“Bunaldım dedin, demek ki benden sıkıldın”

İlişkilerde en yorucu anlar kavga anları değildir. Asıl yorgunluk, içinizi olduğu gibi döktüğünüz, kelimelerinizi özenle seçtiğiniz, hiçbir şeyi saklamadan anlattığınız hâlde karşınızdakinin sizi duymadığını fark ettiğiniz anlarda başlar.

Çünkü o kişi sizi dinlemiyordur. Zihnindeki hikâyeyi doğrulayacak bir cümle bekliyordur.

Ne kadar anlatırsanız anlatın, söyledikleriniz arasından bazı cümleleri ya da kelimeleri seçip ayıklamasına engel olamazsınız.

Ya da o an sizi anlıyormuş gibi davranıp sonrasında yine kendi düşüncelerinin sarsılmaz doğruluğuna dönmesine. Bütün bunlar olurken de kendi davranışlarının size ve ilişkiye nasıl bir etki bıraktığını fark etmezler.

Bu insanlar için konuşma bir buluşma değil, bir ayıklama sürecidir. Uzun uzun anlattığınız bir duygunun içinden tek bir kelime çekip alınır ve bütün anlatının yerine o kelime konur.

“Bunaldım dedin, demek ki benden sıkıldın.” Oysa siz bunalmanın nedenini, ne hissettiğinizi, neye ihtiyaç duyduğunuzu da anlatmıştınız. Ama geri kalanı duyulmaz. Çünkü geri kalan, zihindeki hikâyeye uymaz.

Zehra Erol

Paylaş

Son Yazılanlar

Güzellik artık bir “tık” uzakta mı?

Gelişen teknolojinin estetik uygulamaları nasıl değiştirdiğini geçtiğimiz hafta katıldığım bir toplantıda dinledim. René Clinic’te yapılan toplantının konusu, farklı lazer etkilerini tek

Topraktan Tabağa Kadim Miras

Fırat Nehri’nin bereketiyle biçimlenen Mezopotamya toprakları, insanlık tarihinin en köklü mutfak kültürlerine ev sahipliği yapar. Tarihi İpek Yolu’nun kavşak noktasında konumlanan

Çölün Kalbindeki Mucize: Adrère Amellal

Elektriğin olmadığı bir dünyada ,sessizliği ve gastronomiyi yeniden keşfetmek. Bazı yolculuklar vardır, insanı yalnızca başka bir coğrafyaya götürmez,hayata, zamana ve kendine

Asırlık Lezzetlerin Canlı Sahnesi

  Doğup büyüdüğüm, sokaklarını avucumun içi gibi bildiğim Kadıköy’ü gezmek benim için hiçbir zaman sıradan bir şehir turu olmadı. Her köşesi

Son Düğme Bize Ne Anlatır?

Sonsuz boşunalık hissini silkelemeye çabaladığım zamanlarda, güya karamsarlığıma boyun eğmeyip dışımdaki bir yola hareketlenmeye özeniyorum. Dışarıdan, kabus gördüğü uykusunda sağa sola