Su içsem yarıyor” sözü aslında sanıldığı kadar abartı olmayabilir. Lipödem konusunda Türkiye’nin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Ahmet Karacalar’a göre, bazı kişilerde kilo vermeyi zorlaştıran durumların arkasında yalnızca beslenme değil, lipödem ve genetik faktörler de yer alabiliyor.
Tutumlu gen yaklaşımına göre, atalarınızdan miras kalan “kıtlık bilinci” nedeniyle vücut, enerjiye kolay ulaşılabilse bile yağ depolamaya daha yatkın olabilir. Özellikle lipödemle birlikte görülen bu durum, kişinin diyet yapmasına rağmen kilo verememesi ya da bacak ve kollar gibi bölgelerde dirençli yağlanma yaşamasıyla kendini gösterebilir.
Diyet yapıyor ama kilo veremiyor musunuz? Lipödem ve “Kıtlık Geni” ihtimali!
Kilo vermek için en sık başvurulan yöntemlerden biri kalori kısıtlamasıdır. Ancak bazı durumlarda, düşük kalorili diyetlere rağmen kilo kaybı bir noktadan sonra durur. Hatta bazen kişi daha az yemesine rağmen tartıda ilerleme göremez. Bu durumun arkasında, vücudun evrimsel bir savunma mekanizması olan tutumlu gen yer alabilir.

Prof. Dr. Ahmet Karacalar’a göre bu geni taşıyanlar kalori alımını ciddi şekilde azalttığında vücut bunu bir kıtlık sinyali olarak algılıyor. Bunun sonucunda bazal metabolizma hızı düşüyor, vücut daha az kalori yakmaya başlıyor, yağ depolama eğilimi artıyor. Enerji tasarrufu moduna geçiliyor.
Ara ara kalori artırmak, vücudun kıtlık algısını kırmaya yardımcı olabilir
Prof. Dr. Ahmet Karacalar, “Kilo vermek için sayısız diyet denemenize rağmen özellikle bacak, kalça ya da kollarınızdaki incelmenin bir türlü gerçekleşmediğini fark ettiyseniz, bunun nedeni tutumlu genin aktifleşmesi ve lipödem olabilir” diyor.
Lipödem aslında kronik bir hastalık
Lipödem, genellikle kadınlarda görülen, yağ dokusunun anormal ve simetrik şekilde birikmesiyle karakterize kronik bir hastalık. En sık bacaklarda ve kalçalarda görülüyor, ancak ilerleyen evrelerde kollara da yayılabiliyor.
Lipödem diyetle tedavi edilemiyor. Ancak doğru bir diyet hastalığın ilerleyişini yavaşlatıyor, şikayetleri azaltıyor. Normal yağın aksine, lipödem yağı genellikle geleneksel kilo kaybıyla küçülmüyor, ancak durumun kötüleşmesini önlemek için sağlıklı bir kiloyu korumak önerilenlerin başında geliyor.
Bu noktada Prof. Dr. Karacalar, “Erken teşhis ve tedavinin öneminden bahsediyor ve ekliyor; “Basit yağ birikiminden hareketliliği etkileyebilecek daha ciddi aşamalara ilerlemeyi önlemek genel sağlık için çok önemlidir. İhmal edilmemeli”.

Tedavinin ana merkezinde liposuction ve özellikle bacaklar için özelleşmiş bir yöntem olan superdry liposuction önemli yer tutuyor.









