“Türkiye’nin Görünmeyen Mesaisi: Çalışanların Yarısı Çocuk Bakıyor, Her 10 Kişiden 4’ü Bakım Yükü Taşıyor”
Türkiye’de milyonlarca kişi için mesai, iş yerinden çıkınca bitmiyor. TÜİK’in 2025 “İş ve Aile Yaşamının Uyumu” araştırması, çalışan nüfusun omzundaki görünmeyen bakım yükünü çarpıcı verilerle ortaya koydu. Araştırmaya göre Türkiye’de istihdamdaki her iki kişiden biri çocuk bakımını kendi imkanlarıyla yürütüyor. Üstelik her 10 kişiden 4’ü düzenli bakım sorumluluğu taşıyor.
Yaklaşık 59 milyon kişiyi kapsayan araştırma, iş yaşamı ile ev içi sorumluluklar arasındaki kırılgan dengeyi gözler önüne sererken, profesyonel bakım hizmetlerine erişimde yaşanan ekonomik engelleri de net biçimde ortaya koyuyor.
15 yaş altı çocuk bakım sorumluluğu bulunan çalışanların yüzde 83’ü herhangi bir profesyonel bakım hizmeti kullanmıyor. Kreş veya kurumsal bakım merkezi kullananların oranı ise sadece yüzde 14’te kalıyor.
Bakım hizmeti almayanların yarısından fazlası, çocuk bakımını kendisi ya da eşiyle birlikte yürüttüğünü söylüyor. Dikkat çeken bir başka veri ise ekonomik nedenler: Her 5 kişiden biri profesyonel bakım hizmetlerinin “çok pahalı” olduğunu belirtiyor.
Türkiye’de bakım emeği büyük ölçüde hâlâ aile içinde çözülüyor. Özellikle büyükanne ve büyükbabaların devreye girdiği geniş aile modeli, sistemin görünmeyen destek mekanizması haline geliyor.
Araştırma, bakım sorumluluğunun kadınlar ve erkekler üzerindeki etkisinin birbirinden tamamen farklı olduğunu ortaya koydu.
Bakım sorumluluğu olmayan kadınlarda işgücüne katılım oranı yüzde 41,7 iken, bakım yükü taşıyan kadınlarda bu oran yüzde 37,8’e geriliyor.
Erkeklerde ise ters bir tablo var. Bakım sorumluluğu bulunan erkeklerin yüzde 86’sı işgücünde yer alırken, bu oran sorumluluğu olmayan erkeklerde yüzde 70 seviyesinde kalıyor.
Bu veri, Türkiye’de bakım yükünün kadınların çalışma hayatından çekilmesine neden olurken, erkeklerin ise bakım sorumluluğuna rağmen çalışma düzenini sürdürdüğünü gösteriyor.
İş ve bakım yükünü aynı anda taşıyan çalışanların en büyük şikayeti uzun çalışma saatleri oldu. Katılımcıların yüzde 38,4’ü iş-aile dengesini bozulan temel unsurun uzun mesailer olduğunu söyledi.
Bunu:
• yüzde 26,9 ile işin fiziksel ve zihinsel yorgunluğu,
• yüzde 8,9 ile uzun işe gidiş-geliş süreleri izledi.
Erkeklerin uzun çalışma saatlerinden kaynaklı zorluk yaşama oranı kadınlardan daha yüksek çıktı.
Aynı anda çocuk da yaşlı da bakıyorlar
Araştırmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise “çoklu bakım yükü” oldu. Türkiye’de çalışanların önemli bir kısmı yalnızca çocuk değil, aynı zamanda yaşlı, hasta veya torun bakımını da birlikte üstleniyor.
Verilere göre her 100 çalışandan yaklaşık 39’u yalnızca çocuk bakımından sorumluyken, çocuk, torun ve yaşlı bakımını aynı anda yürüten bir kesim de bulunuyor.
Bu tablo, Türkiye’de milyonlarca kişinin görünmeyen ikinci bir mesai daha yaptığını ortaya koyuyor: Evde başlayan ve çoğu zaman hiç bitmeyen bakım mesaisi.
Evliya Çelebi’nin on ciltlik dev eseri Seyahatnâme, sadece bir gezi günlüğü değildir, on yedinci yüzyılın…
İzmir’in deniz kokulu ,zarif ve huzurlu sahil kasabalarından biri olan Urla, her yıl ilkbaharın en…
Tüm dünyada 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlanırken, Türkiye’de çalışanlar artan geçim baskısı ve…
Çağımızın hızla dönüşen tüketim alışkanlıkları ve dijital yönlendirmelerle şekillenen arzuları, bireyin iç dünyasında derin…
Moda’nın kendine has dokusu, son yıllarda İstanbul gastronomi sahnesinin en nitelikli duraklarından birine ev sahipliği…
Dünya, fosil yakıtlardan arındırılmış bir geleceğe doğru hızla ilerlerken, bu dönüşümün kalbinde sessiz ama devasa…