Yaklaşık yarım saattir, dudaklarının kenarına ulaşıp oradan da sabırsızca ağzının içine dolan tuzlu sıvıyı yalıyordu. Yaladıkça acıları geçecek ve boğazından aşağıya, tam göğsünün ortasına oturan o yük kalkacak sanıyordu, inanmak istiyordu buna. Tıpkı kedilerin yaralarını yaladığı gibi, diye gülümsedi belli belirsiz. Oysa ne acı azalıyor, ne gözyaşları diniyordu… “İnsan bazen kendini ne kadar tuzlu dışa vuruyor” diye geçirdi içinden. Gözlerindeki yaşları silmeye gerek bile duymuyordu. Bunlar onun son dışavurumlarıydı…
Artık durduğu yerden çok ama çok uzakta bulunan geçmişe bakarken görüyordu ki kendisine verilen kadrajın dışına çıkmıştı. Çoğunluğun tabiriyle “hata” yapmış, kocaman bir fotoğrafın kendisine hak görülen bölümünde yer almayı reddetmişti. Oysa bilmiyordu; hayatımızı belirleyen kadrajların dışına çıkmaya çalıştığımız, o jiletli tellere dokunduğumuz her defasında ceza büyüktü. Bunu yaptığımızda göze aldığımız şey sadece ellerimizin kanaması değil, parmaklarımızın kopmasıydı bazen… Bir insan sadece kendi istediği gibi yaşarsa, o topluluk için büyük tehlike oluştururdu. Mesela bir kedinin yaptığı gibi, yan bahçede gördüğü bir kuşun ya da böceğin peşinden gidemezdi dilediğince.
Merak etmek yasaktı bu evrende. Meraklı kediler ölürdü üstelik. Ve aslında insan tam da bir kedinin nasıl davrandığını anladığında kendisini sorgulamaya başlardı. Bağımlılıklarından ürkerdi o zaman. Kadraj ise bağımlı olunan alanın korunması için çizilmiş sınırların adıydı. Bu nedenle insan ruhu bağımsız olamıyordu, bunu fark etmişti. Her şeye rağmen başka bahçeleri tanımaya çalıştığı için tellere takılan elleri, ayakları paramparçaydı. Ve ona göre gözleri olmayan bir dünyanın el yordamıyla bulduğu duyguları zaten yoktu.
Moda’nın kendine has dokusu, son yıllarda İstanbul gastronomi sahnesinin en nitelikli duraklarından birine ev sahipliği…
Dünya, fosil yakıtlardan arındırılmış bir geleceğe doğru hızla ilerlerken, bu dönüşümün kalbinde sessiz ama devasa…
90’ların süper model saç ve makyajının kalıcı bir çekiciliği var. On yıllar sonra bile bu…
Tersane İstanbul’un Haliç’e bakan o sakin ama vakur atmosferinde, geçtiğimiz günlerde insanlık tarihinin en eski…
“Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi” ile İzmir’de somut ve ölçülebilir etki yaratmaya devam ediliyor. Zurich…
Su içsem yarıyor” sözü aslında sanıldığı kadar abartı olmayabilir. Lipödem konusunda Türkiye’nin önde gelen isimlerinden…