İlişkilerde en yorucu anlar kavga anları değildir. Asıl yorgunluk, içinizi olduğu gibi döktüğünüz, kelimelerinizi özenle seçtiğiniz, hiçbir şeyi saklamadan anlattığınız hâlde karşınızdakinin sizi duymadığını fark ettiğiniz anlarda başlar.
Çünkü o kişi sizi dinlemiyordur. Zihnindeki hikâyeyi doğrulayacak bir cümle bekliyordur.
Ne kadar anlatırsanız anlatın, söyledikleriniz arasından bazı cümleleri ya da kelimeleri seçip ayıklamasına engel olamazsınız.
Ya da o an sizi anlıyormuş gibi davranıp sonrasında yine kendi düşüncelerinin sarsılmaz doğruluğuna dönmesine. Bütün bunlar olurken de kendi davranışlarının size ve ilişkiye nasıl bir etki bıraktığını fark etmezler.
Bu insanlar için konuşma bir buluşma değil, bir ayıklama sürecidir. Uzun uzun anlattığınız bir duygunun içinden tek bir kelime çekip alınır ve bütün anlatının yerine o kelime konur.
“Bunaldım dedin, demek ki benden sıkıldın.” Oysa siz bunalmanın nedenini, ne hissettiğinizi, neye ihtiyaç duyduğunuzu da anlatmıştınız. Ama geri kalanı duyulmaz. Çünkü geri kalan, zihindeki hikâyeye uymaz.
Gelişen teknolojinin estetik uygulamaları nasıl değiştirdiğini geçtiğimiz hafta katıldığım bir toplantıda dinledim. René Clinic’te yapılan…
Fırat Nehri’nin bereketiyle biçimlenen Mezopotamya toprakları, insanlık tarihinin en köklü mutfak kültürlerine ev sahipliği yapar.…
15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü kapsamında konuşan Liv Hospital Ulus Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr.…
Juene meme ucu kapatıcı vakumlu. Bu vakumlu kapatıcı her gün elinle takılıyor. Göğsüne dokunduğun o…
Elektriğin olmadığı bir dünyada ,sessizliği ve gastronomiyi yeniden keşfetmek. Bazı yolculuklar vardır, insanı yalnızca başka…
Tokatlıyan Han, 69 Karikatüristin İmzasıyla “Bir Yuva Çizeceksin” Sergisine Ev Sahipliği Yapıyor 23-25 Ekim 2026…