Gelişen teknolojinin estetik uygulamaları nasıl değiştirdiğini geçtiğimiz hafta katıldığım bir toplantıda dinledim. René Clinic’te yapılan toplantının konusu, farklı lazer etkilerini tek sistemde birleştiren Exolase One, diğer adıyla “füzyon lazer”di.
Toplantıda paylaşılan bilgiye göre dünyada ilk kez Türkiye’de kullanılmaya başlanan sistemin uluslararası tanıtımı Ocak 2027’de Paris’te yapılacak.

Peki, füzyon lazer nedir?
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Reha Yavuzer, 28 yıl önce Amerika’da kullandığı ilk lazerden bugüne yaşanan değişimi anlatarak başladı söze.
Yeni sistemin farkını ise üç farklı lazerin işlevini tek cihazda buluşturmasıyla açıkladı. Yani ayrı cihazlarla yapılan işlemler aynı uygulamada bir araya getiriliyor, bu birliktelik iyileşme süresini de kısaltabiliyor.
“Füzyon lazer” adı da bu birliktelikten geliyor. Geleneksel uygulamalarda farklı lazer dalga boyları ayrı ayrı ya da art arda kullanılıyor. Exolase One’da ise farklı erbium lazer dalga boyları aynı anda, aynı noktaya, tek bir ışın içinde ulaşıyor.
Yavuzer, aradaki farkı özellikle vurguluyor: Burada iki lazeri yan yana kullanmanın ötesine geçiliyor. Dalga boylarının birlikte çalışması, dokuda yeni bir lazer-doku etkileşimi yaratıyor.
Bu teknik değişimin uygulamadaki karşılığı da geniş. Cilt yüzeyini yenileyen ablatif etkiyle, yüzeyi soymadan daha derindeki dokulara etki eden non-ablatif yaklaşım aynı platformda buluşuyor. Yavuzer’in aktardığına göre cilt kalitesi, doku yenilenmesi, yüzey düzensizlikleri ve yaşlanmaya bağlı farklı ihtiyaçlar böylece birlikte ele alınabiliyor.
Yavuzer’e göre füzyon lazerin sunduğu geniş uygulama alanı, tedaviyi planlama biçimini de değiştiriyor. Cilt kalitesi, doku yenilenmesi ve yüzey düzensizlikleri aynı sistemle birlikte ele alınabiliyor. Böylece başlangıç sorusu “Hangi lazeri kullanalım?” olmaktan çıkıyor. Önce dokunun neye ihtiyacı olduğu belirleniyor; ardından sistemin farklı etkileri bu ihtiyaca göre bir araya getiriliyor.
Yeni sistemin ilk kez Türkiye’de kullanılması ise üç yılı aşan bir çalışmanın sonucu. Yavuzer, üretici firmanın Ar-Ge ekibiyle yürüttükleri geliştirme sürecini anlatıyor. Bu süre boyunca farklı parametreleri, klinikte karşılaştıkları ihtiyaçları ve hasta deneyimini birlikte değerlendirmişler. René Clinic’in uygulama deneyimi de bu çalışmanın bir parçası olmuş.
Dolayısıyla Türkiye, cihazın erken kullanıma sunulduğu ülke olmanın yanında, geliştirme sürecine klinik deneyimiyle katkı sağlayan bir merkez olarak da bu hikayede yer alıyor. Yavuzer, uluslararası tanıtım geniş çapta yapılmadan sisteme erişebilmelerini bu uzun süreli iş birliğine bağlıyor. Bunun kendisi için mesleki öneminin yanında, Türkiye adına da bir gurur kaynağı olduğunu belirtiyor.
Yavuzer, yıllardır takip ettiği teknolojinin artık geliştirme sürecinde de yer alıyor. Yeni sistemin Türkiye’de kullanıma sunulmasının arkasında bu birikim ve üreticiyle sürdürülen çalışma bulunuyor.
Füzyon lazerin asıl yeniliğini ise şu sözlerle özetliyor: “Daha fazla teknoloji değil, teknolojilerin tek bir amaç için daha akıllı şekilde birlikte çalışması.” Üç farklı lazerin işlevini aynı sistemde buluşturmanın anlamı da burada: Farklı etkileri, dokunun ihtiyacına göre tek uygulamada bir araya getirmek.
2027’nin ilk ayında Paris’te yapılacak tanıtımla Exolase One uluslararası sahneye çıkacak. Dünya bu teknolojiyi Paris’te tanıyacak; başlangıç noktasında ise Türkiye olacak.






