki yavaşlamada, eğlence ve konaklama sektöründeki istihdamda 2020’den bu yana görülen en büyük düşüş etkili oldu. Perakende ticareti ve bilgi sektörlerinde de istihdam kaybı yaşanırken, sağlık ve sosyal yardım alanında güçlü işe alımlar devam etti.
Mayıs ayı tarım dışı istihdam verisi 172 binden 129 bine revize edildi.
Veri, son aylarda görülen güçlenme belirtilerine rağmen, işgücü piyasasının hâlâ bazı zorluklarla karşı karşıya olduğuna işaret ediyor. Savaş kaynaklı enerji şokuna rağmen, tüketici harcamaları dirençli kalmayı sürdürse de, Amerikalılar yüksek fiyatlar ve enflasyona ayak uyduramayan ücretler konusunda karamsar…
Uzmanlara göre, bu durum işverenleri işe alım konusunda temkinli davranmaya itiyor olabilir.
Verinin ardından S&P 500 vadeli işlemleri yükselirken, ABD Hazine tahvili getirileri ve dolar düştü. Tabii ki altın ve diğer değerli metal yatırımcıları da derin bir nefes aldı!
Ons altın veri sonrası yüzde 2.5 civarınnda değer kazanarak 4,132 dolar seviyelerine tırmandı. Bugün itibarıyla 4,166 dolar seviyelerinde… Ons gümüş, altına kıyasla daha agresif bir reaksiyon göstererek yüzde 3.85 yükseldi ve 62 doların üzerine çıktı. Türk yatırımcısının en önemli yatırım aracı olan gram altın yüzde 2.3 civarında prim yaparak 6,200 TL bandını geçti, bugün itibarıyla 6,276 TL seviyelerinde işlem görüyor.
ONS GÜMÜŞTE, ENDÜSTRİYEL TALEP ARTIŞI BEKLENTİSİ
Tarım dışı istihdamın beklentilerinin çok altında gelmesi, başta Fed olmak üzere, merkez bankalarının politika faizi artırımına gitmesi endişesini önemli ölçüde azalttı ya da en azından öteledi.
Zayıf istihdam verisi sonrası, Fed’in eylül ayında faiz artırma olasılığı yüzde 64-66 seviyelerinden yüzde 50-52 bandına geriledi. Faiz beklentilerinin düşmesi, faiz getirisi olmayan altın ve gümüşün elinde tutma maliyetini azalttığı için talebi artırdı.
Verinin ardından dolar endeksinin (DXY) gerilemesi, dolar cinsinden fiyatlanan değerli metalleri diğer para birimi sahipleri için daha cazip hale getirdi. Gümüşün sert yükselişinin ardından bir başka etken daha vardı. Gümüşün güneş panelleri ve yarı iletkenler gibi alanlardaki yoğun endüstriyel kullanımı, ekonomik gidişata yönelik faiz fiyatlamalarında altına kıyasla daha sert, yaklaşık bir buçuk kat fazla tepki vermesini sağladı.
TEK MESELE FAİZ BASKISI DEĞİL Kİ!
Piyasalar şimdilik politika faizi artırımı korkusunu öteleyebilmiş görünüyor, ancak korkulması gereken pek çok finansal mesele var. Bunlardan biri de, yapay zekâ balonuyla şişen teknoloji hisseleri…
‘Merkez bankalarının bankası’ lakaplı Uluslararası Ödemeler Bankası (Bank for International Settlements-BIS), yapay zekâya yönelik dev yatırımların beklentileri karşılamaması halinde, uzun süreli bir yatırım çöküşü ve küresel finansal dalgalanma riski bulunduğunu açıkladı.
Yapay zekâya yönelik rekor düzeydeki yatırımların küresel ekonomiye yeni bir büyüme dalgası kazandırabileceği beklentisi güçlenirken, BIS bu iyimserliğin ciddi riskler barındırdığı görüşünde… Banka, teknoloji devlerinin trilyon doları aşan yatırım planlarının, beklenen getiriyi sağlayamaması durumunda, bunun finansal piyasalarda sert bir düzeltmeye ve uzun süreli yatırım daralmasına yol açabileceğini belirtiyor.
ŞİŞKİNLİK ÇÖKÜŞÜ GETİREBİLİR!
BIS’in yıllık ekonomi raporunda, dünyanın en büyük beş teknoloji şirketinin, 2025-2026 döneminde yapay zekaya 1 trilyon doların üzerinde sermaye harcaması (capital expenditure-CapEx) yapmasının beklendiği hatırlatılıyor.
Raporda, yatırımcıların beklenenden düşük getirilerle karşılaşması halinde, finansman akışının aniden kesilebileceği uyarısı da yer alıyor. Saptama şöyle: “Beklentilerin karşılanmaması, finansmanın hızla geri çekilmesine ve mevcut sermaye harcaması patlamasının uzun süreli bir yatırım çöküşüne dönüşmesine neden olabilir.
Bunun finansal koşullar üzerinde geniş çaplı etkileri olabilir”. BIS, mevcut tabloyu ‘yapay zekâya yönelik aşırı iyimserlik’ diye tanımlıyor.
DEVLERİN BORÇLANMA ÇILGINLIĞI
Rapor, yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek amacıyla, teknoloji şirketlerinin küresel tahvil piyasalarından yüz milyarlarca dolar borçlandığına dikkat çekiyor.
Şirketler, tarihsel olarak oldukça düşük seviyelerde bulunan kredi faiz farklarından yararlanarak büyük ölçekli tahvil ihraçlarına yönelirken, hisse piyasalarında da yapay zekâ temalı şirketlere yönelik güçlü talep sürüyor. Bu eğilimin en dikkat çekici örneklerinden biri, bu ay gerçekleştirilen 86 milyar dolarlık SpaceX’in halka arzı…
Halka arzın ardından yatırımcıların risk iştahını yeniden değerlendirmesiyle teknoloji hisselerinde dalgalanma arttı.
Büyük fon yöneticileri, yapay zekâ yatırımlarının beklenen kârlılığı sağlayamaması halinde, şirketlerin yoğun borçlanmasının piyasalar üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.
Mesela, Allianz’ın yatırım yönetimi birimi SpaceX’in halka arzdan kısa süre sonra 25 milyar dolarlık tahvil ihracına çıkmasını, piyasaların ‘balon bölgesi’ne yaklaştığının önemli bir göstergesi olarak değerlendiriyor.
YA TARİH TEKERRÜR EDERSE?..
BIS, yapay zekânın önümüzdeki on yılda verimlilik artışı sayesinde, ekonomik büyümeyi anlamlı ölçüde destekleyebileceği konusunda hemfikir. Ancak rapor, geçmişte yaşanan teknoloji kaynaklı yatırım patlamalarının önemli dersler içerdiğini de anımsatmaktan geri durmuyor. 1
830’lardaki kanal yatırımları, 1840’lardaki İngiltere demiryolu yatırımları, 1990’ların sonundaki internet (dot-com) balonu hatırlatılıyor. Bu dönemlerin ortak özelliği, gerçek teknolojik yeniliklerin ticarî getirilerin taşıyabileceğinden çok daha fazla sermaye çekmesiydi. Bu süreçlerin sonunda yatırımlar sert biçimde gerilemiş ve ekonomiler resesyona girmişti.
ABD BORSALARINDA İKİNCİ ÇEYREK BİLANÇOLARI SEYRİ BELİRLEYECEK
Bir değerlendirmeye daha değinmeden geçmeyeyim… Önde gelen uluslararası yatırım bankalarından Goldman Sachs, yatırımcılara gönderdiği haftalık piyasa değerlendirmesinde yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerini paylaştı.
Banka, altın fiyatlarının merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme eğilimiyle yükselişini sürdüreceğini öngörürken, ABD hisse senetlerinin performansında ikinci çeyrek bilanço sezonunun belirleyici olacağını vurguladı.
Raporda, 13 Temmuz haftasında başlayacak bilanço döneminin piyasalar açısından kritik önem taşıdığını belirtiliyor. Son 12 ayda S&P 500 Endeksi’ndeki yükselişin büyük ölçüde şirket kârlılıklarından kaynaklandığına dikkat çekiliyor.
Goldman Sachs, S&P 500 şirketlerinin hisse başına kârlarının ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 22 artmasını beklerken, 2026 yılının tamamında kâr büyümesinin yüzde 24 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyor.
SPOT ALTIN İÇİN YIL SONU BEKLENTİSİ 4,900 DOLAR
Banka, son dönemde geri çekilen altın fiyatlarının yılın ikinci yarısında yeniden yükseliş trendine gireceği görüşünde… Raporda, gelişen ülke merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme stratejileri, para politikasına ilişkin beklentiler ve yatırımcıların portföy çeşitlendirme eğiliminin altını desteklemeye devam edeceği belirtiliyor.
Goldman Sachs, ons altının 2026 yılı sonuna kadar 4,900 dolar seviyesine ulaşabileceği tahminini koruyor. Ayrıca piyasaların Fed’den faiz artışı beklemesine karşın, bankanın faiz indirimi beklentisini sürdürdüğünü, bunun da altına yönelik yatırım talebini destekleyebileceğini öngörüyor.
YAPAY ZEKÂ ALTYAPISINA 7 TRİLYON DOLARLIK YATIRIM
Raporda, yapay zekâ altyapısı yatırımlarına da geniş yer verilmiş. Goldman Sachs, 2026-2031 döneminde yaklaşık 7 trilyon dolar büyüklüğünde yapay zekâ altyapı yatırımına ihtiyaç duyulacağını tahminini yapıyor.
Değerlendirmeye göre, gelişen piyasalarda ise elektrik şebekeleri, enerji, kamu hizmetleri ve imalat gibi sermaye yoğun sektörleri öne çıkmaya devam edecek. Yapay zekâ yatırımları, bu alanlara ilgiyi artırmayı sürdürecek.
Süleyman Karan









