2000’li yılların başıydı. Levent civarındayım. Gözüme çarpan ufak, sirin bir pastane ve heyecan verici levhası ART CAFE…
Paris’in pastane ve yemek yerlerinin sıkı takipçisi olunca bu ismin sizi heyecanlandırmaması imkansız. Paris’i ve Fransa’yı tanıyanlar iyi bilir. Paris’te bir çok “ Café des Arts” vardır. Sanat ya da sanatçıların kahvesi diyebiliriz. Tüm Fransa’da hemen her şehirde aynı isimli kahveler görebilirsiniz.
Fransa gibi sanatın ve lezzetin öne çıktığı bir ülkede olağan bir durum bu. Bizim şehrimizin “Art Cafe” sini tanımak için sahibi Pemra Pilevneli ile buluşuyoruz. Önde pasta, kurabiye, kek, meyveli tartların yer aldığı vitrinle başlayan salon, arkada birkaç masanın bulunduğu bahçeye bakan kapalı bir kış bahçesi. Duvarlara ve dekorasyondaki nüanslara bakınca “İşte” diyorsunuz, tam ismine uygun bir mekan.
Pemra hanım seramikçi, eşi de seramikçi ve ressam. Kayınpeder ise ünlü ressamımız Mustafa Pilevneli. Bitmedi, Pemra Hanı’ın babası mimar, ressam, anne yemek konusunda meraklı, yaratıcı. Kısacası sanatçı iki ailenin yolları lezzetle birleşince ortaya çıkan
Glutensiz beslenmenin ya da az şeker tüketinin henüz öne çıktığı yıllarda, burası unsuz hatta şekersiz pastaları ile ünlüydü hatırlıyorum.
Pinoli adlı pastamızda fındık ve badem unu var. Krem patisseriyi de kendimiz yapıyoruz. Gerçek süt kullanıyoruz. Asla hazır almıyoruz. Bir ikinci spesial ürünümüz, Negresko. Bu pastamızda ne un ne şeker kullanılmıyor. Sadece bitter çikolata ile yapılıyor.
Yeni bir ürün için çok çalışıyoruz.Çok kez deniyoruz. Sağolsum müdavimlerimiz, eş dost yardımcı oluyorlar. Damak tadına güvendiklerimizin seçimlerine göre karar veriyoruz. Son zamanlarda hepimizin ortak sıkıntısı, malzeme bulmaktaki güçlük. Hem fiyat hem kalite olarak istediğimiz mal piyasada yok.
İlk küçük dükkanımız Selamiçeşme ‘deydi. Şimdi,Asya yakasında Çiftehavuzlar’dayız. Halen Levent, son olarak da Bodrum Yalıkavak’ta “Art café “ lerimiz var. Ancak Bodrum şubemizi sadece yaz aylarında açıyoruz.
Levent’teki küçük ama aydınlık salonda öğle yemekleri için çeşitli sanviçler, salatalar, kolay yemekler, atıştırmalıklar servis ediliyor. Ayrıca çay saatlerinde yine özel bir servisimiz mevcut.
Catering devamlı var. Her tür kutlama, büfe hizmetimiz beğeniliyor.
Son denemelerimiz ise biberli çikolata yapımı üzerine.
Daima sinemayla kalmak: 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Herkese yepyeni bir mecradan merhaba!…
Geçtiğimiz hafta, piyasaların en büyük korkusu olan 'yapay zekâ balonu'nun patlayıp patlamayacağı gündemin zirvesindeydi. Tam…
Ekranlarda uzun zamandır seyretmeye değer pek bir şey kalmadı. Aynı bayat konuların, farklı oyuncularla yeniden…
Dr. Turhan Güldaş’ın yeni kitabı “Saniye Saniye En Muhteşem Versiyonunu Yarat” okurlarla buluştu Kişisel gelişim…
İş dünyasında neredeyse her gün yeni bir ödülle karşılaşıyoruz. Yılın iş insanları, yılın CEO’ları, en…
Mutfak, yalnızca malzemenin işlendiği bir alan değildir. Coğrafyanın, zamanın ve insan zihninin buluştuğu entelektüel bir…