1953 Tıp Fakültesi Mezunları olarak bizim sınıf çok özeldi. Ama Rana’mız bir başkaydı. Sevgili sınıf arkadaşım Rana Beşe’nin acı haberiyle sarsıldım. Onun arkasından duygularımı ifade etmem çok zor. 70 yıldan fazla süren bir arkadaşlığı nasıl tanımlayabilirim ki… Onun aktif kişiliğini, sınıfımızın Rana’sını yazmak istedim. Kadıköy’de bugün yetişkin olan hemen hemen herkesin çocukluğu Dr. Rana’dan geçmiştir. Ona seslenmek istiyorum.
Sen ne mükemmel bir insandın. İnsan harikasıydın. Sınıfın en aktifiydin, sportmendin. Ankara Tıp Fakültesi ile yaptığımız münazaralarımıza sınıf temsilcisi olarak katılırdın. Neşe kaynağımızdın.
Sınıf arkadaşları olarak yaptığımız tüm gezilerde, saatlerce yüzmek seni hiç yormazdı. Hiç unutmuyorum, bir gezimizde kızım, senin gözlerine bakarken, “Rana Teyze, ne güzel gözlerin var, bebeğinin kenarları mavi mavi” demişti. Gülümseyerek “Canım benim, onlar yaşlılık halkalarım” demiştin. Rana, sana duygularımı yazarsam kitap olur. En iyisi bende kalsın. Sadece Kadıköy’deki çocukların değil, benim çocuklarımın da hatta torunlarımın da doktor teyzesiydin. Ne zaman hastalansalar, biliyorum sen vardın, gelemesek de telefonun öbür ucundaydın. Onlar seninle büyüdü.
Meslek hayatında 1958-79 yıllarında Zeynep Kamil Hastanesi Çocuk Kliniği Şef Muavini olarak bir sürü çocuğa dokundun. Ama o aktif kişiliğine bunlar hafif geldi ve sosyal demokrat yanınla Kadıköy ve Büyükşehir Belediye Meclis üyeliğine seçildin. Hiç unutmuyorum, Kadıköy Belediye Başkanlığı’na aday olmaya karar vermiştin. Konuyu bana açtın. “Siyaset bize, hele sana hiç uymaz. Bizim mesleğimizde parti, din, milliyet, ırk yoktur. Özellikle de senin gibi kalbi temiz bir insanı siyaset fazlasıyla yıpratır” demiştim. Sözümü dinleyip Başkanlığa aday olmadın. Öylesine kocaman bir kalbin vardı ki, her yere yetişirdin. 1992 yılında Türkiye Görmezleri Eğitim ve Himaye Derneği Kadıköy Merkezi tarafından YILIN ANNESİ seçildin. Sen binlerce çocuğun annesiydin.Bu kadar yoğun tempona Prematüre Çocuk Bakımı ve Pediatride Antibiyotik Tedavisi isimli iki kitap da sığdırdın. Canım arkadaşım, seni hep o yaşlılık halkalarınla gülen gözlerinle anımsıyorum.
Fotograflar: İlk fotografta ayaktakiler arasında ortadaki Rana Beşe
Masa başında oturanlarda en baştaki Rana Beşe
Yemek insanoğlunun hafıza, kültür ve estetikle kurduğu en doğrudan temastır. Bir tabağın karşısına geçtiğimizde yalnızca…
İspat paradoksu. Kendini var edebilmek için, kendine zarar vermek. Bir ilişkide görülmek istemek son derece…
Gerek küresel ekonomiyi gerekse Türkiye ekonomisini tarif ederken, 'öngörülemez', 'belirsiz' gibi sıfatlar kullanıyoruz ya, aslında…
Bu Kore güzellik markası, kurucusunun inanılmaz cilt dönüşümünden doğdu Sosyal medyada viral olan her şeye,…
Gündelik hayatın telaşı içinde önünden geçip gittiğimiz camiler, sadece insanların ibadet ettiği mekanlar değildir. Bu…
Coğrafya, sadece üzerinde yaşadığımız sınırlar ya da harita çizgileri değildir. Aynı zamanda kuşaklar boyu biriken…