Beyni kavuran aşk yakın takipte…

Aşk; mani, demans ve obsesyon karışımı, mental hastalık benzeri bir durum.

Aşk Beyin Biyolojisi Yoluyla Açıklanabilir mi?

* Dr. Lucy Brown ve Dr. Helen Fisher ilk aşk acısı yaşayan 17 kolej öğrencisinden alınan 2.500 beyin görüntüsünü analiz ettiler.

* Dr. Fisher bu dürtünün yaşama isteğinden bile baskın olabileceğini söylüyor.

* Yeni bir çalışmada “kaudat” olarak adlandırılan beyin bölgesinin aşkla ilişkili olduğu ileri sürüldü.

* Sinir sistemini inceleyen bilim adamları kırmızı şarap ve gül romantizmine dönüşmeden, bu ateşli etkinliğin beyin görüntülerini elde ettiler.

Romantic aşk cinsel uyarımdan farklı

The Journal of Neurophysiology’de yer alan görüntülerin analizinde, New York and New Jersey’deki araştırmacılar romantik aşkın cinsel uyarımdan farklı biyolojik bir dürtü olduğunu iddia ettiler. Araştırmacılara göre aşkın nöral profili heyecan, sevgi benzeri emosyonel durumlardan çok, açıklık, susuzluk veya madde aşermesi gibi dürtülerle benzerlik taşıyor. Beyin görüntüleri aşkla ilişkilendirilen nöral aktivitenin romantik ilişki derinleştikçe hafifçe farklılaştığını düşündürüyor. Bazı vakalarda uzun süreli bağlılıkta rol oynayan primitif beyindeki derin bölgeler kullanıma hazır hale geliyor.

Mutluluk, kızgınlık, endişe

Aşkın mutluluk, kızgınlık, endişe gibi birbirinden çok farklı duygulara yol açması, karşılık bulamadığında çok daha yoğun gözükmesi araştırmanın açıklık getirmeye çalıştığı konulardan birkaç tanesi. Devam eden bir başka deneyde, araştırmacılar sevgilileri tarafından reddedilmiş kişilerin beyin görüntülerini analiz ettiler.

Romantik aşk acısı yaşayan kişi kontrolsüz ve usdışı davranışlar sergileyebiliyor

“Her gün sabahın altısında kalkıp spor salonuna neden gidilir ki? Çünkü O oradadır.” diyor analizin tasarımcılarından, Rutgers Üniversitesinden antropolog Dr. Helen Fisher. “Reddedilenler arasında adam öldürmeyi veya kendi canına kast etmeyi düşünenler de yok değil. Bu romantik aşk dürtüsü, yaşama isteğinden bile daha güçlü olabiliyor”. Massachusetts General Hospital, Motivation and Emotion Neuroscience Collaboration’ın direktörü Dr. Hans Breiter “Bulgular aşkın zihinsel yapısının gıda, sıcaklık, madde aşermesi gibi doğrudan homeostatik ödüllerle aynı eksende olduğunu ortaya koyuyor. ”diye ekliyor.

Nöral aktivitede değişiklik

Çalışma ekibi Dr. Fisher, Bronx, Albert Einstein Medicine College’dan Dr. Lucy Brown ve Stony Brook, New York State University’den psikolog Dr. Arthur Aron’dan oluştu. Araştırmacılar henüz yeni aşk yaşayan 17 kolej öğrencisinden alınan beyin görüntülerini analiz ettiler. Bu kişiler sevgililerinin resmine bakarken, beyinleri Manyetik Rezonans Görüntüleme cihazı ile tarandı. Sonrasında bu görüntüler tanıdık kişilerin resimlerine bakılırken çekilen görüntülerle karşılaştırıldı. Fonksiyonel M.R.G. teknolojisi beyindeki kan akımının azalma ve artışlarını saptıyor. Bu ise nöral aktivitedeki değişiklikleri yansıtıyor.

Devreler birbiri ile bağlantıya geçiyor

Çalışmada, bilgisayarla oluşturulan aktif bölgelerin haritasında, kaudat çekirdek ve ventral tegmental olarak adlandırılan, farkındalık düzeyinin altındaki bölgelerde aktif noktalar görüldü. Bu bölgelerin bir devrenin parçası olarak birbiriyle iletişime geçtiği saptandı. Bu bölgeler dopamin üreten veya içeren hücreler açısından oldukça yoğun. İnsanlar bir ödül almayı arzu ettiklerinde veya beklediklerinde dopamin aktif olarak sirküle eder. Kumar düşkünleri, kokain bağımlıları ve para karşılığı bilgisayar oyunları oynayan kişiler üzerinde yapılan çalışmalarda, katılımcılar puan veya ödül kazandığında dopamin bölgelerinin aşırı aktifleştiği görüldü.

Ne var ki aşık olmak en mantıksız insan davranışlarında biri

Mesele sadece basit bir arzuyu tatmin etmek veya bir ödül kazanmak değil. M.R.G. görüntülerinde, kaudat çekirdekteki özel bir yerin, anketlerde romantik aşk ölçümleri yüksek çıkan kişilerde özellikle aktif olduğu belirlendi. Araştırmaya göre aşkla ilişkili bu bölge fiziksel çekiciliği kaydeden bir başka bölgenin tam ters tarafına düşüyor ve cazip pek çok alternatif arasından tek bir kişiye karşı duyulan açıklanamayan çekim, özlem ve arzudan sorumlu gözüküyor.

Aşk zamanla azalıyor

Dr. Fisher’e göre, aşk sarhoşluğu zamanla azalıyor ve beyin tarama sonuçları bu değişimin bazı bulgularını yansıtıyor. 2000’da yayınlanan, önceki bir fonksiyonel M.R.G. aşk çalışmasında, London College Üniversitesi’nden araştırmacılar yaklaşık iki senedir ilişki yaşayan genç kadın ve erkeklerin beyin etkinliklerini izlediler. Yeni çalışmada saptanan etkinlik bölgeleri önceki çalışmada sevgili resimlerine bakılırken çekilen görüntülerle büyük ölçüde aynıydı. Buna karşın ateşli aşkla kıyaslandığında etkinlik anlamlı olarak daha düşüktü.

Yeni çalışmada, araştırmacılar yaşadıkları ilişkinin süresine bağlı olarak aşıklar arasında bireysel farklılıklar saptadılar. Yeni aşık olmuş öğrencilerle kıyaslandığında, bir sene veya daha uzun süredir birlikte olanlarda, uzun süreli bağlılıkla ilişkilendirilen beyin bölgesinde anlamlı olarak daha fazla etkinlik görüldü.

Gözü dışarıda olan fare evcimen baba oldu

Atlanta, Emory Üniversitesindeki bilimadamları farelere tek bir gen enjekte ettiler. Yeni çalışmada zaman içerisinde artmış etkinlik saptanan aynı bölgeyi aktive ederek gözü dışarıda olan erkek fareleri evcimen babalara dönüştürdüler. Dr. Brown’a göre bu durum bağlanma süreçlerinin meydana geldiğini düşündürüyor.Aşkın bu denli hayat memat meselesi olmasının bir sebebi de duyguların karşılık bulmayacağı korkusu ve yaşanan rüyanın birden bire sona erme ihtimali.

Aşıklar psikolojik olarak sevdiklerini içselleştiriyor. Ancak aşk sarhoşluğu zamanla ne yazık ki, azalıyor.

Terk edilmek romantik aşkı körüklüyor

Bir takip deneyinde, Dr. Fisher, Dr. Aron ve Dr. Brown yakın zamanda sevgilileri tarafından terk edilen 17 genç kadın ve erkeğin beyin görüntülerini incelediler. Aşk çalışmasında olduğu gibi, araştırmacılar katılımcıların hem arkadaşlarının resmine hem de eski aşklarının resmine bakarken çekilmiş görüntülerini incelediler. Görüntüler halihazırda tasnif aşamasında olsa da, araştırmacılar bir başlangıç bulgusuna dikkat çekiyor: beynin romantik aşkla ilişkilendirilen bölgesinde artmış aktivasyon söz konusu.

Terk edilmek önemli

“Sonuçlara bakılırsa, psikoloji literatürünün ve insanların çok önceden fark ettiği gibi, terk edilmek gerçekten romantik aşkı körüklüyor, bu benim engellenme-cazibe olarak adlandırdığım bir fenomen.” diyor Dr. Fisher. Çalışmadaki bir gönüllü de New York’dan 22 yaşındaki Suzanna Katz. Kendisi erkek arkadaşından üç yıl önce ayrılmış olmasına rağmen hala aşk acısı çektiğini ifade ediyor. Ms. Katz ayrılıktan sonra dikkatini dağıtmak amacıyla hiperaktifleştiğini, bununla birlikte uyuşturucuyu bırakmak gibi fiziksel yoksunluk anları yaşadığını söylüyor.

Sevilen kişi içselleştiriliyor

Bir dizi çalışmada, araştırmacılar diğer süreçlerin yanı sıra, aşkın psikolojik olarak sevdiğini içselleştirmeyi, elindekileri paylaşmayı, onun görüşlerini, hobilerini, ifade ve karakter unsurlarını benimsemeyi içerdiğini saptadılar. “Benlikte çok hızlı bir genişleme görülür. Sağ kalımımızın tehdit edilmesi dışında, bizi en fazla heyecanlandıran ve motive eden şey bu ” diyor çalışma tasarımcısı Dr. Aron.

Etkin bölge giderek yatışır

Henüz aşıkken, birden bire tüm bunları kaybetmek, emosyonel, bilişsel ve beynin ödüle koşullanmış daha derin bölgelerinde karışıklığa yol açar. Bununla birlikte, bu bölgelerdeki artmış etkinlik giderek kaçınılmaz bir şekilde yatışır. Araştırmacılara göre aşkla ilişkili beyindeki bu devreler zaman içerisinde bir başka kişiyle ateşlenebilecek şekilde bozulmadan kalır.

Füsun SAKA







Paylaş

Son Yazılanlar

Topraktan Tabağa Kadim Miras

Fırat Nehri’nin bereketiyle biçimlenen Mezopotamya toprakları, insanlık tarihinin en köklü mutfak kültürlerine ev sahipliği yapar. Tarihi İpek Yolu’nun kavşak noktasında konumlanan Gaziantep, bu birikimi canlı

Çölün Kalbindeki Mucize: Adrère Amellal

Elektriğin olmadığı bir dünyada ,sessizliği ve gastronomiyi yeniden keşfetmek. Bazı yolculuklar vardır, insanı yalnızca başka bir coğrafyaya götürmez,hayata, zamana ve kendine bakışını da değiştirir. Mısır’ın

Yapay zekâ orduları: Savaşın yeni yüzü

Savaşın tarihi, biraz da insanın bulduğu her yeni aracı önce hayatı kolaylaştırmak, sonra birbirine karşı kullanmak için nasıl seferber ettiğinin tarihidir. Barut surları yıktı, makineli

Asırlık Lezzetlerin Canlı Sahnesi

  Doğup büyüdüğüm, sokaklarını avucumun içi gibi bildiğim Kadıköy’ü gezmek benim için hiçbir zaman sıradan bir şehir turu olmadı. Her köşesi çocukluğumdan bir hatırayı, her

Son Düğme Bize Ne Anlatır?

Sonsuz boşunalık hissini silkelemeye çabaladığım zamanlarda, güya karamsarlığıma boyun eğmeyip dışımdaki bir yola hareketlenmeye özeniyorum. Dışarıdan, kabus gördüğü uykusunda sağa sola heyecanla dönüp duran biri

Türk Çayının Gastronomik Sırları

Karadeniz’in dik yamaçlarına tutunan yeşil dalgalar, yalnızca bir coğrafyanın değil, bütün bir kültürün nefes alıp verişini simgeler. Rize, nemli iklimi, verimli toprakları ve kendine has

“Biz Güzeliz” ve başlıyoruz!

Biz kadınların dünyası zaten böyle. Güzellik hayatımızın içinde. Bazen aynada kendimize baktığımızda, bazen çok sevdiğimiz bir elbiseyi giydiğimizde, saçımız tam istediğimiz gibi olduğunda… Bazen de

Elektrikli Araçlar İkinci Elde Ne Olacak?

Elektrikli Araçlar İkinci Elde Ne Olacak? Batarya Sağlığı Korkusu Otomotiv dünyası, fosil yakıtlardan elektrikli motorlara doğru tarihin en büyük ve en hızlı dönüşümünü yaşıyor. Sıfır

Bursa Teruarında Yaşayan Mutfak Hafızası

Bir şehrin gastronomik kimliğini düşündüğümüzde zihnimiz genelde değişmez kabul edilen, tarif defterlerine sıkışmış tabaklara kayar. Kentlerin mutfak mirası çoğunlukla müzeleştirilmiş birer hatıra gibi sunulur. Oysa