Eve döndüm Uzun! Beni hastanede kaldığım sürede en güçlendiren şey; senin yüzünde yenilgi, benim yüzümde ise zafer ifadesi olacağıydı… İşte hep bunu hayal ettim. “Şah ve mat” demek için döndüm Uzun. Hayata ve sana… Bu bir oyundu. İlk önce yokluğumla sana umut verdim. Hani, barbekü partisinde komplo kurmuştun ya bana. Gerek kalmadı diye düşünerek sevin istedim. Ohh be dedin uzattın ayaklarını. Hani arada bir gülümsedin, “bu kadar kolay mı olacaktı? ” Diye.
Telaş yok, sana gözlerini diken yok, omuzundan mı gelecek, üstüne mi atlayacak tedirginliği yok. Yemekleri koy masanın üstüne, hiç bakma arkana. Ohhh rahat rahat. İşte böylesine bir mutluluktan sonra yere çakılmanı istedim. Döndüm Uzun. Eflatun mu yaman Uzun mu yaman? Pardon, duyamıyorum sesini.
Hani ben içine insan kaçmış kedi Eflatun var ya, işte o kedi olarak sana bir şey sormak istiyorum. Sen hiç bir kutunun içinde bir hafta geçirdim mi? İki adım sağa, iki adım sola. Çıkış yok Uzun. Kedi olunca küçülüyor kutular. Ama ben göstermedim caresizliğimi dimdik durdum. Bizimki bana hep güç verdi. Bir de senin suratındaki ifadeyi düşünmem güç verdi.
Kutu bildiğin kutu Uzun. Bazen anılarını, tüm yaşamını toplarsın içine. Bizimki sevmez, atar eskileri. Yırtar eski mektupları, – mektup da kalmadı ya – fotoğraflara bakmayı da sevmez. Bizimkinin kafasının içi karman çorman bi kutu. Kimsenin açamadığı asma kilitli bir kutu. O biriktirir orada tüm anıları, sözleri.
Eve geldikten sonra etrafıma bi kutu olarak baktım. Al sana çıkamadığın bahçeyle bu ev de bir kutu. İki adım değil de yüz adım at istersen. Ama bu evde bizimkinin sevgisi var. Burası benim yuvam Uzun. Evim burası benim.
Ha dur! bazen bir ev de kutu olabilir. Mutsuzluk içinde her yer kutu olabilir, çıkış yolu bulamamak var ya. Bazen düşüncelerin de bir kutuya hapsolur.
İstersen burada koy beni kutunun içine, bizimki bakınca gözlerime orası yuvam olur be Uzun. Dünya sana dar gelirse dü
Velhasıl Uzun, koydular beni bi kutunun içine. Sonra baktım size ve kedi Eflatun o zaman gördü yüreğinizdeki beynimizdeki kutuları, bazen de açmadığınız açamadığınız kutularınızı.
Yakında bizimkinden bir atak bekliyorum. Sanki açacak gibi Pandora’nın kutusunu… Sahi senin kutunda ne var Uzun?
Coğrafya, sadece üzerinde yaşadığımız sınırlar ya da harita çizgileri değildir. Aynı zamanda kuşaklar boyu biriken…
Bu hafta, özellikle teknoloji şirketlerinin yöneticileri ve teknoloji hisselerinin yatırımcıları açısından oldukça tedirgin edici…
Bir an için hayal edin… Öyle bir şirkette çalışıyorsunuz ki, akşam olduğunda eve gitmek istemiyorsunuz.…
Ankara, dışarıdan bakıldığında gri binaların, bürokratik koridorların ve mesafeli yüzlerin şehri gibi görünür. Oysa bu…
“Zaten erkekler aldatır”, “Erkeklerin yapısı böyle”, “Erkek tek eşli değil”. Zihnimize kazınan bu cümleler sadece…
Akdeniz’in iki farklı yüzünü, aynı yolculukta deneyimlemek… Bir yanda denizin ferahlatıcı nefesi, diğer yanda dağların…