Dişi seçici olmazsa döl yozlaşır

“Seni, senin daha iyi bir versiyonun yapacak olanı seç”..
2012 yapımı “This Means War”da Lauren, iki erkek arasında kalır.. Foster ve Tuck.
Bir insan aynı anda iki insanı sevebilir mi? sevebilir. İkisine de aşık olabilir mi? kısaca hayır.

Lauren arkadaşına danışır

Kimilerinin aklı başında, filozof gibi arkadaşları vardır her nasılsa:)
“Aşk ve sevgi arasında değil, daha iyi olan ile olmayan arasında değil, kendinle ilgili seçimini yap” der.
“Onunla daha iyi olacağını düşündüğünü seç!”..
Yazı burda bitmiyor çünkü asıl kastım, başka:) Belki tuhaf ama bizden birine ait bir söz.. Ama aslında konuya çok uygun.. “evrim”i gerçekten anlatan bir cümle.. mDr. Haydar Dümen’e ait: “Dişi seçici olmazsa döl yozlaşır”.. Garip değil mi? Oysa her şeyi özetler.. İnsan denen canlı türünde,
diğer pek çok türde olduğu gibi seçici olan dişi’dir.. Sağlıklı ya da “uygun” genleri bulup  onları bir sonraki nesle
aktarma görevi dişi’ye aittir..
Ama insan denen canlı türünde bu göreve pek dikkat edilmez.. Sadece dişiler değil, insan erkekleri de
aşk, tutku ve şehvet duygularını çok sever (kim sevmez ki) ama bu duyguları bir kez tattığında insan dişileri “seçim” yaparken doğanın kendine yüklediği asıl görevi unutur.
Çocuk yaptığı erkek’ten şiddet gören hatta öldürülen kadınlarla dolu bir ülkede yaşıyoruz. Peki o kadın yanlış bir tercih mi yapmıştır? kısaca evet.. Ama bu onun suçu mudur? kendi seçimini özgürce, kendisi için yapabilmiş midir?
gerçekten sevdiyse bile, “onunla daha iyi olurum” diye  bir kez olsun düşünme özgürlüğü  Hollywood masallarındaki gibi ona tanınmış mıdır?
Tanındı diyelim, doğru tercihi yani KENDİSİNİ ortaya koyabilmiş midir?
Bugün -aslında olmamış- çocukların büyüyüp aynı döngüyü sürdüreceği bu mutsuzluğun nedeni  kadınlar ya da onların seçimi değildir.. Kadınları, gerçekten, özgür iradeleriyle seçim yapabilecekleri
toplum yapısını kuramayışımızdır..
Dişi seçimlerini sadece KENDİSİ için yapabilmelidir.
Dişi bencil ya da şöyle uydurursak “dişicil” olmalıdır..
belki de toplumlardaki değişimi ancak o zaman görebileceğiz.
Orkan Şancı

Paylaş

Son Yazılanlar

Ateşin Karşısında Filizlenen Bir Gelecek

Mutfak, insanoğlunun sadece fiziki gereksinimlerini karşılamak için sığındığı bir mekân değildir. Mutfak; toprağın, emeğin, kültürün ve insani değerlerin harmanlandığı sessiz bir mabettir. Tencerenin kaynamasında, tavanın

Ben Dinlerim, Bana Anlat

Sonra diyorum: “İyi ki siz varsınız.” Yani beni okuyanlar. Baksanıza, Uzun beni araştırmış, yapay zekâya sormuş benim hakkımda söylenenleri. Felsefi ve psikolojik yazılarımdan söz etmiş

Tatların Ve Dokuların Şiirsel Diyaloğu

Yemek insanoğlunun hafıza, kültür ve estetikle kurduğu en doğrudan temastır. Bir tabağın karşısına geçtiğimizde yalnızca malzemeleri değil, o malzemeye ruhunu veren şefin zihinsel dünyasını, coğrafyasını

İlişkilerde İspat Paradoksu

İspat paradoksu. Kendini var edebilmek için, kendine zarar vermek. Bir ilişkide görülmek istemek son derece doğal ve insani bir bağ kurma arayışıdır. Ancak bu sağlıklı

Cilt Dönüşümünden Doğan Marka

Bu Kore güzellik markası, kurucusunun inanılmaz cilt dönüşümünden doğdu Sosyal medyada viral olan her şeye, özellikle de içinde “vay be” faktörü içeriyorsa genel olarak şüpheyle

Merhamet Kubbelerin Altında Kalmasın

Gündelik hayatın telaşı içinde önünden geçip gittiğimiz camiler, sadece insanların ibadet ettiği mekanlar değildir. Bu topraklarda camiler, yüzyıllar boyunca sadece insana değil; kuşa, kediye, köpeğe

Gelenekten Geleceğe Tabaktaki Hafıza

Coğrafya, sadece üzerinde yaşadığımız sınırlar ya da harita çizgileri değildir. Aynı zamanda kuşaklar boyu biriken ortak hafızamızın ve kimliğimizin en somut taşıyıcısıdır. Bu hafızanın en

SpaceX için milyarlarca dolarlık imtihan

   Bu hafta, özellikle teknoloji şirketlerinin yöneticileri ve teknoloji hisselerinin yatırımcıları açısından oldukça tedirgin edici geçti. Yeni haftaya da endişeli giriyorlar. SpaceX için milyarlarca dolarlık

Emek ve kurumsal hafıza üzerine…

Bir an için hayal edin… Öyle bir şirkette çalışıyorsunuz ki, akşam olduğunda eve gitmek istemiyorsunuz. Çünkü orada yalnızca işinizi yapmıyor, üretiyor, “bi’ şeyler” inşa ediyorsunuz.

Başkentin Sessiz Hafızası

Ankara, dışarıdan bakıldığında gri binaların, bürokratik koridorların ve mesafeli yüzlerin şehri gibi görünür. Oysa bu kentin kendine has, içe dönük ve son derece derin bir