Kemik sağlığı nasıl korunur ve güçlendirilir?

Diyetisyenseniz danışanınızın sizin için en önemli bilgilerinden biri de boy bilgisi oluyor. Çünkü oranlama ve yüzdesel hesaplama yaparken boy faktörü önemli bir dilimi oluşturuyor.  Anamnez sırasında geçen diyaloglar arasında en sempatik cümlelerden biri de 20’li yaşlarımda boyum 1…  şuan ise görüyoruz ki kayıp var ve bu, en az 2 – 10 cm arasında oluyor.

Kemikler arasındaki sıvı kaybının nedenleri arasında, kemik yoğunluğu ve kolajen dokusunun zamanla azalmasının yanı sıra korunmayan kemik sağlığı yer alır derim hep. Yani kalsiyum kaynaklarının düzenli ve doğru porsiyonlarda alınmaması (beslenme), hamilelik sürecinde iyi beslenememe, zamanla gelişen osteoporoz (kemik erimesi) , doğumsal raşitizm ve kemik kütlesi, kalıtım, cinsiyet, ırk, hormonal durumlar kemik sağlığını direkt etkiler. Kemik kütlesi iskelet kas sistemiyle ilişkili olarak da egzersiz, vücut ağırlığı ve alkol tüketimi ile sigara gibi yaşam tarzına ilişkin faktörlerden de etkilenir. En önemli unsur ise 70-75’inin nedeni genetik etkidir. Ancak, beslenme ve fiziksel aktivite gibi değiştirilebilir unsurlar, kemik gelişimi ve kemik kaybının azalmasında (olan kütlenin korunmasında) önemli rol oynar.

KEMİK SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN

Sağlıklı kemikler için hormon seviyenizi takip etmeliyiz

Günde 3 porsiyon süt ve süt ürünü tüketmeliyiz

D vitamini alımına özen göstermeliyiz

Kemiklerimizi güçlendirmek için egzersiz yapmalıyız

Sigara içmeyip, içilen ortamlarda bulunmamalıyız çünkü  kafein de kalsiyumun emilimini olumsuz yönde etkiler.

Metabolizma yaşımızı düşürmeli ve ideal kilomuzu korumalıyız.

Kemik yoğunluğumuzu ölçtürmeyi unutmamalı ve gebelikte Ca+ kaynakları alımına dikkat etmeliyiz.

Potasyum kemiklerimiz için kalsiyum kadar önemli, kalsiyum kadar elzem bir kaynaktır ki görevi vücudumuzdan kalsiyumu uzaklaştıran asitlerin sentezini engelleyerek dolaylı yoldan kemik sağlığına katkı sağlamaktır. Ayrıca yapılan son çalışmalar potasyumdan zengin diyet ile sağlıklı kemikler arasında paralellik olduğunu gösterir.

Susam, susamın soğuk sıkım hali olan tahin vegan ve vejetaryenler için harika bir CA+ kaynağıdır.

Kalsiyum: Kemikler için lokomotiftir. Kalsiyum içeren besinler; süt ve süt ürünler, soya fasulyesi, fıstık, ceviz, badem, lahana, brokoli, koyu yeşil yapraklı sebzelerden alabiliriz.

A vitamini: Kemik gelişimine ve büyümesine katkısı oldukça fazladır. A vitamini yönünden zengin besinler; turuncu renkli besinler, süt, yumurta, balık, karaciğer ve peynirdir.

Magnezyum: Kemik gelişimine katkı sağlar. En başta yağlı tohumlar bunlar (badem, fındık v.b), rafine edilmemiş tahıl taneleri ve koyu yeşil yapraklı sebzeler önemli kalsiyum ve magnezyum kaynağıdır.

Çinko: Sağlıklı kemik gelişim için gereklidir. Çinko içeren besinler deniz ürünler, kırmızı et, mantar, ceviz, kabak çekirdeği, badem, fındık, fasulye, bulgur ve bezelye olarak sıralanabilir.

Potasyum: Kemikler için gereklidir. Günlük tüketilmesi gereken potasyum miktarı 3,5 gramdır. Potasyumdan zengin besinler; koyu yeşil yapraklı sebzeler, muz, kayısı, kabuklu patates, yoğurt ve avokadodur.

D vitamini: Kemik sağlığı için önemlidir; balık yağı, süt ve süt ürünler, morina balığı yağı, sardalye, uskumru, somon, ton balığı, yumurta sarısı, tereyağı ve yulaf ezmesi gibi besinlerde D vitamin bakımından zengindir.

K vitamini: Kemik dostudur; yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, Brüksel lahanası, maydanoz, şalgam, pancar yaprağı, bamya, marul, brokoli, kuşkonmaz, yeşil çay, kivi K vitamini içeren besinler arasındadır.

D vitamini, proteinler, kalsiyum ve fosfor gibi mineraller kemiklerin ana besin maddeleridir ve düzenli olarak alınması gerekir. Kadınlarımızın 50’li yaşlardan itibaren aldıkları kalsiyum miktarını artırması gerekir. 50 yaşına kadar günde 1 g (1000 mg) kalsiyum alınırken, 50 yaşından sonra bunun 1,5 g’a (1500 mg)’a çıkarılması öneriyorum.

Sağlıcakla Kalın…

Diyetisyen Esra Şahin

Paylaş

Son Yazılanlar

Gençler Neden Bu Kadar Öfkeli?

Son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’tan gelen haberler, toplum olarak uzun süredir görmezden geldiğimiz bir gerçeği yüzümüze sert bir şekilde çarpıyor: Okul baskınları, öğrenciler arasında organize

Tabağın Görünmeyen Yüzü İle Yüzleşebilmek

Yemeğin sadece biyolojik bir ihtiyaç olduğunu düşünmek, büyük bir yanılgıdır. Tabağımıza gelen her lokma, aslında binlerce yıllık bir hiyerarşinin, ekonomik dengelerin ve sosyal mücadelelerin sessiz

Bu Dünya Sadece Bize Ait Değil…

​İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye genelinde sahipsiz sokak hayvanlarının büyük bir kısmı toplandı; 51 ilde bu süreç tamamlanırken, büyükşehirlerde oran yüzde 64’e ulaştı. Rakamlar büyük,

Sürrealist Bir Pazar Günü

Pazar haftanın en güzel günüdür. Geride kalan günlerin esaretine bir günlük salıverilmedir. Dünyanın bıkkın seyrine, başka bir perdeyle açılış yapan gongudur. Bıktırıcı, hıçkırıktan farksız gün

Mavi Ve Yeşil Arasında Gastronomi Senfonisi

Karadeniz’in hırçın mavisiyle uysal yeşilinin birleştiği o büyülü eşikte, Doğu Karadeniz’in giriş kapısı Ordu, yalnızca bir coğrafi koordinat değil; binlerce yıllık bir anlatının mutfaktaki estetik

Bir Davet, Bir Şehir, Bir Dönüşüm

Adana’da karnavalın ötesinde, lezzetle kurulan bir hikâyenin içinden geçiyoruz. Bu hikâyede şehrin hafızası, üretme biçimi ve kendini yeniden anlatma cesareti var. Her tabakta geçmişle gelecek