Kalıplarla Yaşamak Büyük Çelişki

Kalıplarla yaşamak, belki de en büyük çelişkilerimizden biri. Bir yandan otomatik tepkilerimiz nedeniyle zihinsel olarak bizi zorlamayan bir durum; diğer yandan insanın kendi potansiyeline, yeniliklere ve en önemlisi de gerçeğe yabancılaşmasına neden olan bir durumdur.

Zihin doğası gereği belirsizlikten hoşlanmaz. Hayatı öngörülebilir kılmak, belirsizlikten kurtulmak için dünyayı, olayları ve kişileri belirli kalıplara oturtur ve bu kalıplar üzerinden değerlendirmelerde bulunur.

Bu kalıplar bulunduğumuz toplumdaki normlar, bazen büyüme sürecinde yaşananlardan oluşan katı genellemelerdir. Örneğin ikili ilişkilerde bir kez hayal kırıklığına uğramış kişi, kendini koruma refleksiyle “Eninde sonunda zaten bitecek”, “Herkes eninde sonunda zarar verir.”, “İnsanlara asla güvenilmez.” gibi katı inançlar geliştirebilir.

Bu inançlar kişiyi koruyor gibi görünse de, aslında karşısına çıkan  her yeni insanı baştan olumuz değerlendirmesine ve aslında sağlıklı olabilecek bağları da başlamadan sona erdirmesine neden olur.

Yine aynı şekilde “orta yaşa gelmeden kariyerinde belli bir noktada olmalısın.”

“Başarının ölçütü maddi gücündür.” gibi kalıplar da bireyin kendi özgün yeteneklerini ve gerçek isteklerini geri plana atmasına neden olur. Bu şekilde de farkında olmadan belli çerçevelere kendimizi sığdırırız.

Mutsuzlaştıkça da çevremizden şikayet etmeye başlarız.  Ancak bu şikayet etme hali anlık iç döküp rahatlama durumu değildir. Zihin kendi kendini bu kalıp düşüncelerle beslediği için durum bir kısırdöngü halini alır.

Şikayet  ettikçe bizi mutsuz eden durumları çözmek yerine o kalıpları derinleştiren yeni gerekçeler arar, dünyaya bu olumsuz durumun arkasından bakmaya başlarız. Böylelikle daha mağdur ve mutsuz olarak kendimizi görürüz. Bu kalıplarda giderek kalınlaşır.

Kendimizi ve çevremizi bu kalıplarla değerlendirdiğimizde yaşamın sunduğu yeni ihtimalleri ve değişim potansiyelini de kaçırırız. Bu durum bizi yapıcı bir eyleme geçme sorumluluğundan da kurtarır.

“Bu yaştan sonra ne olur.”, “Böyle gelmiş, böyle gider” demek bizi o durumu dönüştürmek için gerekli çaba harcama sorumluluğunu ortadan kaldırır.  Şikayet etmek eylemsizliğin neden olduğu suçluluk duygusunu bastırmanın en rahat yoludur.

Kalıplarla yaşamanın yerine; anın getirdiği gerçekleri görebilmek çok önemlidir. Otomatik tepkilerimizi görebilmek ve şikayet döngüsüne girmeden önce şu  sorulara cevap vermemiz oldukça önemli..

–          Kendimi güvende hissetmek için oluşturduğum bu yargılar beni koruyor mu yoksa yalnızlaştırıyor mu?

–          Hızla verdiğim bu tepki, şu an ki olayla mı bağlantılı, yoksa geçmişte yaşadığım hayal kırıklıkları ve üzüntülerin etkisiyle mi şu anda böyle tepkiler veriyorum? Bu tepkilerim hayatımı nasıl etkiliyor.

Hayatı “olması gerekenler”  veya “herkes böyledir” yaklaşımlarından çıkarıp, yaşadığınız deneyimleri anlamak için gösterilen çaba zihnin o katı duvarlarının esnemesine neden olur.  O zaman kendi kalıplarımızdan gerçek anlamada özgürleşebiliriz.

Zehra Erol

 

Uzm. Psk. Zehra Erol

Ezbere Yaşamlar

Recent Posts

Sıkılaşma işe yaramadı gevşetelim bari!

Enflasyonla mücadelede başarısızlığın kitabını yazan bir ekonomi yönetimi, bu süreci Hazine ve Maliye Bakanı başta…

6 saat ago

Elektrikli Araçlar İkinci Elde Ne Olacak?

Elektrikli Araçlar İkinci Elde Ne Olacak? Batarya Sağlığı Korkusu Otomotiv dünyası, fosil yakıtlardan elektrikli motorlara…

2 gün ago

Bursa Teruarında Yaşayan Mutfak Hafızası

Bir şehrin gastronomik kimliğini düşündüğümüzde zihnimiz genelde değişmez kabul edilen, tarif defterlerine sıkışmış tabaklara kayar.…

3 gün ago

Algıyı Yönetmek, Gerçeği Değiştirmez

Hayatın her alanında karşımıza çıkan bir kavram var: algı yönetimi. Yani insanların olayları sizin istediğiniz…

4 gün ago

Bile bile ladesin faturası çok büyük

Başta MSCI (Morgan Stanley Capital International) olmak üzere, uluslararası endeks sağlayıcılarının sert uyarılarının sonrasında, Sermaye…

1 hafta ago

Gün Batımında Bir Pera Gecesi

İstanbul, her sokağında ayrı bir hafıza barındıran büyüleyici bir açık hava müzesi gibidir. Ancak bu…

1 hafta ago