Kadrajın dışında kalanlar

İnsan kendini nasıl dışa vurur?

Yaklaşık yarım saattir, dudaklarının kenarına ulaşıp oradan da sabırsızca ağzının içine dolan tuzlu sıvıyı yalıyordu. Yaladıkça acıları geçecek ve boğazından aşağıya, tam göğsünün ortasına oturan o yük kalkacak sanıyordu, inanmak istiyordu buna. Tıpkı kedilerin yaralarını yaladığı gibi, diye gülümsedi belli belirsiz. Oysa ne acı azalıyor, ne gözyaşları diniyordu… “İnsan bazen kendini ne kadar tuzlu dışa vuruyor” diye geçirdi içinden. Gözlerindeki yaşları silmeye gerek bile duymuyordu. Bunlar onun son dışavurumlarıydı…

Kadrajın dışına çıkmanın cezası büyüktür

Artık durduğu yerden çok ama çok uzakta bulunan geçmişe bakarken görüyordu ki kendisine verilen kadrajın dışına çıkmıştı. Çoğunluğun tabiriyle “hata” yapmış, kocaman bir fotoğrafın kendisine hak görülen bölümünde yer almayı reddetmişti. Oysa bilmiyordu; hayatımızı belirleyen kadrajların dışına çıkmaya çalıştığımız, o jiletli tellere dokunduğumuz her defasında ceza büyüktü. Bunu yaptığımızda göze aldığımız şey sadece ellerimizin kanaması değil, parmaklarımızın kopmasıydı bazen… Bir insan sadece kendi istediği gibi yaşarsa, o topluluk için büyük tehlike oluştururdu. Mesela bir kedinin yaptığı gibi, yan bahçede gördüğü bir kuşun ya da böceğin peşinden gidemezdi dilediğince.

Merak etmek yasaktı bu evrende. Meraklı kediler ölürdü üstelik. Ve aslında insan tam da bir kedinin nasıl davrandığını anladığında kendisini sorgulamaya başlardı. Bağımlılıklarından ürkerdi o zaman. Kadraj ise bağımlı olunan alanın korunması için çizilmiş sınırların adıydı. Bu nedenle insan ruhu bağımsız olamıyordu, bunu fark etmişti. Her şeye rağmen başka bahçeleri tanımaya çalıştığı için tellere takılan elleri, ayakları paramparçaydı. Ve ona göre gözleri olmayan bir dünyanın el yordamıyla bulduğu duyguları zaten yoktu.

Paylaş

Son Yazılanlar

Ve kedilerin sessiz tanıklığı…

Bahanelerin arkasına gizlenen hayatlar ve kedilerin sessiz tanıklığı… ​İnsanoğlu; kendini korumak, konfor alanından uzaklaşmamak ve rahatını bozmamak için tarihin en güçlü, en aşılmaz kalkanını icat

Hititlerin Başkenti Çorum Unesco Yolunda

Ateş, insanlık tarihinin en eski ve en güçlü bağlayıcı unsurudur. İlk ateş yakıldığında sadece ham maddeler pişmedi. İnsanı bir araya getiren topluluklar, köklü sosyal bağlar,

Bir türlü yetişkin olamayan toplumuz

Çocukluk ve gençlikte büyüyüp yetişkin olmak çok uzak geliyor. Büyüyünce yaparım dediğiniz ve yapmak istediğiniz çok fazla şey oluyor. Ama o uzak gelen yetişkinliğe o

Üretimin Yavaş Manifestosu Dokuma

İstanbul’un güncel sanat sahnesinde farklı disiplinleri ortak bir düşünsel zeminde buluşturan Rastlaşmalar Vol. 2: The Art of Frugal Hedonism, 42 Maslak ArtPlatform’da sanatseverlerle buluşuyor. Esmer

Mafyayı Mevlana ile soslamak!

Oyunculuğunu çok sevdiğim Elçin Sangu’nun başrolde olduğunu görünce, büyük bir hevesle Netflix’in başına geçip ‘Uykucu’ filmini açtım. Fakat daha ilk sahnelerden itibaren karşımda ne amaçla

Nvidia Spark ve PC Dünyasının Yeni Şafağı

Masanın Üzerindeki Süper Bilgisayar: Nvidia Spark ve PC Dünyasının Yeni Şafağı Teknoloji dünyası, belirli aralıklarla kabuk değiştirir. Hatırlarsanız, Avrupa’daki batarya hamlesi sadece elektrikli araçları değil,