Categories: Köşe YazısıSpor

Bir dakika on saniye! ve mükemmellik

Nadia Comaneci’nin 10 tam puan rekoru

Tabelada alınan puan yazılacaktı, ama kimse nasıl yazacağını bilmiyordu. Hiçbir sporcunun mükemmeli başarabileceğini düşünmemişti üretici firma muhtemelen. Tam puan 10 tam için gereken dört ayrı alan yoktu ışıklı tabelada (nokta sabitti zaten). Üç alanı yeterli görmüşlerdi. Hoş haksız da değillerdi. Zira aynı başarıyı tekrarlayabilen pek çıkmayacaktı sonrasında da…

Sporsever bir nesildik

Benim neslim şanslı bir nesil oldu. Sporsever olarak elbette. Yoksa siyasi anlamda görmediğimiz darbe, yemediğimiz tokat kalmadı neredeyse. Cruyff’lu Hollanda’yı, imparator Beckenbauer’i, kelebek gibi uçan, arı gibi sokan Muhammed Ali’yi, pisinlerin kralı Mark Spitz’i izleyebildik bizler. Ancak hafızalarımıza en çok kazınan ve bizlerle birlikte tüm dünyayı şaşırtan henüz on dört yaşındaki bir ‘çocuk’ oldu: Nadia Comaneci…

1976 Olimpiyatları’nda, ki efsane bir olimpiyattır, jimnastik gibi, hakemlerin kolay kolay puan vermedikleri, sıfırcı hoca gibi ince eleyip sık dokudukları bir branşta Nadia’ya on tam puanı yapıştırdı hakem heyeti. Tabelada on tam puanı gösterecek yeterli alan olmayınca puan ekrana 1.00 olarak yansıdı. Nadia’nın serisi o kadar mükemmeldi ki, hiç kimse kazayla gerçekten de bir puan aldığını düşünmedi. Herkes on puan mucizesinin farkındaydı ve ayaktaydı. Ayakta alkışlanıyordu Nadia Comaneci tüm dünyada.

Bilgisayarlar bile skorunu gösteremiyordu

Yetmedi…
Nadia’nın tabela ile mücadelesi sürdü ve o olimpiyatta tam altı kez daha 1.00 yazdırdı.
Yıllar sonra bir röportajında şunları söyleyecekti Nadia: “ Eğer bilgisayarlar bile skorunuzu gösteremiyorsa hikâyeniz başka bir boyut kazanıyor.”
Gerçekten de bir olimpiyat altınının çok daha ötesinde bir boyut kazanmıştı Nadia Comaneci’nin hikayesi.

Enerjisini atması için spora yönlendirildi

Daha küçücük bir çocukken, her çocuk gibi enerji doluydu Nadia da. Kendi sözleriyle ‘mobilyaların üzerinde zıplar, eşyaları kırardı’. Ailesi bu enerjisini atması için onu spora, jimnastiğe yönlendirdi.
Nadia salonda yaptıklarını çok sevdi. Neredeyse başka hiçbir şeyden bahsetmiyor, koşa koşa gidiyordu salona. Yarışlarla birlikte rekabet de keyif vermeye başladı ona. Hep en iyisi olmak istiyordu. O yılların demirperde ülkelerinde hareket alanınız çok kısıtlıydı. Nadia ise bu yarışmalar sayesinde daha dokuz yaşındayken bile seyahat ediyordu sürekli. Zordu, ama bir çok başka çocuğun sahip olmadığı ayrıcalıklar sağlıyordu spor ona.

Bir dakika on saniye

Yaptığı sporun asıl zorluğu her gün saatlerce süren idmanlar, tekrarlana tekrarlana ezberlenen hareketler değildi aslında. En iyiyi hedefliyorsanız bunları elbette yapmak zorundaydınız. On binlerce diğer rakibiniz gibi. Ancak yarışma günü tüm bu çabanızın karşılığını alabilmek için sadece ve sadece bir dakika on saniyeniz oluyordu. Asıl zor olan buydu. Tüm o çalışma, tüm o ezber bu kısacık zaman dilimi içindi ve belki de hayatınızda hiç olmadığınız kadar konsantre olmanız, heyecanınızı yenmeniz, odaklanmanız gerekiyordu. Ne dün, ne yarın, ne başka bir zaman diliminde. Tam da o anda!
Bir dakika on saniye…
Ve mükemmellik.
On tam puan…

Behçet Üstün

 

 

Behçet Üstün

Sporun Gör Dediği

Recent Posts

Merhamet Kubbelerin Altında Kalmasın

Gündelik hayatın telaşı içinde önünden geçip gittiğimiz camiler, sadece insanların ibadet ettiği mekanlar değildir. Bu…

3 gün ago

Gelenekten Geleceğe Tabaktaki Hafıza

Coğrafya, sadece üzerinde yaşadığımız sınırlar ya da harita çizgileri değildir. Aynı zamanda kuşaklar boyu biriken…

4 gün ago

SpaceX için milyarlarca dolarlık imtihan

   Bu hafta, özellikle teknoloji şirketlerinin yöneticileri ve teknoloji hisselerinin yatırımcıları açısından oldukça tedirgin edici…

1 hafta ago

Emek ve kurumsal hafıza üzerine…

Bir an için hayal edin… Öyle bir şirkette çalışıyorsunuz ki, akşam olduğunda eve gitmek istemiyorsunuz.…

1 hafta ago

Başkentin Sessiz Hafızası

Ankara, dışarıdan bakıldığında gri binaların, bürokratik koridorların ve mesafeli yüzlerin şehri gibi görünür. Oysa bu…

2 hafta ago

İlişkilerde “Benden Beklenen Bu” Yaklaşımı

“Zaten erkekler aldatır”, “Erkeklerin yapısı böyle”, “Erkek tek eşli değil”. Zihnimize kazınan bu cümleler sadece…

2 hafta ago