Sadece 5 Dakikada Adalet!

‘Bir elin nesi var, iki elin sesi var’, atalarımız bu sözü boşuna söylememiş. Tek bir çığlık bazen gürültüde kaybolup gider ama binlerce insan aynı anda çığlık attığında o çığlığın karşısında hiçbir duvar ayakta kalamaz.

İşte tam da bu yüzden, o masum canların hakkını ararken bu sözün gücüne her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

​Gözümüzün içine baka baka, iyilikle mücadele edenlere meydan okur gibi, o masum canlara işkence ediyorlar. Sonra da hiçbir şeyden korkmuyorlarmış gibi bu vahşeti videoya alıp sosyal medyada önümüze fırlatıyorlar. Telefon ekranını her kaydırdığımızda ruhumuzdan bir parça kopuyor, içimiz öfkeyle, derin bir çaresizlikle doluyor.

​Peki biz ne yapıyoruz? Her şeyde olduğu gibi, sadece ekrana bakıp kahrolmakla, yorumlarda lanet okumakla kalıyoruz. Tek başımıza söylenip köşemize çekiliyoruz.

​Yeter artık!

Benim elimden ne gelir ki? çaresizliğinin arkasına sığınmayı acilen bırakmak zorundayız. Karşımızdaki kötülük ne kadar organize ve arsızsa, biz bir araya gelerek onlardan daha güçlü olmak zorundayız.

Eğer o canların çığlığına topluca ses olamıyorsak, oturduğumuz yerden iki satır dilekçe yazmaya üşeniyorsak, durup kendi insanlığımızı sorgulamamız gerekir.

​5 dakika!

Herkes CİMER’e şikayet etsin; inanın bu çok zor bir şey değil. Hiçbir şey yapamıyorsan, dışarı çıkıp o canları korumaya gücün yetmiyorsa bari oturduğun yerden bunu yap! Kolun yorulmaz, hayatından hiçbir şey eksilmez. Sadece 5 dakikanı alır, topu topu 5 dakika!

​Telefonu elimizden düşürmediğimiz o saatlerin içinden çalacağımız 5 dakika, bir caninin kapısına polisin dayanmasını sağlayabilir. Siber suçlar, HAYDİ ekipleri, savcılar biz tek tek sustuğumuzda değil; o şikayetler bir çığ gibi büyüyüp önlerine yığıldığında harekete geçiyor. Biz toplu bir dalga yaratmadıkça, o ‘iki elin sesi’ gürlemedikçe adalet yerinden oynamıyor.

​Unutmayın; kötülük gücünü sadece zalimin cesaretinden değil, iyilerin eylemsizliğinden, alır. Sessiz kalmak, kafayı çevirmek, ‘nasılsa başkası şikayet eder’ diye beklemek o işkenceye ortak olmaktır.

Söz bitti, sıra eylemde!

Artık ​hepimiz birer adalet neferine dönüşmek, o tek ellerimizi birleştirip devasa bir sese dönüştürmek zorundayız. Gördüğünüz, denk geldiğiniz o hesapları, o videoları tek tek CİMER’e taşıyın. O sessiz canların, o masum gözlerin hatırına, bugün vicdanınızı rahatlatmak ve o büyük koroya katılmak için 5 dakikanızı ayırın.

Sevgi ve merhametle kalın…

Derya Özkök
Derya Özkök

Vicdan Sofrası

Recent Posts

‘Güvenli limanlar’ sığınak değil!

Demek ki neymiş; 'güvenli limanlar' her fırtınada sığınak olmuyormuş! 28 Şubat 2026'da başlayan ABD-İsrail saldırılarına,…

2 gün ago

Babamı orada bıraktım, orada buluyorum

Aklımın yazdığını, yüreğim bozuyor bazen. Yalanlayıp, mahcup ettiği yok ama birilerinin gözüne gireceğim diye ışıltısı,…

2 gün ago

Geçmişten Geleceğe Ulaşan Evrensel İzler

Masaya gelen her tabak, aslında toprağın zamana yazdığı sessiz bir mektuptur; insanın coğrafyayla kurduğu en…

4 gün ago

Konutun kaderini artık faizler belirlemiyor

Türkiye’de konut piyasası son yıllarda yalnızca fiyat artışlarıyla değil, erişilebilirlik sorunu, finansmana ulaşım güçlüğü ve…

6 gün ago

Ve kedilerin sessiz tanıklığı…

Bahanelerin arkasına gizlenen hayatlar ve kedilerin sessiz tanıklığı... ​İnsanoğlu; kendini korumak, konfor alanından uzaklaşmamak ve…

1 hafta ago

Lipödemi tanıyor musunuz?

TARTIDAKİ RAKAMDAN FAZLASI: Lipödem Birçok kadın yıllarca fazla kilolarıyla mücadele ettiğini düşünürken aslında lipödemle yaşıyor…

1 hafta ago