Bile bile ladesin faturası çok büyük

Başta MSCI (Morgan Stanley Capital International) olmak üzere, uluslararası endeks sağlayıcılarının sert uyarılarının sonrasında, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) önemli düzenlemeler yapmak zorunda kaldı.

SPK’nın getirdiği pay sahipliği ve fiilî dolaşım oranlarına ilişkin yeni düzenlemeyle, 11 Eylül 2026 öncesindeki işlemler geriye dönük olarak iptal edilmeyecek veya cezai işleme tâbi tutulmayacak.

Hukukun temel ilkelerinden biri olan ‘kanunların geriye yürümezliği’ ilkesi gereğince, bu tarihten önce yasal olarak tamamlanmış işlemler kendi döneminin kurallarına göre geçerliliğini korur ya, o sebeple…

Peki yeni düzenlemelerin 11 Eylül 2026 öncesi durumlar ve mevcut yatırımlar üzerindeki yansımaları nasıl olacak? 11 Eylül öncesinde yüzde 3 ile yüzde 5 arasında paya sahip olan yatırımcıların Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) özel durum açıklaması yapma zorunluluğu bulunmuyordu.

Geçmişe dönük bir ceza uygulanmasa da, 11 Eylül 2026 gün sonu itibarıyla elinde yüzde 3 ve üzerinde pay bulunduran tüm yatırımcıların bilgileri Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından yeni sisteme entegre edilerek güncel tablolarda otomatik olarak gösterilmeye başlandı.

Düzenlemeden önce fiilî dolaşımda sayılan ancak yeni kriterlere göre, örneğin yüzde 10 barajına takılan ortaklar, patronların serbest fonlardaki dolaylı payları gibi, kapsam dışı bırakılması gereken hisseler için geriye dönük bir düzeltme yapılmadı.

MKK, 11 Eylül gün sonu verilerinden itibaren yeni metodolojiyi uygulamaya aldı. Bu tarihten önceki borsa endeks hesaplamaları aynen kalırken, bu tarihten sonraki endeks ağırlıkları ve fonların portföy dağılımları yeni oranlar üzerinden günlük olarak güncelleniyor.

SPK, bu yeni ilke kararıyla birlikte geçmiş yıllarda fiilî dolaşıma ilişkin aldığı beş eski kurul kararını tamamen yürürlükten kaldırmış oldu. 11 Eylül öncesindeki tüm işlemler bu eski kararlara göre sonuçlandırılmış olup yasal olarak kesinleşti.

BALON ZATEN PATLAYACAKTI

İşte bu düzenlemeler sonrasında, işler karışmaya başladı. Öyle ya da böyle bu balon patlayacaktı, bu sayede kriz biraz öne alınmış oldu. Daha doğrusu manipülasyon ve spükülasyonların sonuçları ortaya dökülüyor.

11 Eylül öncesinde başlayan, bu sorunları örtbas etmeye yönelik girişimlerden şu anda gün yüzüne çıkanları kısaca özetleyeyim…

30 Ağustos’ta Pusula Finans Holding, Katılımevim hisselerinde 10 milyar TL’ye kadar hisse alımı kararı açıkladı. 9 Eylül’de Tera ile satış görüşmeleri kamuoyuna duyuruldu. 10 Eylül’de temel ticarî ve finansal şartlarda mutabakata varıldığı bildirildi.

12 Eylül’de ise Pusula Portföy Başkanı Muhammed Yarız’ın Yunanistan’a gittiği, Katılımevim Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Turhan hakkında yurtdışına çıkış yasağı getirildiği ortaya çıktı. Destek Yatırım’ın sahibi Altunç Kumova hakkında da…

10 MİLYAR TL’LİK HİSSE ALIMI GİRİŞİMİ

30 Ağustos’ta Pusula Finans Holding’in Katılımevim hisselerinde 10 milyar TL’ye kadar alım yapmasının gerekçesiyse; Katılımevim’in ‘güçlü finansal yapısına, büyüme perspektifine ve uzun vadeli değer yaratma potansiyeline duyulan güven’di!.. Bir ana ortak şirketine güvendiğini açıklıyor; 10 milyar TL’lik bir hisse alım kararıyla piyasaya ilan ediyordu. Pis kokular gelmeye başlıyordu.

On gün sonra, 9 Eylül’de başka bir açıklama geldi. Pusula Finans Holding ve grup şirketlerinin Tera Grubu tarafından devralınmasına yönelik görüşmeler başlamıştı.

Katılımevim’in de bu satın alma görüşmelerinde adı geçiyordu. On gün önce Katılımevim’in ‘uzun vadeli değer yaratma potansiyeli’ne duyduğu güven nedeniyle 10 milyar TL hacminde hisse alacağını açıklayan Pusula Holding, satış görüşmelerini kamuoyuna duyuruyordu.

Bir gün sonra süreç bir adım daha ilerledi. Tarafların planlanan pay devrinin temel ticarî ve finansal şartlarında mutabakata vardıkları açıklandı. Devirin tamamlanması için, işlemin SPK, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Rekabet Kurumu ve ilgili diğer kurumların izin süreçlerinden geçmesi gerekiyordu.

Ve balon 12 Eylül’de patladı. Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın Yunanistan’a gittiği ortaya çıktı. Kakılımevim Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Turhan’ın da öyle!

SIĞ HİSSELERDEN YAPAY PİYASA OLUŞTURMAK

Eylül 2026 itibarıyla patlak veren krizde, şirketin kurduğu fonlar aracılığıyla sığ hisselerde yapay piyasa oluşturduğu görülüyor. Anlaşılan o ki, sistem ilk olarak Katılımevim’in halka arzı döneminde başlamış.

Halka arzdan toplanan fonlar, koordineli hesaplar arasında çevrilerek, yani takas kilitleme yöntemiyle hisse fiyatı yapay bir şekilde yukarı taşınmış. Katılımevim’in halka arzından kısa süre sonra kurulan Pusula Portföy’ün arkasındaki asıl isim, geçmişte SPK’dan manipülasyon cezaları almış Celal Yarız’ın oğlu ve Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı olan Muhammed Yarız…

Pusula Portföy Hisse Senedi Fonu (PHE) portföyünün neredeyse tamamı, piyasada derinliği olmayan az sayıda sığ hisseye, özellikle Odine Teknoloji, Katılımevim, Gündoğdu Gıda. Pasifik Eurasia Lojistk Dış Ticaret‘e yığılmış.

Bir dönem 30 TL seviyelerinden 3,500 TL gibi akılalmaz fiyatlara kadar yükseltilen Odine Teknoloji hissesi, SPK’nın sığ hisselerde serbest fonların likidite kontrolünü kısıtlayan yeni düzenlemesi gelir gelmez taban serilerine başlamış ve 800 TL civarına çakılmıştı.

Şu anda hisse değeri 462 TL civarında…
Bu sığ hisse odaklı strateji nedeniyle bu hisse fonu, 31 Ağustos 2026’da 4.1 TL ile tarihi zirvesini görmüşken, sadece iki hafta içinde yüzde 76’nın üzerinde değer kaybederek 11 Eylül 2026’da 0.96 TL taban fiyatına geriledi.

‘ÜSTÜN FON YÖNETME BECERİSİ’ BUDUR!

MKK verilerine göre, 10 Eylül 2026 tarihinde finans çevrelerinde tanınan bir yatırımcının PHE fonundaki 1 milyar 285 milyon adet katılma payı sadece bir günde sıfırlanmış!

SPK’nın serbest fonların tek bir hissede yoğunlaşmasını engelleyen portföyün yüzde 5’inden fazlasını oluşturan ‘hisselerin toplamının portföyün yüzde 20’sini geçememesi kuralı kararı’ yayımlanınca, bu fon yapısı nakde dönememiş ve sistem kilitlenmişti.

Pusula Portföy’ün sergilediği bu yapay fiyat oluşumlarını ‘üstün fon yönetimi becerisi’ gibi pazarlayan yapıların ve buna aylarca göz yuman denetim mekanizmaları bu büyük finansal hasardan sorumlusu değil mi?

275 MİLYAR TL’LİK ÇIKIŞ

Tasfiye kararı verilen fonların etkisiyle Borsa İstanbul bir haftada yüzde 8.2 gerilerken, fonlardan net 275 milyar TL çıkış yaşandı.

Bu fon krizinden etkilenen yarım milyonun üzerinde yurttaş var. Buharlaşan paranın hacmi 800 milyar TL’nin üzerinde…

Geçen hafta Borsa İstanbul’da çöküşü önlemek için Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve kamu bankalarının yaptığı alımların, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 5 milyar dolarlık satış yaparak piyasaya likidite enjeksiyonunun oluşturduğu bir kamu zararı var.

Tüm bu olup bitenlerden ekonomi yönetimi ve düzenleyici ve denetleyici kurum olan SPK’nın sorumlu olduğu aşikâr. Bunun yanı sıra, sözü geçen portföy yönetim şirketlerinin yönetiminde yer alan isimlerin siyasî iktidarla bağlantıları da biliniyor.

Yani normal bir ülkede olsak, bunun faturası hükûmete kesilirdi. Türkiye’de ise sorumlu herhangi bir bürokratın bile istifa ettiğini henüz görmedik!

Süleyman Karan

Paylaş

Son Yazılanlar

Çölün Kalbindeki Mucize: Adrère Amellal

Elektriğin olmadığı bir dünyada ,sessizliği ve gastronomiyi yeniden keşfetmek. Bazı yolculuklar vardır, insanı yalnızca başka bir coğrafyaya götürmez,hayata, zamana ve kendine bakışını da değiştirir. Mısır’ın

Yapay zekâ orduları: Savaşın yeni yüzü

Savaşın tarihi, biraz da insanın bulduğu her yeni aracı önce hayatı kolaylaştırmak, sonra birbirine karşı kullanmak için nasıl seferber ettiğinin tarihidir. Barut surları yıktı, makineli

Asırlık Lezzetlerin Canlı Sahnesi

  Doğup büyüdüğüm, sokaklarını avucumun içi gibi bildiğim Kadıköy’ü gezmek benim için hiçbir zaman sıradan bir şehir turu olmadı. Her köşesi çocukluğumdan bir hatırayı, her

Son Düğme Bize Ne Anlatır?

Sonsuz boşunalık hissini silkelemeye çabaladığım zamanlarda, güya karamsarlığıma boyun eğmeyip dışımdaki bir yola hareketlenmeye özeniyorum. Dışarıdan, kabus gördüğü uykusunda sağa sola heyecanla dönüp duran biri

Türk Çayının Gastronomik Sırları

Karadeniz’in dik yamaçlarına tutunan yeşil dalgalar, yalnızca bir coğrafyanın değil, bütün bir kültürün nefes alıp verişini simgeler. Rize, nemli iklimi, verimli toprakları ve kendine has

“Biz Güzeliz” ve başlıyoruz!

Biz kadınların dünyası zaten böyle. Güzellik hayatımızın içinde. Bazen aynada kendimize baktığımızda, bazen çok sevdiğimiz bir elbiseyi giydiğimizde, saçımız tam istediğimiz gibi olduğunda… Bazen de

Elektrikli Araçlar İkinci Elde Ne Olacak?

Elektrikli Araçlar İkinci Elde Ne Olacak? Batarya Sağlığı Korkusu Otomotiv dünyası, fosil yakıtlardan elektrikli motorlara doğru tarihin en büyük ve en hızlı dönüşümünü yaşıyor. Sıfır

Bursa Teruarında Yaşayan Mutfak Hafızası

Bir şehrin gastronomik kimliğini düşündüğümüzde zihnimiz genelde değişmez kabul edilen, tarif defterlerine sıkışmış tabaklara kayar. Kentlerin mutfak mirası çoğunlukla müzeleştirilmiş birer hatıra gibi sunulur. Oysa

Algıyı Yönetmek, Gerçeği Değiştirmez

Hayatın her alanında karşımıza çıkan bir kavram var: algı yönetimi. Yani insanların olayları sizin istediğiniz gibi görmesini sağlamak. Bunun mümkün olduğuna inanacak kadar büyüklenmeci olanlar