Categories: GeziKöşe Yazısı

Bu Bayramda Tarihin İzinde Bir Yolculuk

Bodrum’un Kadim Hikayesi: Lelegler ve Onların Sofrası

Bu bayram tatilimizi Bodrum’da geçirmeyi planladık. Sebebi, bir aile dostumuzun Torba’da yapacağı nişanıydı.
Nişandan sonraki sabah erken saatlerinde şöyle denizden tepelere doğru bir yürüyüş yapalım dediğimizde, bildiğimiz Bodrum değil, tarihin içindeki Bodrum’da bulduk.

Bodrum denince akla genellikle tatil, eğlence, masmavi koylar, beyaz evler, dar sokaklar, görkemli bir kale ve sahil boyunca yanyana dizilmiş guletler, skunalar, keçler ve brigantinler gelse de bu büyüleyici yarımadanın kökleri binlerce yıl öncesine uzanır.

Bu toprakların ilk sakinleri İonyalılardan bile önce Lelegler’di. Bodrum’un en eski ve en gizemli halklarından biri olarak kabul edilirdi. Ve biz yürüyüş yolumuzda, binlerce sene önce bu patikalarda yürümüş, yaşamış Lelegleri keşfettik, hayatlarını, yaşamlarını, sofralarını hayal ettik.

Lelegler, antik Karia bölgesinde, yani bugünkü Muğla ve Bodrum Yarımadası’nda yaşamışlardı. M.Ö. 2000’li yıllardan M.Ö. 6. yüzyıla kadar varlıklarını sürdüren bu halk, zamanla Karialılarla kaynaşarak tarih sahnesinden çekilmişti. Büyük imparatorluklar kurmamış olsalar da, dağların zirvelerine kurdukları yerleşimler ve harçsız taş duvarları ile dikkat çekerlermiş.

Bugün bile Bodrum’un tepelerinde bu taşların sessiz tanıklığına rastlamak mümkündür. Ama halkın kendisi zaman tünelinin içinde kaybolmuşlardır.

Lelegler’in en önemli yerleşimlerinden biri olan Pedasa, çam ormanlarının içinde saklı bir tarih hazinesi gibi. Burada antik kuleleri, sur kalıntılarını ve eski yaşam izlerini keşfederken aynı zamanda doğayla iç içe bir yürüyüş deneyimi yaşadık. Gün batımında Pedasa’nın sunduğu manzara, Bodrum’un en etkileyici görüntülerinden biri ve biz bu defa tatilimizde bu güzelliği yaşamak istedik.

Leleg Yolu, Bodrum Yarımadası boyunca uzanan yaklaşık 185 kilometrelik bir yürüyüş rotasıdır. Bu rota, antik Leleg kentlerini birbirine bağlayarak ziyaretçilere hem doğa hem tarih ile iç içe eşsiz bir deneyim sunar.

Kısa etaplar halinde bile yürünebilen bu yol, “slow travel” anlayışını benimseyenler için ideal bir seçenektir. Biz tabii ki kısa etap yürüyenlerden olduk, aynı Likya yolu yürüyüşümüz gibi, ancak 15 klm.ilerleyebildik.

Gümüşlük’te yer alan Myndos Antik Kenti, Leleg mirasının sonraki dönemlerle birleştiği özel bir noktadır. Adeta denizin içinden yürüyerek Tavşan Adası’na ulaşabilir ve antik kalıntılar arasında unutulmaz bir deneyim yaşayabilirsiniz. Gün batımı saatlerinde Myndos’un atmosferi, Bodrum’un en romantik anlarından birini sunar.

Türkbükü tepelerinde yer alan Madnasa, kalabalıktan uzak, daha sakin ve keşfedilmeyi bekleyen bir noktadır. Bu yönüyle daha kişisel,enerji dolu ve derin bir tarih deneyimi sundu bize.

Lelegler Ne Yerdi?

Bu arada bu tarihi bölgeyi araştırırken gastronomisini de araştırmasaydım olmazdı. Lelegler’in mutfağı, doğallık ve sadelik üzerine kuruluydu. Temel besinleri buğday ve arpa olup, bu tahıllardan ekmek ve lapalar hazırlanırdı. Zeytinyağı, sofraların vazgeçilmez bir parçasıydı.

Üzüm ve incir hem taze hem de kurutulmuş olarak tüketilirken, yabani otlar ve aromatik bitkiler yemeklere lezzet katardı. Balık ve deniz ürünleri, kıyı yaşamının bir parçası olarak önemli bir protein kaynağıydı. Keçi ve koyun eti daha çok özel günlerde tüketilirken; süt ürünleri, peynir, yumurta ve bal günlük beslenmelerinde önemli bir yer tutardı.

Yemekler genellikle toprak kaplarda, ateş üzerinde ya da taş fırınlarda pişirilirdi. Eminim basit pişirme teknikleri ve doğal malzeme kullanımları yapılan yemeklerin lezzetini ön plana çıkarırdı.

Bir Leleg sofrasında sıcacık ekmek, taze kıyun ve keçi peynirleri, balıklar ve otlarla hazırlanmış yemekler, incir, badem, kuru üzüm ve bal ile yapılmış tatlılar bulunurdu.

Leleg mutfağı sadeliğin ve doğallığın en güzel örneklerinden biridir. Bugün Akdeniz Mutfağı’nda gördüğünüz bir çok yemeğin kökeni aslında bu kadim sofralara kadar uzandığını düşünüyorum.

Tarihin içinde kaybolmuş Leleg kültüründen ilham alarak siz okurlarıma hayalimde canlandırdığım bir “Leleg tabağı” menüsü sunmak istedim.

“ taş fırında pişmiş bir ekmek ve keçi sütünden bir peynir”
“ mevsim yeşillikleri ve yabani otlardan oluşan bir salata”
“ Zeytinyagi ve otlarla tatlandırılmış ateş üstünde deniz tuzuyla pişmiş balık”
“ incir bal ve cevizden oluşan bir tatlı”

Balığın tarifini ise şöyle düşündüm

-Bir adet levrek veya sargoz veya dil (üç balık çeşidi Bodrumun denizinde mevcut)
-Balığı taze dut yaprakları, defne ve adaçayı üstünde deniz tuzu ve zeytinyağı serpiştirip pişiriyoruz.
-Labada, istifno, arapsaçı, ebegümeci gibi otları yabani sarımsak (köremen)ile zeytinyağında kavuruyoruz.
-Otları yatak yapıp dut yapraklarını kenara bırakarak balığı otların üstüne yatırıyoruz .Limon ve zeytinyağı dolaştırıp bir Leleg yemeği sunuyoruz.

Düşünüyorum da bu sade ama zengin sofra, doğanın bize sunduğu en saf lezzetlerden oluştu.

Lelegler, Bodrum’un sadece bir tatil destinasyonu olmadığını, aynı zamanda binlerce yıllık bir yaşam kültürüne sahip olduğunu hatırlatır.

Bugün bu topraklarda yürürken, aslında geçmişin izlerini takip ederiz. Ve belki de Bodrum’u gerçekten hissetmenin yolu, bu kadim hikâyeleri ve onların sade ama anlamlı sofralarını keşfetmekten geçer.

Maria Ekmekçioğlu
Maria Ekmekcioğlu

Maria’nın Günlüğü

Recent Posts

Türkiye ekonomi yönetimi gururla sunar: ‘Karakomik Filmler Reload’

En iyi ihtimalle 2026 yılını, yüzde 30'un üzerinde bir enflasyon rakamıyla kapatacağız. Tabii ki Türkiye…

3 gün ago

Yavaşla, şefkat göster, köklerine dön

Son yıllarda internet kültürü sürekli yeni “-maxxing” akımları üretiyor: looksmaxxing, sleepmaxxing, healthmaxxing, monkmaxxing… (Maxxing, İngilizce…

5 gün ago

Yemeği Unutulmaz Kılan Görünmez Detaylar

Gastronomi dünyası, sadece tabaktaki malzemelerden değildir. Bir yemeği unutulmaz kılan unsur, duyularımızın eşzamanlı bir koroda…

5 gün ago

Türkiye saç ekiminde kişiye özel restorasyonlarla bir adım önde

Kellik, genellikle saçları dökülen kişiler açısından can sıkıcı hale gelen ve çözüm aranan bir sorun.…

1 hafta ago

Biz bir aile miyiz gerçekten?

“Hepimiz aynı gemide miyiz?” Samimiyetle buna inanan ve yaşayan minik azınlığı tenzih ederim, ama kabul…

1 hafta ago

Yatırımınız külçe altında ise panik yapmayın

Paranızı külçe altına yatırdıysanız hiç panik yapmayın, sadece bekleyin Altın fiyatlarının yükselişi yıllardır devam ediyor,…

1 hafta ago