KEMAL, İNGİLİZ KEMAL

Gelmiş geçmiş en meşhur kurgu ajan karakteri James Bond’dur kuşkusuz. Kendisini tanıtma ritüeli de bir o kadar ünlüdür, Bond, James Bond.
Edebiyatta ve sinemada kurgu casus karakterler kadar iç gıcıklayan başka figürler yoktur muhtemelen. Olmak isteyip de olamadığımız bir çok özelliğe sahiptirler. Yakışıklı / güzel, yetenekli, cesur ve başına buyruk…

Kurgu olmayan gerçek kahramanlardan biri İngiliz Kemal

Bir de tarihe geçmiş, kurgu olmayan, canlarını gerçekten tehlikeye atmış kahramanlar vardır ki, hikayeleri çoğunlukla bilinse de kurgu casuslar kadar ünlü değildir çoğu.

İngiliz Kemal de bunlardan birisi. Bu lakabını çoğumuz biliriz. Yaşı büyük olanlar belki sinemaya uyarlanan bazı kurgu hikayelerden de bu isme aşinadır. Asıl adı Ahmet Esat’tır (sonradan Tomruk soyadını almıştır). Yakın tarihimizin özel ve önemli kahramanlarından birisidir. Evet, Bond’un sahip olduğu “oyuncaklara” sahip değildir belki, ama yetenekleriyle özel işler başarmış birisidir.

Ahmet Esat, 1893’te İstanbul’da Altımermer’de doğdu

Babası Evkaf Nezareti Varidât Kalemi Müdürü Mehmet Reşit Bey eğlence hayatına düşkün bir zattı. Nesi var nesi yok bu uğurda harcamıştı desek yalan olmaz. Ahmet Esat henüz beş yaşındayken vefat eder. Ahmet Esat’ı ve annesini dayısı himayesine alır.
Spora ilgili bir gençtir Ahmet Esat. Yüzme ve yelken dersleri alır, ama aklında pehlivan olmak vardır.
Orta öğrenim çağına geldiğinde dayısı onu Galatasaray Mekteb-i Sultanisi’ne yazdırır. O yılların gençleri arasında mektup arkadaşlığı, kartpostal ve pul değiştirme revaçtadır. Ahmet Esat’ın sıklıkla postaneye gitmesi 2. Abdülhamit’in hafiyelerinin gözünden kaçmaz. Galatasaray Sultanisi’ndeyken hocaları olan ve sonra yurt dışına kaçmış olan hürriyet yanlısı Ahmet Rıza Bey ile mektuplaştığı şüphesiyle izlenir. Bir süre sonra lisede yönetime karşı teşkilat kuran öğrencilerden biri olduğu şüphesiyle tutuklanarak Yıldız Sarayı’na götürülür. Sonrasında serbest bırakılsa da gözler hep üzerindedir. Dayısı Ahmet Esat’ın başına bir iş geleceği endişesiyle onu kaçak olarak, İngiltere’ye giden bir gemiye yerleştirir. Kaçak yolcu seyahat esnasında yakalansa da gemi kaptanı ondan hoşlanır ve himayesine alır, İngiltere’de koleje yazdırır.

Pehlivan olamamıştır, ama kolejde boks sporu ile ilgilenmeye başlar

İngilizce ve Fransızcayı gayet iyi söker. 1914 yılında mezun olurken İngilizce’nin farklı şivelerini konuşabilecek kadar geliştirmiştir kendisini.
Başarılı bir boksördür. Bu sayede önemli kişilerle tanışma, onların çevresine girme şansını da yakalamıştır. Evet, bir dünya ya da olimpiyat şampiyonluğu yoktur boksta belki ama ona ileride çok faydası olacak ilişkiler geliştirmiştir ve Avrupa’da bir çok yeri dolaşma şansı yakalamıştır.
1. Dünya Savaşı ile birlikte Türkiye’ye döner. 1914 yılında topçu asteğmen olarak Çanakkale Cephesi’ne sevk edilir. Çok sayıda yabancı dile hakimiyeti, Avrupa’yı ve Avrupalıları tanıması, gözü karalığı ile dikkatleri çeker.

Çanakkale Savaşı sonrasında Teşkilat-ı Mahsusa’ya katılır

İlk önemli görevi Kut’ül Amare’de esir edilen İngiliz generali Townshend’dan bilgi edinmektir. Tutuklanan bir İngiliz vatandaşı kimliği ile townshend’in olduğu hapishaneye atılır. Topladığı bilgileri Teşkilat-ı Mahsusa’ya iletir.
İttihat ve Terakkî’nin iktidardan ayrılmasıyla birlikte Teşkilât-ı Mahsusa tasfiye edilince Ahmet Esat Beyoğlu’ndaki bir boks kulübüne gitmeye başlar. Kulübün sahibinin adı Kemal’dir. Ahmet Esat sonradan onun adını alacaktır.
Turnuvalara katılan ve özel maçlara çıkan Ahmet Esat hafif siklette iyice isim yapmaya başlar. Ancak İngiltere ordu şampiyonu ile yaptığı karşılaşmadan sonra ünü iyice yayılır.
Ahmet Esat o maçı şöyle anlatır: “Babi denen herif benim bir buçuk mislimdi. Fena bir sağı vardı ama yavaştı. Seyircinin gazına geldiği için bir an önce nakavt yapmak için haldır – huldur tek yumruk sallıyordu. Ben de o yumrukları eskiv edip böğrüne gömülüp duruyordum. Bir ara ringde ağzını bozdu. Ben de ona en kenar mahalle küfründen ve en sunturlusundan İngilizce giydirdim. Dangalak şaşırdı. Yedinci rauntta patlak lastik gibi soluyordu. Midesine iki dirsek, çenesine bir sağ kroşe çakınca suratıma nefretle baktı ve yere düştü. Ringden ayakta bile inemedi. Şampiyonu salla sırt götürdüler.”

İşgal sırasında İngilizlerin tutukladığı İttihat ve Terakki üyelerini kurtarmaya çalışması kendisinin de tutuklanmasıyla sonuçlanır. Kaçar ama yine yakalanır. Çanakkale’deki İngiliz sahra hapishanesine transfer edilir ve oradan kaçmayı başarır. Biga’da Kuvva-yı Milliye ile tanışır. Milli mücadele için bir aydınlanma yaşar.
Teşkilat-ı Mahsusa’da edindği yeteneklerini şimdi Kuvva-yı Milliye için kullancaktır. Boks kulübünün sahibi Kemal Bey’in adını takma adı olarak seçer: İngiliz Kemal.

Önemli başarılarından birisi İzmir’in ilhakını geciktirmesi olur. Köprülülü Kazım Bey, anılarında Ahmet Esat’ı şöyle anlatır: “İngiliz Kemal, İstanbullu vatansever bir gençti. Kıyafet ve hüviyetini değiştirip kendisini İzmir’e gönderdik. Yanındaki beyannameleri ve bombaları beraberinde götürdü. Şehrin uygun yerlerine bıraktı. Beyannamelerde İzmir ilhakı ilan edilirse Kuvayı Milliye’nin çok şiddetle davranacağı bildiriliyor ve düşman tehdit ediliyordu. Bunun üzerine İzmir’in ilhakı geciktirildi.”

Daha sonra bir Amerikalı paravanıyla Anzavur Çetesi’ne katılır. Çetenin planlarını ve silah gücünü raporlar. Bu sayede Anzavur Çetesi’nin ayaklanması çökertilir.

Ardından Yunan ordusu karargâhına girmesi görevini alır. Burada topladığı bilgileri Ankara’ya rapor edecektir. Amerikalı gazeteci ve sinema muhabiri Harry Willy kimliği ile Rodos’a gider. Rodos kumarhanelerinde hileyle de olsa 45 bin frank kazanır ve İzmir’e dönerek faaliyetlerine başlar.
Eğlence hayatına düşkün bir Amerikalı gazeteci rolündedir ve Yunan subaylarıyla samimiyet kurar. Çerkez Ethem’in Yunan ordusuna sığınan adamlarından birisi tarafından tanınana kadar edindiği bilgileri Ankara’ya aktarır.
Yunanlılar tarafından tevkif edilip Atina’ya nakledilir. Suçlamaları ısrarla reddeder ve tek kelime Türkçe konuşmaz. Bu tavrıyla mahkeme heyetini bile ikilemde bırakır. Esaretin on dördüncü ayında firar eder ve gizlice İzmir’e döner. Bu kentin onun için tekin olmaması nedeniyle Batı Trakya’da görevler üstlenir.
1934’te soyadı kanununun çıkmasıyla, ringdeki sert yumrukları nedeniyle Tomruk soyadını seçer.

Evet, bu hayat hikayesi bir spor ve sporcu hikayesi değil. Ancak bir sporcuyu ve yaptığı spor sayesinde girdiği çevrelerde ülkesi için hayatını defalarca riske atan bir kahramanın hikayesi. 19 Mayıs’a yaklaşırken bundan daha güzel bir hikaye olur mu?

Behçet Üstün

Paylaş

Son Yazılanlar

Hayat bir sofra olsa nasıl olurdu?

Bayram tatilinde aklıma “Hayat bir sofra olsa nasıl olurdu?” sorusu takıldı. Cevabı çok düşündüm. Ve sonunda yaşamın her evresinden acı, tatlı, ekşi tüm tatları buluşturacağı

Hayvanları kısırlaştırmak da soykırım mı?

Modernizmin insanlığa çağ atlattığı görüşüne bir grup köktenci dindar ve postmodernizmin tadı kaçmış sakızını çiğneyen neoliberal dışında hemen herkes katılır. Tabii ki her şey, modernizm

Siz de ipotekli konut alıyorsanız dikkat!

Değişen ekonomik koşullar nedeniyle son bir yılda konut kredi faiz oranları yüzde 3’ün üzerine çıktı. Hatta kamu bankalarında, son bir aydır faiz oranları yüzde 4’ün

Tarifleri yeniden yorumlayan şef

Yazılarımı takip edenler farkındadır şüphesiz. Son zamanlarda tanıttığım mekanlar genel olarak ufak, fazla göze çarpmayan lokasyonlarda, hatta biraz kıyıda köşede kalmış yerler. Kapılarında kocaman afişler,

Bodrum’da bu yaz neler oluyor?

NİŞANTAŞI KADINLARININ BODRUM ÇIKARMASI   Ayşem Saraçoğlu, Ayşegül İlsever, Selma Şeşbeş, Nişantaşı’nın en havalı zamanlarında eğlence damgasını vurmuş üç kadın işletmeci. Şehrin en popüler mekanlarını

Gençler futbolcular heyecan veriyor

Olimpiyatlar ve Futbol Dünya Kupası ile birlikte belki de dünyanın en önemli spor organizasyonları arasında sayılabilecek Avrupa Futbol Şampiyonası başladı. Futbolseverler açısından sıcak günler… Tüm

Bayram tatilinize lezzet katacak mekanlar

Geçen hafta sizlerle İstanbul’un özel lezzet duraklarından damağımda iz bırakanları paylaşmıştım. Bugün malum 9 günlük bayram tatili başlıyor. Milyonlar bayram tatili için yola çıkıyor. Bu