Salgınların farkı, bağışıklık sistemi ile ilişkileri̇
İnsanoğlunun oluşumundan itibaren birçok istenmedik, ani, ailenizden derinden gelen olaylarla karşı karşıya geldi. Bu olayların neler olduğuna bakılırsa deprem, sel gibi doğal olaylar; savaşlar, kazalar gibi insani olayların gerçekleştiği durumlar görülür. Bu olağanüstü olaylar arasında bozulmaların yaşandığı da yer almaktadır.
Bulaşıcı hastalıklar insandan insana; hayvandan insana; topraktan, sudan, havadan insana geçişi olan hastalıklardır. Çevremizde gözle görülemeyen küçük canlılar (mikroorganizmalar) vardır. Bunlardan mikroplar, yani mantar, virüs, bakteri, prion, DNA parçaları gibi bazıları vücuda saldırarak bulaşıcı hastalıkların oluşmasına sebep olurlar.
Bağışıklık sistemi zayıf kaldığı zaman daha çabuk ya da çok hasta olunur. Örneğin verem hastalığının iyi beslenemeyen kişilerde ortaya çıkmasının sebebi budur. İyi beslenmeyen birinin bağışıklık sistemi zayıf kaldığı için mikroplar savunma sistemini rahatlıkla geçer.
Üst solunum yolu enfeksiyonları (influenza, covid), bel soğukluğu, bruselloz, çiçek, difteri, dizanteri (amipli veya basilli), grip, kızıl, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, kolera, menenjit, sıtma, suçiçeği, tetanos, tifo, tifüs, tüberküloz, viral hepatitler.
Vücut mukavemeti korunmalı, bunun için dengeli ve sağlıklı yeme içmeye dikkat edilmeli ve düzenli bir hayat tarzı sürdürülmelidir. Ayrıca doğal bağışıklık sistemi, gerekli aşıları yaptırarak koruyup güçlendirmelidir.
Bulaşıcı hastalık salgını olan yerlere mecburen gitmek gerekiyorsa, alınacak tedbirler ve yapılacak aşılar konusunda doktora danışılmalıdır. Temizlenmemiş kirli yiyecekler yenmemeli, vücut temizliğine gereken dikkat gösterilmelidir.
Genellikle vücudun dışa açılan boşluklarıdır: Kulak, burun, boğaz, ağız boşluğu, cildin yaralanmış herhangi bir yeri.
Mikropların saldırdığı bölgeye ve türüne göre değişmekle birlikte bulaşıcı hastalıkların ortak belirtileri arasında çoğunlukla ateş, hâlsizlik, iştahsızlık, baş ağrısı, genel vücut ağrıları, bazı hastalıklarda (kızıl, kızamık, su çiçeği vb.) döküntüler, bazı hastalıklarda ishal, titreme bir mikrop örneğin bademciklere ya da yutağa yerleşmişse önce orada mevzi kazanır.
Vücudun savunma hücrelerini geçerse soluk borusuna, hatta akciğerlere kadar ilerleyebilir. Bu durumda vücudun reaksiyonu da değişir. Eğer vücut enfeksiyonu sınırlandıramazsa enfeksiyon artık daha sistemik hasarlara yol açabilir.
Salgın hastalıkların önüne geçmek için bazı önlemler alabiliriz. Hijyen kurallarına dikkat etmek ve düzenli beslenmek önemlidir. Sık sık ellerimizi yıkamak, yüzümüze dokunmamak ve temizlik önlemlerini uygulamak bulaşma riskini azaltır.
Ayrıca maske takmak, sosyal mesafeyi korumak ve kalabalık ortamlardan kaçınmak da salgın hastalıkların yayılmasını engellemeye yardımcı olur. Sağlık otoritelerinin yönergelerini takip etmek de önemlidir. Hep birlikte bu önlemleri alarak salgın hastalıkların yayılmasını kontrol altına alabiliriz.
Salgın hastalıklarından korunmak için tıbbi beslenme tedavisi:
Beslenme insanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak yaşaması için gerekli olan besin ögelerini yeterli miktarda alıp vücutta kullanabilmesidir.
Neyi, Ne Kadar Yemeli?
Vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için enerji ve besin öğelerine ihtiyaç vardır. Enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasına ve vücutta uygun şekilde kullanılmasına “yeterli ve dengeli beslenme” denir. Yeterli ve dengeli beslenme için dört temel besin grubunda yer alan besinler her gün yeterli miktarda tüketilmelidir.
Toplumumuzda salgın hastalıklardan korunmak için antiinflamatuvar diyet önerilmektedir. Anti-inflamatuar diyet, vücut sağlığını en iyi derecede tutmayla ilgili bilimsel bilgiye dayanarak, gıdaları seçme ve hazırlama yoludur. İnflasmayonu (iltihap) etkilemesinin yanı sıra, bu diyet vücuda enerji, vitamin, mineral, yağ asitleri ve koruyucu bitkisel besinleri sağlar.
Genel olarak anti-inflamatuar diyetin önerileri:
Dünya, fosil yakıtlardan arındırılmış bir geleceğe doğru hızla ilerlerken, bu dönüşümün kalbinde sessiz ama devasa…
90’ların süper model saç ve makyajının kalıcı bir çekiciliği var. On yıllar sonra bile bu…
Tersane İstanbul’un Haliç’e bakan o sakin ama vakur atmosferinde, geçtiğimiz günlerde insanlık tarihinin en eski…
“Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi” ile İzmir’de somut ve ölçülebilir etki yaratmaya devam ediliyor. Zurich…
Su içsem yarıyor” sözü aslında sanıldığı kadar abartı olmayabilir. Lipödem konusunda Türkiye’nin önde gelen isimlerinden…
Kalissa Beauty & Wellness’tan zayıflama sürecine bütüncül yaklaşım Sağlıklı ve kalıcı kilo kontrolü, yalnızca kilo…