İlişkilerde İspat Paradoksu

İspat paradoksu. Kendini var edebilmek için, kendine zarar vermek.
Bir ilişkide görülmek istemek son derece doğal ve insani bir bağ kurma arayışıdır. Ancak bu sağlıklı talep, üç temel kırılma noktasıyla yön değiştirir ve yıkıcı bir ispat çabasına dönüşür:

İlk neden ;Öfke ve Sarsma İhtiyacı

Sakin ve yapıcı yollarla duyulamayacağına inanan zihin, çaresizliğin getirdiği öfkeyle hareket etmeye başlar. Artık amaç ortak bir duyguda buluşmak değil; “Beni duymuyorsan, sarsılarak fark etmek zorunda kalacaksın” mesajını vermektir.

Anlaşılmanın yerini, ne pahasına olursa olsun varlığını hissettirme çabası alır.

İkinci olarak;Dışsal Onay Bağımlılığı ve Yok Sayılma Kaygısı. Bu kaygı kişinin tehdit algısını tetikler ve buna karşı savunma olarak açığa çıkar.

Özdeğeri dışarıdan gelecek tepkilere aşırı bağlı olan birey için partnerin en ufak ilgisizliği veya mesafesi basit bir anlık durum değil, doğrudan bir *”yok sayılma tehdidi”*dir.

Bu tehdit karşısında panikleyen kişi, hem kendini hem de ilişkiyi zora sokan radikal adımlara başvurarak varlığını zorla teyit ettirmeye çalışır.

Son olarak da. Güç Savaşı ve Savunmasızlık Korkusu, yani Sana İhtiyacım Var” Diyememek;

En zorlayıcı boyut ise ilişkinin bir mücadele alanı olarak görülmesidir. Sağlıklı bir bağlanma “Sana ihtiyacım var” diyebilmeyi ve hassas yanlarını açabilmeyi gerektirir.

Ancak bunu bir zayıflık olarak algılayan zihin, hassasiyetini gizlemek için sertleşir. Bağ kurmak yerine: “Benim gücümü, sınırımı ve yokluğumun yaratacağı boşluğu göreceksin” diyerek ilişkiyi bir güç gösterisine çevirir.

“Sonuç olarak; görülme arzusu ‘Ben buradayım, beni duy’ diyen şeffaf bir davetken; ispat çabası ‘Benim varlığımla yüzleşmek zorundasın’ diyen bir güç hamlesidir.

Bir insan var olduğunu kanıtlamak için kendi ilişkisini ve benliğini yakmak zorunda kalıyorsa, Sorun kendinizi ifade edemeyişiniz değil; görülmek için kendi sınırlarınızı zorlayan tepkilerinizdir…

Zehra Erol

Paylaş

Son Yazılanlar

Sabah sabah tüm uyur-giderler…

Sabahları oradan oraya gidip gelen onca insanın yeni bir güne başladıklarını algılamaktan biraz uzak olduklarını düşünüyorum. Otomatik olarak yola koyulup, fiziksel

Telefon Üreticileri Araba Yapıyor

Telefon Üreticileri Araba Yapıyor, Peki Araba Üreticileri Ne Yapıyor? Geçtiğimiz yıllarda bir akıllı telefon üreticisinin kendi otomobilini sıfırdan tasarlayıp seri üretime

Tahran’ın Köklü Lezzet Hafızası

Geçtiğimiz günlerde, Tarihin Tenceresinden kitabının yazarı sevgili dostum Z. Petek Çırpılı’nın nazik daveti vesilesiyle Tahran’ın köklü lezzet hafızasını İstanbul’a taşıyan mekân,

Uğraş, çalış, başar… Ya sonra?

“Sözün bittiği yer” derler ya, anne babalar olarak o noktadayız. Çocuklarımızın geleceğini düşünüyor, onlar için imkanlarımızı zorluyor, doğru kararları vermeye çalışıyoruz.

Güzellik artık bir “tık” uzakta mı?

Gelişen teknolojinin estetik uygulamaları nasıl değiştirdiğini geçtiğimiz hafta katıldığım bir toplantıda dinledim. René Clinic’te yapılan toplantının konusu, farklı lazer etkilerini tek