İlişki Sorunlarını Yapay Zekaya Anlatmayın

Günümüzde çiftler, ilişkilerinde yaşadıkları anlaşmazlıkları çözmek için giderek artan bir şekilde yapay zeka uygulamalarına başvuruyor. Özellikle ChatGPT gibi yapay zeka asistanlarının, partnerle doğrudan iletişim kurmak yerine bir “danışman” gibi kullanılması, uzmanlara göre ilişkilerde ciddi riskler barındırıyor.

Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bu eğilimin sistemik terapide “üçgenleşme” olarak adlandırılan savunma mekanizmasının dijital bir yansıması olduğuna dikkat çekiyor.

Yapay Zeka, İlişkilerde Yeni Bir Savunma Alanı Yaratıyor

İlişkilerde yaşanan sorunlar ve belirsizlikler karşısında çiftlerin giderek daha sık yapay zekaya yöneldiğini belirten Dr. Psk. Sevilay Abudaram, partneriyle yüzleşmenin getireceği kaygı, üzüntü, korku gibi zorlayıcı duygulardan kaçınan bireylerin, yapay zekayı bir tür tampon olarak kullandığını ifade ediyor.

Bu durumun, ilişkiye farkında olunmadan bir “üçüncü taraf” dahil edilmesi anlamına geldiğini vurgulayan Abudaram, şöyle konuşuyor:

“Yapay zekaya başvuran kişi, çoğu zaman onunla bir ittifak kurmaya çalışır. Amaç, partnerine karşı elini güçlendirmek ve kendine bir savunma alanı yaratmaktır. Bu da ilişkide bir mücadele alanı oluşmasına neden olur. Eşler, birbirlerini anlamaya çalışmak yerine kimin haklı olduğunu ispat etmeye odaklanır.”

Bu tablo, uzmanlara göre ilişkideki bağın zayıflamasına ve duygusal temasın giderek azalmasına yol açıyor.

Belirsizlikten Kaçışın Dijital Yolu

İlişkilerde sorun yaşandığında bireylerin en yoğun hissettiği duyguların başında çaresizlik, kaygı ve üzüntü geliyor. Bu duygularla birlikte, sorunun hızla çözülmesi ve belirsizliğin ortadan kalkması yönünde güçlü bir beklenti oluşuyor.

Dr. Psk. Sevilay Abudaram, tam da bu noktada yapay zekaya yönelmenin cazip hale geldiğini belirtiyor:

“Partnerle konuşmak, duygularla yüzleşmeyi ve risk almayı gerektirir. Oysa ChatGPT’ye sormak daha kolay, zahmetsiz ve kontrol edilebilir gibi algılanır. Ancak bu, sorunu çözmekten çok erteleyen ve derinleştiren bir tutumdur.”

Abudaram’a göre, yaşanan bir tartışmanın ardından bireylerin “haklı mıyım?” ya da “eşim şu an ne düşünüyor?” gibi soruları yapay zekaya yöneltmesi, ilişkisel açıdan endişe verici bir tabloyu ortaya koyuyor. “Teknoloji hayatı kolaylaştırabilir; ancak bir ilişkiyi bir algoritmaya emanet etmek, o ilişkiyi farkında olmadan sona doğru sürükleyebilir” diyor.

Asıl Mesele: Güven ve Değer Algısı

Uzmanlara göre yapay zekaya yönelimin altında yatan temel mesele, bireyin partnerinin gözündeki ve gönlündeki yerinden emin olamaması. Kişinin kendisini ne kadar değerli, ne kadar sevilebilir ve ne kadar vazgeçilmez hissettiği, ilişkideki güven duygusunu doğrudan etkiliyor.

Bu güven duygusu zedelendiğinde birey, yanıtını bilmediği soruları partnerine sormak yerine ChatGPT’ye yöneltme eğilimi gösteriyor.

Ancak ilişkiyi iyileştirmek amacıyla kurulan bu yapay zeka “ittifakları”, çoğu zaman tam tersine etki ederek ilişkiyi daha karmaşık bir hale getiriyor. Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bu durumun bireyde güvensizlik, kaygı ve korku duygularını daha da artırdığını vurguluyor.

İlişkilerde Yapay Zekaya Başvurmanın İki Temel Yansıması

Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, çiftlerin yapay zekaya yönelmesinin temelinde belirsizlikten kurtulma isteğinin yattığını belirterek, bu durumu iki ana başlık altında değerlendiriyor:

1.⁠ ⁠Zihin Okuma Eğilimi

Zihin okuma, bireyin partnerinin ne düşündüğünü ya da ne hissettiğini doğrudan sormak yerine tahmin etmeye çalışması olarak tanımlanıyor. Günümüzde bu tahmin süreci, yapay zeka aracılığıyla yapılmaya başlanmış durumda. Bireyler, ilişkilerinde yaşadıklarını ChatGPT’ye anlatarak eşlerinin zihnini “okuduklarını” varsayıyor.

Bu durum, partnerle gerçek bir iletişim kurmadan, olasılıklar üzerinden ilerleyen bir ilişki biçimine yol açıyor. Dr. Abudaram’a göre bu, “-mış gibi” yaşanan, gerçek temastan uzak bir ilişki anlamına geliyor.

2.⁠ ⁠İlişkide Üçgenleşme

Bir diğer yaygın eğilim ise ilişkide yaşanan sorunları üçüncü bir tarafa taşıma. Eskiden bu rolü arkadaşlar, aile üyeleri ya da yakın çevre üstlenirken, günümüzde yapay zeka uygulamaları bu boşluğu dolduruyor. Ancak uzmanlara göre bu tutum, ilişkinin altına dinamit koymakla eşdeğer.

“Yapay zekadan alınan yanıtlar ne sizin ilişkinize ne de partnerinize özgüdür. Algoritmalar, ilişkiye dair duygusal bağlamı, ses tonunu, bakışı ya da niyeti okuyamaz” diyen Abudaram, bu nedenle yapay zekaya danışmanın riskli olduğunu vurguluyor.

“İlişkinizin İhtiyacı Mantık Değil, Duygusal Temas”

Sistemik açıdan bakıldığında, eşler arasındaki bir sorunun robota sorulmasının modern bir “zihin okuma” hatası olduğunu ifade eden Dr. Psk. Sevilay Abudaram, sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Eşinizin gözlerinin içine bakarak, ses tonundaki titremeyi hissederek almanız gereken cevabı, soğuk bir ekrandan okumaya çalışıyorsunuz. Bu, ilişkisel bir tembelliktir. Yapay zeka size ‘haklısınız’ diyebilir; ama o gece sarılıp uyuyacağınız kişi yapay zeka değil, eşinizdir. İlişkinizi verilere değil, birbirinizin kalbine ve niyetine emanet edin.”

 

Paylaş

Son Yazılanlar

Merhamet Kubbelerin Altında Kalmasın

Gündelik hayatın telaşı içinde önünden geçip gittiğimiz camiler, sadece insanların ibadet ettiği mekanlar değildir. Bu topraklarda camiler, yüzyıllar boyunca sadece insana değil; kuşa, kediye, köpeğe

Gelenekten Geleceğe Tabaktaki Hafıza

Coğrafya, sadece üzerinde yaşadığımız sınırlar ya da harita çizgileri değildir. Aynı zamanda kuşaklar boyu biriken ortak hafızamızın ve kimliğimizin en somut taşıyıcısıdır. Bu hafızanın en

SpaceX için milyarlarca dolarlık imtihan

   Bu hafta, özellikle teknoloji şirketlerinin yöneticileri ve teknoloji hisselerinin yatırımcıları açısından oldukça tedirgin edici geçti. Yeni haftaya da endişeli giriyorlar. SpaceX için milyarlarca dolarlık

Emek ve kurumsal hafıza üzerine…

Bir an için hayal edin… Öyle bir şirkette çalışıyorsunuz ki, akşam olduğunda eve gitmek istemiyorsunuz. Çünkü orada yalnızca işinizi yapmıyor, üretiyor, “bi’ şeyler” inşa ediyorsunuz.

Başkentin Sessiz Hafızası

Ankara, dışarıdan bakıldığında gri binaların, bürokratik koridorların ve mesafeli yüzlerin şehri gibi görünür. Oysa bu kentin kendine has, içe dönük ve son derece derin bir

İlişkilerde “Benden Beklenen Bu” Yaklaşımı

“Zaten erkekler aldatır”, “Erkeklerin yapısı böyle”, “Erkek tek eşli değil”. Zihnimize kazınan bu cümleler sadece kadın-erkek ilişkilerini olumsuz etkilemiyor. Erkek kimliğini de değersizleştiriyor. Bir erkeği

Akdeniz kıyısındaki yolculuğun ardından

Akdeniz’in iki farklı yüzünü, aynı yolculukta deneyimlemek… Bir yanda denizin ferahlatıcı nefesi, diğer yanda dağların dinginliği ve sessizliği. Bu seyahatimde konakladığım iki farklı otel, bana

Geleneksel Mirasın Modern Ateşi

Ataşehir’in yoğun ritmi ve modern çehresi arasında, ismiyle müsemma sapa bir sokakta saklanıyor Sapa İstanbul. Kapıdan içeri adım attığınız anda dış dünyadan tamamen soyutlanıyorsunuz. Sizi

Lavanta döneminde Provans yolculuğu

Mor renkli bir rüyanın içine girmek isteyenler için, hayalin ve ilhamın başrolde olduğu düşler diyarına yapılan bir yolculuk bu… Provence’a yaptığım yolculuk, sadece bir seyahat

Benim gibi kaçıngan biri…

Benim gibi kaçıngan, kendi hamur kabının başında, şimdi neyi ne kadar koyacağını düşünen bir yabanın, ilkel düzeneği ile bir taş değirmeni kendi gücüyle çevirmeye çalıştığı