Kiracı–Ev Sahibi Uyuşmazlığında İstinaf Çıkmazı

Kiracı–Ev Sahibi Uyuşmazlıklarında İstinaf Çıkmazı: Adalet Gecikirse Gerilim Artıyor

Kiracı–ev sahibi uyuşmazlıklarında yıllardır süren ve artık toplumsal bir probleme dönüşen yargı tıkanıklığı için hükümetin yeni bir adım atmaya hazırlandığı kulislerde konuşuluyor.

Özellikle kira uyuşmazlıklarında, ilk derece mahkemelerinde sonuçlanan dosyaların neredeyse otomatik biçimde istinafa taşınması, adalet sisteminde ciddi bir yük oluşturuyor.

Yakından takip edenlerin iyi bildiği gibi; kira tespiti, tahliye, kira alacağı gibi davalar ilk derece mahkemelerinde öyle ya da böyle karara bağlanıyor.

Ancak bu kararların büyük çoğunluğu, taraflarca rutin bir refleksle istinafa götürülüyor. Bu durum, bölge adliye mahkemelerinde yüz binlerce dosyanın birikmesine ve istinaf süreçlerinin aylar hatta yıllar sürecek şekilde uzamasına neden oluyor.

İstinaf süreci uzadıkça; Hukuki belirsizlik büyüyor, taraflar arasındaki gerilim artıyor, sosyal huzursuzluk derinleşiyor ve maalesef zaman zaman üzücü kriminal olaylar yaşanıyor.

Son olarak İstanbul Fatih’te bir kiracının ev sahibini öldürmesi kamuoyunu derinden sarstı. Benzer şekilde kiracısını öldüren ev sahipleri de var. Ülkenin dört bir yanından yaralama, tehdit ve şiddet haberleri gelmeye devam ediyor. Bu olayların ortak paydasında ise bitmek bilmeyen dava süreçleri ve çözülemeyen anlaşmazlıklar bulunuyor.

Özellikle şu başlıklarda uyuşmazlıklar kilitleniyor: Kira artış oranları, tahliye talepleri, Kiranın ödenmemesi, ev satıldığında kiracının hukuki durumu.

Bu başlıkların tamamında taraflar aynı noktada düğümleniyor:

Yargılamanın makul sürede tamamlanamaması.

Yıllarca süren davalar, hem ev sahiplerini mülkiyet hakları konusunda mağdur ediyor hem de kiracıları barınma güvencesi açısından belirsizlik içinde bırakıyor. Hukuki sürecin uzaması, tarafların birbirine karşı sabrını tüketiyor; mahkeme salonlarında çözülemeyen sorunlar, ne yazık ki bazen sokakta çözülmeye çalışılıyor.

Bu nedenle CİMER’e ve siyasi mercilere on binlerce şikâyet ulaştığı biliniyor. Vatandaşların ortak talebi net:

“Davalar sürüncemede kalmasın, kararlar makul sürede kesinleşsin.”

Hükümetin de bu yoğun şikâyetler üzerine özellikle istinaf aşamasına odaklandığı ifade ediliyor. Masadaki başlıca konu; kira uyuşmazlıklarında istinaf süreçlerinin hızlandırılması, bazı dosyalar için otomatik istinaf yolunun sınırlandırılması ve yargının iş yükünü azaltacak yeni modellerin devreye alınması.

Önümüzdeki günlerde bu konuda somut ve olumlu adımların atılabileceği konuşuluyor. Zaten olması gereken de bu. Çünkü hukukta asıl olan yalnızca doğru karar vermek değil, kararı zamanında verebilmektir.

Unutulmamalıdır ki;

Adaletin gecikmesi, sadece bireysel bir hak kaybı değil, aynı zamanda kamusal bir risk oluşturur.

Geciken her dosya, büyüyen her belirsizlik; toplumsal barışı zedeleyen, güven duygusunu aşındıran bir etki yaratır.

Kiracı–ev sahibi uyuşmazlıkları, artık sadece iki taraf arasında bir özel hukuk meselesi olmaktan çıkmış; milyonlarca insanı ilgilendiren sosyal bir sorun haline gelmiştir. Bu nedenle atılacak her adım, yalnızca yargı sistemini rahatlatmakla kalmayacak, toplumun huzuruna da doğrudan katkı sağlayacaktır.

Nilüfer Kas

 

Paylaş

Son Yazılanlar

Gençler Neden Bu Kadar Öfkeli?

Son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’tan gelen haberler, toplum olarak uzun süredir görmezden geldiğimiz bir gerçeği yüzümüze sert bir şekilde çarpıyor: Okul baskınları, öğrenciler arasında organize

Tabağın Görünmeyen Yüzü İle Yüzleşebilmek

Yemeğin sadece biyolojik bir ihtiyaç olduğunu düşünmek, büyük bir yanılgıdır. Tabağımıza gelen her lokma, aslında binlerce yıllık bir hiyerarşinin, ekonomik dengelerin ve sosyal mücadelelerin sessiz

Bu Dünya Sadece Bize Ait Değil…

​İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye genelinde sahipsiz sokak hayvanlarının büyük bir kısmı toplandı; 51 ilde bu süreç tamamlanırken, büyükşehirlerde oran yüzde 64’e ulaştı. Rakamlar büyük,

Sürrealist Bir Pazar Günü

Pazar haftanın en güzel günüdür. Geride kalan günlerin esaretine bir günlük salıverilmedir. Dünyanın bıkkın seyrine, başka bir perdeyle açılış yapan gongudur. Bıktırıcı, hıçkırıktan farksız gün

Mavi Ve Yeşil Arasında Gastronomi Senfonisi

Karadeniz’in hırçın mavisiyle uysal yeşilinin birleştiği o büyülü eşikte, Doğu Karadeniz’in giriş kapısı Ordu, yalnızca bir coğrafi koordinat değil; binlerce yıllık bir anlatının mutfaktaki estetik

Bir Davet, Bir Şehir, Bir Dönüşüm

Adana’da karnavalın ötesinde, lezzetle kurulan bir hikâyenin içinden geçiyoruz. Bu hikâyede şehrin hafızası, üretme biçimi ve kendini yeniden anlatma cesareti var. Her tabakta geçmişle gelecek