Efsane Nottingham Forest’in dönüşü

Futbol, hatta genel olarak her türlü spor dalı çok değişti yıllar içerisinde. Taktik, teknik değişimlerden bahsetmiyorum. Özü değişti, taraftar/izleyicinin bakışı değişti, başarı kriterleri değişti ve en önemlisi (hatta bu değişimin asıl nedeni) pazarlama yöntemleri değişti. Spor artık spor olmanın çok ötesinde bir şey, bir ürün.

Geçmiş yıllarda Avrupa kupalarının farklı bir değeri vardı

Benim kuşağım arada sırada yayınlanan spor karşılaşmalarını ve organizasyonlarını daha bir heyecanla takip ederdi. Avrupa kupalarının, olimpiyatların, dünya şampiyonalarının farklı bir değeri vardı, zira bugünkü gibi bir yayın bombardımanı yoktu. Belli aralıklarla izleme şansını buldukça mutlu olurduk. Oysa günümüzde aşırı bir yüklenme var her branşta. Yapılan araştırmalara göre de birçok karşılaşmanın süresi uzun bulunuyor ve izlenme oranları düşüyor. Dünyada en çok izlenen spor dallarından birisi olan futbolda sürenin kısaltılması dahi tartışılır halde.

Bugün ağır abilerin yanında figüranlık yapıyor diğer takımlar

Bu girişten sonra asıl meramıma geleyim. O “eski” günlerde Avrupa kupalarında da bir çeşitlilik mümkündü. Evet, bugünün süperstarları Real Madrid, Barcelona, Bayern München o zamanlar da baskın olabiliyorlardı, ama araya Kızılyıldız, Steau Bükreş, PSV Eindhoven, Hamburg, Ajax gibi takımlar girip kupayı alabiliyorlardı. Bugün “ağır abilerin” yanında figüranlık yapıyor diğer takımlar. Büyük beşli, altılı grubun dışında birilerinin oralara uzanabilmesi düşünülemiyor bile. Zira pazarlama sistemi bunu emrediyor.

O güzel günlerin efsanelerinden birisi olan ve birçok futbolseverin kalbinde özel bir yeri olan Nottingham Forest yirmi üç yıl aradan sonra Premiere League’e geri döndü. Büyük mutluluk…

Dünyanın en eski futbol takımı olan Notts County’den üç yıl sonra, 1865 yılında kurulan kulüp aynı zamanda efsanevi Robin Hood’un yaşadığı varsayılan topraklarda yeşermiştir. Liverpool ve Arsenal gibi günümüzün çok önemli takımlarına ilk dönemlerinde Robin Hoodvari yardımları olmuştur. Arsenal 1886 tarihinde Nottingham Forest tarafından gönderilen formaları kullanış ve günümüze kadar rengini değiştirmemiştir.

Kendi liginden daha çok Avrupa şampiyonu olan takım

Nottingham Forest’i özel kılan diğer özelliği ise kendi ligindeki şampiyonluğundan daha fazla sayıda Avrupa şampiyonluğu olan tek kulüp olmasıdır. Evet, bu sayılar 1 ve 2 sadece, ama yine de çok özel ve farklı kılıyor Forest’i… Bir başka eksantrik kişilik olan Brian Clough’ın önderliğinde 1976-77 sezonunda, o yıllarda adı birinci lig olan (Football League First Division) en üst lige çıkmayı başardı. Yeni bir takımdı, ama bu Clough ve öğrencilerini durdurmadı. Birinci ligdeki ilk sezonunda şampiyonluk kupasını kaldırmayı başardılar.

Yerel başarı da yetmemişti Forest’e

1978-79 sezonunda, finalde Malmö’yü yenerek Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupasını (bugünkü Şampiyonlar Ligi) kazandılar.
Brian Clough ve Forest durmak bilmiyordu. Ertesi yıl, 1979-80 sezonunda ligi kazanamadılar, ama Şampiyon Kulüpler Kupası final maçında Hamburg’u 1-0 mağlup ederek ünvanlarını korumayı başardılar.

Ne yazık ki peri masallarının sonu olduğu gibi Nottingham Forest de rüyayı sürdüremedi.
1992-93 sezonunda 2. Lige döndüler ve bir daha eskisi gibi olamadılar.

Önümüzdeki sezonda Premiere League’i, özellikle belli bir yaşın üzerindekiler farklı bir nostalji ile izleyecekler.

Hoş geldin Forest…

Not: Brian Clough da ilginç bir kişilik. İçinde bazı maddi/tarihi hatalar barındırmakla birlikte Brian Clough’un Leeds macerasını anlatan The Damned Team (Lanet Takım) filmini de tavsiye ederim.

Behçet Üstün

Paylaş

Son Yazılanlar

Mutfağınızdaki Saklı Lezzet Sermayesi

Mutfak, sadece malzemelerin bir araya gelip piştiği bir mekan değil; aynı zamanda bir felsefe alanı, bir ekonomi laboratuvarı ve kadim bir kültürün sessizce aktığı bir

Bahar, Gastronomi Ve Değişen Dünya

Topraktan sofralaramıza uzanan bir yolculuk Bahar sadece kışı geriye bıraktığımız ve soğuk aylardan sonra gelen bir mevsim değil. Aynı zamanda doğanın bir hatırlatmasıdır. Doğaya yeniden

Gıda fiyatlarına savaş darbesi…

ABD–İsrail–İran hattındaki gerilim küresel enerji ve tedarik zincirlerini sarsarken, kullanılan gübre ve mazotta bağımlılığı yüzde 90’a ulaşan Türkiye’de, zaten yüksek seyreden gıda enflasyonu daha da

Bolluğun İçindeki Açlık Sınavı

Tabağımızın ortasında sessiz bir fırtına kopuyor. Her öğün kurduğumuz o sofralar aslında sadece lezzetlerin buluşma noktası değil. O masalar, dünyanın en büyük adaletsizliğinin, en derin

Aşkın tek bencilliği kendi şiirini istemesidir

Aşıkların karşılık görmeyeni, yüreğine taş bağlayıp derin sulara bırakır kendini. Ayrılıktan azade bir beraberliğin başlangıcıdır bu. Sürüp giden yolların nihayetine, yanından eksik etmeyeceği bir eşlikçidir

Bayram Sofrasındaki Unutulan Gelenekler

Bayram sabahına uyanmak, henüz güneş doğmadan sokağa yayılan o mahmur ama umutlu sessizliği solumaktır. Çocukken başucumuza koyduğumuz pabuçların heyecanı, bugün yerini mutfaktan gelen o tanıdık,