Categories: Kadın

İstanbul Sözleşmesinden hukuken çekildik

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptaline yönelik davaları reddeden Danıştay 10. Dairesinin kararını onadı.

Onamayla Türkiye’nin sözleşmeden çekilme kararı hukuken kesinleşti

Kamuoyunda İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nin Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshedilmesine dair Cumhurbaşkanı Kararı, 20 Mart 2021’de Resmi Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı kararı, sözleşme hükümleri gereğince Avrupa Komisyonuna bildirimden 3 ay sonra yürürlüğe girdi ve Türkiye resmen sözleşmeden ayrılmış oldu. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştaya çok sayıda dava açıldı.

Danıştay 10. Dairesi, bu davalarda yürütmenin durdurulması istemlerini reddetti, iptal istemlerini ise duruşmalı olarak ele aldı. Daire, 19 Temmuz’da, sözleşmenin feshine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptal istemini reddetti.

Bazı sivil toplum kuruluşları bu karara Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunda itiraz etti

Talebi değerlendiren kurul, Danıştay 10. Dairesinin “iptal isteminin reddi” kararını oy çokluğuyla onadı.

İstanbul Sözleşmesi neyi öngörüyordu?

İstanbul Sözleşmesi, Avrupa Konseyi tarafından 11 Mayıs 2011’de imzaya açıldı ve 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe girdi. Tam adı “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” olan sözleşme, kadın-erkek eşitliğini sağlamayı, kadına karşı şiddeti önleyecek mekanizmaların oluşturulmasını öngörüyor.

Sözleşme sadece kadınların değil tüm bireylerin aile içi şiddete karşı korunmasını da amaçlıyor

Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlamak; kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti ortadan kaldırma amacıyla uluslararası işbirliğini yaygınlaştırmak; kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin ortadan kaldırılması için bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi maksadıyla kuruluşların ve kolluk kuvvetleri birimlerinin birbiriyle etkili bir biçimde işbirliği yapmalarına destek ve yardım sağlamak sözleşmenin amaçları arasında.

Sözleşmede, “Taraflar bu Sözleşmeyi tüm aile içi şiddet mağdurları için uygulamaya teşvik edilir. Taraflar bu Sözleşmenin hükümlerinin uygulanmasında toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin kadın mağdurlarına özel olarak dikkat göstereceklerdir” deniliyor.

Sözleşme, şiddeti önleme ve cinsiyet eşitliğini sağlama konusunda taraf devletlere de sorumluluklar yüklüyor.

Sözleşmeye göre devletler şiddeti önlemek için yasal tedbirler almak ve bu konunda politikalar geliştirip etkin bir biçimde uygulamak, tedbirlerin ve politikaların uygulanması için finansal kaynak sağlamak zorunda.

Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu sözleşme, bugüne kadar 46 ülke ve Avrupa Birliği tarafından da imzalandı.
Mavi Deniz
Füsun Saka

Saudade

Recent Posts

Ateşin Karşısında Filizlenen Bir Gelecek

Mutfak, insanoğlunun sadece fiziki gereksinimlerini karşılamak için sığındığı bir mekân değildir. Mutfak; toprağın, emeğin, kültürün…

1 gün ago

Ben Dinlerim, Bana Anlat

Sonra diyorum: “İyi ki siz varsınız.” Yani beni okuyanlar. Baksanıza, Uzun beni araştırmış, yapay zekâya…

3 gün ago

‘Muhteşem Yedili’ nereye koşuyor?

Kapitalizmin yapısal bunalımdan çıkışında, yapay zekânın öncülüğünde yaşanan dönüşüm biraz kafa karıştırıcı... Devasa yatırımlar, yine…

4 gün ago

Tatların Ve Dokuların Şiirsel Diyaloğu

Yemek insanoğlunun hafıza, kültür ve estetikle kurduğu en doğrudan temastır. Bir tabağın karşısına geçtiğimizde yalnızca…

1 hafta ago

İlişkilerde İspat Paradoksu

İspat paradoksu. Kendini var edebilmek için, kendine zarar vermek. Bir ilişkide görülmek istemek son derece…

1 hafta ago

Risklerden risk beğenin!

Gerek küresel ekonomiyi gerekse Türkiye ekonomisini tarif ederken, 'öngörülemez', 'belirsiz' gibi sıfatlar kullanıyoruz ya, aslında…

2 hafta ago