Fon skandalında mecburi adımlar

Fon skandalında mecburi adımlar, peki ya perde arkası?..

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük mâlî skandalında, bir yandan önlemler alınıp düzenlemeler yapılıyor, ancak öte yandan, yaşanan sorunun pek çok ayağı görülmüyor.

Skandalın Türkiye ekonomisine ve finans piyasalarına olumsuz yan etkileri saymakla bitecek gibi değil. Hâlihazırda fonlarda yaşanan çıkışlar, Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin piyasa değerindeki ciddi gerileme, tahvil piyasalarındaki yabancı yatırımcıların satışları, kredi risk priminin (CDS) yükselişi en belirgin etkiler. Ancak sanırım en kötüsü, zaten piyasalara çok sınırlı olan güvenin de yerle bir olması…
Bunların herbiri bir yazı konusu olacağından, şimdilik Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunulan ‘Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi’nin ayrıntılarını vermekle yetineyim.

BAKMAYIN ETKİLENEN TOPLAM FON BÜYÜKLÜĞÜNÜN YÜZDE 7.7 OLMASINA

Önce, ‘Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi’nin TBMM’ye sunulmasının ardından hazırlanan etki analizine değinmekte fayda var.

Tasfiye sürecinin kamu bütçesine hiçbir yük getirmeyeceği ve adil bir geri kazanım modeliyle yürütüleceği iddia ediliyor. Düzenleme, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen 131 fonu kapsıyor.

Bu fonlar, piyasadaki toplam fon sayısının yüzde 4.6‘sını, toplam portföy değerinin ise yüzde 7.7’sini oluşturuyor. Burada belirtmek gerekir ki, gerek fon sayısına oran, gerekse toplam portföy değerinin oranı hiç de azımsanacak gibi değil. Yani bazı yetkililerin, ‘piyasada sınırlı bir etkisi oldu’ açıklamaları, sadece bu skandalı örtbas etmeye yönelik…

FONLARIN VARLIK YAPISI ÖNEMLİ

Merkezî Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre, tasfiye kapsamındaki bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. 1 milyon TL altında ‘net yatırım tutarı‘ (ana para) olan yatırımcılar; para piyasası fonu gibi serbest olmayan fonlardaki yatırımcıların yaklaşık 199 binini, serbest ve hisse senedi fonlarında yer alan yatırımcıların ise yaklaşık 341 binini oluşturuyor.

Düzenlemeye göre, kamu kaynakları ve devlet bütçesi kullanılmadan yürütülecek tasfiye sürecinde, yatırımcılara kişi başına 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılması öngörülüyor. Bu çerçevede, Ziraat Bankası aracılığıyla 8 Ekim 2026 itibarıyla 17 fondaki 43 bin 643 yatırımcının ödeme işlemleri tamamlandı.

KAMUYA BAL GİBİ DE YÜK TEŞKİL EDECEK

Tasfiye süreçlerinde kamu kaynakları kesinlikle kullanılmayacakiddiası biraz netâmeli. Fon Koordinasyon Kurulu’nun (FKK) başkanlığını yürüten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz iddiası bu ama mesele sadece tasfiye süreci değil ki!.. Yılmaz, yukarıda sözünü ettiğim yan etkilerin maliyetini hiç dikkate almıyor.

Oysaki, sadece Tera Portföy ve Pusula Portföy’den devralınan Katılımevim hisselerinin, Emlak Katılım Bankası’nın maliyetinin 24 miyar TL olacağı hesaplanıyor. Yani bir şekilde bu para Türkiye Varlık Fonu’ndan (TVF) çıkacak. Bu kamu zararı değilse nedir peki?..

Her neyse devam edeyim… Fonlardan hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin takibi ve tahsili, sorumluların şahsî mal varlıkları üzerinden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)aracılığıyla yapılacak. Yani bir piyasa suçu işleyenlerden söz ediliyor.

Skandalla ilgili olarak hukuka aykırı işlemler sebebiyle 69 kişi hakkında suç duyurusunda bulunuldu ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 189 kişi hakkında el koyma tedbiri uygulandı. Ancak suç üstü yakalanan iktidar partisinin genel başkan yardımcılarının kendileri ya da akrabalarından biri bile tutuklanmış değil.

Hatta bazılarının mal varlılarına konan tedbir alelacele kaldırıldı! Halen, SPK ve Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) şu an yaklaşık bin 500 davayı takip ediyor.

NET YATIRIM TUTARI’ BAZ ALINACAK

Şindi öncelikle 341 bin fon katılımcısının merakla beklediği meseleye geleyim. TBMM’ye sunulan kanun teklifi kapsamında, tasfiyesine karar verilen fonlardaki yatırımcılara yapılacak ara ve nihaî ödemeler, fonun mevcut nakit durumuna ve enflasyona endekslenmiş ‘net yatırım tutarı‘ hesaplamasına görebelirlenecek.

Hesaplamalar Merkezî Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından fon ve hesap bazında yürütülecek.

Fon varlıklarının nakde çevrilmesiyle elde edilen dağıtılabilir nakit, tasfiye kararından önceki gün sonundaki, yani 16 Eylül 2026 tarihi itibarıyla toplam portföy değerini karşılamaya yetmezse ‘net yatırım tutarı‘ hesabı devreye girecek.

MKK bu hesabı yaparken, şu yöntemi kullanacak: Yatırımcının fona fiilen yatırdığı (pay alım) ve fondan çektiği (pay satım) tüm nakit tutarlar gün bazında listelenecek. Tüm nakit giriş ve çıkışları, işlemin yapıldığı tarihten tasfiye tarihine kadar geçen süre için tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ve yurtiçi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması alınarak güncellenecek.

Yatırımcının fona giriş tutarı, fondan yaptığı çıkışlardan fazlaysa; fondan daha önce yapılmış olan nakit çıkışları ‘ilk giren ilk çıkar‘ (First in, first out-FIFO) yöntemiyle hesaptan düşülecek.

Geçmişte fondan yüksek kârlarla ayrılmış olan, ancak içeride hâlâ payı bulunan yatırımcıların net yatırım tutarı, bu formül nedeniyle sıfır veya çok düşük çıkabilir. Bu durumdaki yatırımcılar nakit yetersizliği varsa ara ödeme alamayacak.

ARA ÖDEME FORMÜLÜ YA DA TEPKİLERİ TAMPONLAMA SÜRECİ

SPK tarafından hak sahipliği mutabakatı tamamlanan fonlarda, nihaî tasfiye sürecini beklemeden yatırımcıları rahatlatmak amacıyla ara ödeme formülü uygulanacak.

Yatırımcının MKK tarafından hesaplanan güncellenmiş net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altındaysa, tamamı ara ödeme olarak ödenecek. Yatırımcının alacağı ne kadar yüksek olursa olsun, ara ödeme aşamasında alabileceği azamî tutar 1 milyon TL ile sınırlandırılmış bulunuyor.

Ara ödeme alan yatırımcıların fon katılma payları bu aşamada iptal edilmeyecek. Alınan bu tutarlar, ileride yapılacak olan nihaî tasfiye alacağından düşülmek üzere mahsup kaydedilecek.

Böylelikle bir taşla iki kuş vurmayı amaçlıyorlar gibime geliyor. 341 bin fon katılımcısının ana parasını iade ederek, tepkileri azaltıp zaman kazanmak gibi bir amaç var. Zira her tekil yatırımcının ailesinin dört kişilik bir haneyi temsil ettiği düşünülürse, 1 milyon 364 bin kişinin canı fena yanmış durumda…

Bunu da bir köşeye not edelim. Bu tepkiler azaldıktan sonra, ‘karart-unuttur-akla’ yöntemi devreye girecek. Bugüne kadar hep böyle olmadı mı?

Devam… Nihaî ödemeler, tasfiye sürecinin tamamen bitmesi, fon varlıklarının paraya çevrilmesi ve sorumlulardan tahsilatların tamamlanmasının ardından netleşecek. Hesaplamaya gelince…

Fonun banka hesaplarında kalan mevcut nakit varlıkları, hukuka aykırı şekilde fondan çıkarıldığı tespit edilip fona geri kazandırılan değerler, fon malvarlığının yetersiz kalması durumunda, SPK’nın belirlediği suçluların şahsî mal varlıklarına TMSF tarafından el konulmasıyla elde edilen gelirler bu kaynağı oluşturacak.

Bu üç kaynaktan elde edilen toplam tutar, yatırımcıların tasfiye anındaki gerçek pay adetleri ve hak sahipliği oranlarına göre dağıtılacak. Yatırımcılara nihaî ödeme yapılırken, daha önce aldıkları ara ödemeler toplam haklarından düşülecek ve kalan bakiye ödenerek katılma payları tamamen iade alınacak.

‘İÇERİDEN BİLGİ’ GIRLA GİTMİŞ!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü fon soruşturmasında, Tera Portföy ve Pusula Portfööy fonlarından 1-16 Eylül tarihleri arasında 401.2 milyar TL’yi aşan para çıkışı gerçekleştiği iddiası var. Savcılık, 440 yatırımcının işlemlerini ve olası bilgi sızıntısı iddialarını inceliyor.

Soruşturma dosyasına giren mâlî verilere göre, 1-16 Eylül tarihleri arasında Tera ve Pusula fonlarından gerçekleşen toplam sermaye çıkışı 401 milyar 266 milyon 791 bin 742 TL... Tera Portfy fonlarından 1-16 Eylül tarihleri arasında 100 milyon TL ve üzerinde çıkış yapan yatırımcı sayısı 168...

Bu 168 yatırımcının fondan çektiği toplam miktar 335 milyar 912 milyon 421 bin TL. Aynı tarihlerde Pusula Portföy fonlarından ise 50 milyon TL ve üzerinde çıkış yapan yatırımcı sayısı 272 kişi olarak belirlenmiş. Bu kişilerin fondan çıkardığı toplam tutar 65 milyar 354 milyon 370 bin 489 TL. Böylece sadece iki fondan 16 günlük zaman dilimi içerisinde 440 kişi tarafından çekilen toplam para 401 milyar 266 milyon TL’yi aştı. Bu kişilerin içeriden bilgi aldığı aşikâr!

HER FONUN TASFİYESİ FARKLI BİR SÜREÇ

Bir mesele daha var… Tasfiye süreci öyle tereyağından kıl çeker gibi sonuçlandırılacak bir süreç değil. 131 fon ve yaklaşık 650 milyar TL’lik fon büyüklüğü söz konusu. Ancak rakamların dağılımına bakıldığında, bazı önemli ayrıntılar ortaya çıkıyor.

Tera Portföy, tasfiye kapsamındaki toplam büyüklüğün yaklaşık yüzde 76.7’sini tek başına oluşturuyor. Bunun yanında yatırımcı sayıları da önemli: 131 fonda toplam 722 bin 892 yatırımcı, tekil olarak ise 455 bin 758 yatırımcı bulunuyor.

Bundan da önemi fonların varlık bileşimleri… Toplam varlığın yaklaşık 293 milyar TL’si hisse senetlerinde, 215 milyar TL’si likit varlıklarda ve 119 milyar TL’si borçlanma araçlarında bulunuyor.

Asıl mesele hisse senetlerinde, diğerlerinin nakde çevrilmesinde bir sorun yok, ancak o şişirilmiş sonra da patlamış hisse senetlerine alıcı bulmak mesele…

Tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğü, likiditesi ve yatırımcı yoğunluğu, birlikte değerlendirilmesi gereken üç unsur. Tasfiye sürecinde, hangi fonlarda likiditenin yeterli olduğu, hangilerinde hisse senedi yoğunluğu olduğu daha önemli olacak. Tasfiye demek, varlıkları finansal piyasalarda satışa sunmak demek.

Tabii satışı en efektif şekilde gerçekleştirmek gibi bir amaç da var. Bir de bu fiyata alıcı bulunup bulunmayacağı…

ARTÇI SARSINTILARI DA ŞİDDETLİ

Skandal bir finansal depremse artçı sarsıntıları da ciddi bir yıkım yaratacak güçte… Fon skandalı sonrası birçok göstergede ciddi bozulmalar gözlemleniyor. En çarpıcı olanlardan biri de para piyasası fonlarında yaşanıyor!

Ağustos ayının sonunda para piyasası fonlarının toplam büyüklüğü yaklaşık 2.3 trilyon TL’ydi. 1 Ekim’de açıklanan veriye göre,para piyasası fonlarının toplam büyüklüğü yaklaşık 1 trilyon 667 milyar TL‘ye gerilemişti. 2 Ekim haftasına ait verilerde ise bu rakam 1 trilyon 622 milyar TL… Yalnızca bir haftada yaklaşık 44.6 milyar TL’lik bir daralma yaşanmış, anlaşılan o ki kan kaybı sürüyor.

Yatırımcılar eylülde en sert şekilde yaşanan yatırım fonu krizinde kaçışı tercih etti. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre fonlarda hesabını boşaltan yatırımcı sayısı bin 133, hisse senetlerinde ise 50 bin 234 kişi arttı. Hisse senetlerinde böyle bir düşüş eğilimi ne savaşta ne de siyasî krizlerde görüldü.

Süleyman Karan



 

 

Paylaş

Son Yazılanlar

Asırlık Lezzetlerin Canlı Sahnesi

  Doğup büyüdüğüm, sokaklarını avucumun içi gibi bildiğim Kadıköy’ü gezmek benim için hiçbir zaman sıradan bir şehir turu olmadı. Her köşesi çocukluğumdan bir hatırayı, her

Son Düğme Bize Ne Anlatır?

Sonsuz boşunalık hissini silkelemeye çabaladığım zamanlarda, güya karamsarlığıma boyun eğmeyip dışımdaki bir yola hareketlenmeye özeniyorum. Dışarıdan, kabus gördüğü uykusunda sağa sola heyecanla dönüp duran biri

Türk Çayının Gastronomik Sırları

Karadeniz’in dik yamaçlarına tutunan yeşil dalgalar, yalnızca bir coğrafyanın değil, bütün bir kültürün nefes alıp verişini simgeler. Rize, nemli iklimi, verimli toprakları ve kendine has

“Biz Güzeliz” ve başlıyoruz!

Biz kadınların dünyası zaten böyle. Güzellik hayatımızın içinde. Bazen aynada kendimize baktığımızda, bazen çok sevdiğimiz bir elbiseyi giydiğimizde, saçımız tam istediğimiz gibi olduğunda… Bazen de

Elektrikli Araçlar İkinci Elde Ne Olacak?

Elektrikli Araçlar İkinci Elde Ne Olacak? Batarya Sağlığı Korkusu Otomotiv dünyası, fosil yakıtlardan elektrikli motorlara doğru tarihin en büyük ve en hızlı dönüşümünü yaşıyor. Sıfır

Bursa Teruarında Yaşayan Mutfak Hafızası

Bir şehrin gastronomik kimliğini düşündüğümüzde zihnimiz genelde değişmez kabul edilen, tarif defterlerine sıkışmış tabaklara kayar. Kentlerin mutfak mirası çoğunlukla müzeleştirilmiş birer hatıra gibi sunulur. Oysa

Algıyı Yönetmek, Gerçeği Değiştirmez

Hayatın her alanında karşımıza çıkan bir kavram var: algı yönetimi. Yani insanların olayları sizin istediğiniz gibi görmesini sağlamak. Bunun mümkün olduğuna inanacak kadar büyüklenmeci olanlar

Gün Batımında Bir Pera Gecesi

İstanbul, her sokağında ayrı bir hafıza barındıran büyüleyici bir açık hava müzesi gibidir. Ancak bu kadim şehrin ruhunu en yoğun hissettiren köşelerin başında şüphesiz Pera

Gastronominin Yıldızları Ödüllerini Aldı

Gastronomi dünyası uzun yıllar boyunca tabağın estetiği, teknik yetkinlikler veya ticari başarı rakamları üzerinden değerlendirildi. Oysa tabağın arkasındaki insan hikâyesini, verilen emeği ve o yemeğe