Ev kadınlarının emeklilik meselesi

Emeklilik; sosyal devlet ilkesi olan ülkelerde, yasalarla belirlenen bir süre boyunca çalıştıktan sonra, kanunların sağladığı haklardan yararlanabilme olarak tanımlanabilir. İdeal olanı kişinin artık çalışmadığı, çalışamadığı ya da kanunen çalışma süresini doldurduktan sonraki bölümde, yaşam ve sağlık giderlerini karşılayacak gelire sahip olmasıdır.

Ev dışında çalışan emekli oluyor

Geçmiş hizmetleri nedeniyle, çalışmaksızın belirli ve düzenli bir gelir almaya hak kazanmak olarak tanımlayabiliriz emekliği… Yasalara göre belirli koşulları karşılayan kadın ve erkekler emekli oluyor. Peki, evlenmiş ve çeşitli nedenlerle hergün bir işe gitmemiş ama çocuk büyütmüş, ev işlerini yapmış, evin düzeninin sağlanması için gerekli her türlü işi kotarmış ev kadınları yaşlandıklarında hangi sosyal güvence ile korunacak, osn dönemlerde ücretsiz emek olarak tanımlanan ev işleri ile ömür tüketmiş kadınların sosyal güvencesi olmayacak mı?

Koşullar biraz ağır

Konuyu danıştığımız sosyal güvenlik uzmanları bunun zor ve meşakkatli olsa da mümkün olduğunu anlattı. Edindiğimiz bilgilere göre, 2020 başında sigortası olmayan ve evliliği 25 yıllık kadınlara emeklilik hakkı verilmesini düzenleyen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunuldu. Yasa tasarısının kabul edilmesi ve yürürlüğe konulması halinde; ev kadınları çalışma hayatlarının olup olmamasına bakılmaksızın borçlanarak emekli olabilecekler. 06.01.2020 tarih 2/2492 esas no ile TBMM Komisyonu’na sevk edilen yasa teklifine göre en az 25 yıl evli kalmak koşuluyla 50 yaşını doldurduğu halde emekli olamayan ev kadınları emekli olabilecek. Ancak emeklilik talebinde bulunacak ev kadınlarının yasa tasarısında belirtilen şartları karşılaması gerekiyor.

O şartları da şöyle özetlemek mümkün; Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile herhangi bir bağı bulunmayacak.

1995 yılı ve öncesinden beri evli olmak. 50 yaşını doldurmuş olmak.

Malullük ve yaşlılık aylığı almamak. Gelir vergisine tabi olmamak, yani herhangi bir gelire sahip olmamak. Ancak, tüm koşulları taşıyor olmak yetmiyor. Çünkü, nasıl çalışanlar emeklilikleri için prim ödüyorsa ev kadınlarının da belli miktar ödeme yapması gerekiyor.

İki borçlanma yöntemi var

Günümüz koşullarında kadınların hizmet olarak borçlanabilecekleri iki farklı yöntem söz konusu.

* İlki analık borçlanması olarak en fazla 2 bin 160 gün. Ya da yurtdışında çalışılan ya da ikamet edilen sürelerin borçlanması.

* Asgari ücrete gelen zamla bu borçlanmaların tutarları da değişti. 2020 yılı itibarı ile yurt dışı borçlanmasının günlük asgari tutarı 44.14 lira, diğerlerinde ise 31.39 lira.

* Yasanın kabul edilmesi halinde ev kadınlığı borçlanması yurtdışı borçlanması gibi değerlendirilirse hiç çalışması olmayan ev kadınlarında 7.200 gün için 317 bin 808 lira, analık borçlanması gibi değerlendirilirse de 226 bin lira ödenmesi gerekecek.

Ancak, farklı bir yöntemle ev kadınlığı borçlanması daha makul bir tutar olarak belirlenirse yararlanacak kadın sayısı da artacaktır.http://www.cumhuriyet.com.tr

Olcay BÜYÜKTAŞ

Paylaş

Son Yazılanlar

Ateşin Karşısında Filizlenen Bir Gelecek

Mutfak, insanoğlunun sadece fiziki gereksinimlerini karşılamak için sığındığı bir mekân değildir. Mutfak; toprağın, emeğin, kültürün ve insani değerlerin harmanlandığı sessiz bir

Ben Dinlerim, Bana Anlat

Sonra diyorum: “İyi ki siz varsınız.” Yani beni okuyanlar. Baksanıza, Uzun beni araştırmış, yapay zekâya sormuş benim hakkımda söylenenleri. Felsefi ve

Tatların Ve Dokuların Şiirsel Diyaloğu

Yemek insanoğlunun hafıza, kültür ve estetikle kurduğu en doğrudan temastır. Bir tabağın karşısına geçtiğimizde yalnızca malzemeleri değil, o malzemeye ruhunu veren

İlişkilerde İspat Paradoksu

İspat paradoksu. Kendini var edebilmek için, kendine zarar vermek. Bir ilişkide görülmek istemek son derece doğal ve insani bir bağ kurma

Cilt Dönüşümünden Doğan Marka

Bu Kore güzellik markası, kurucusunun inanılmaz cilt dönüşümünden doğdu Sosyal medyada viral olan her şeye, özellikle de içinde “vay be” faktörü

Merhamet Kubbelerin Altında Kalmasın

Gündelik hayatın telaşı içinde önünden geçip gittiğimiz camiler, sadece insanların ibadet ettiği mekanlar değildir. Bu topraklarda camiler, yüzyıllar boyunca sadece insana

Gelenekten Geleceğe Tabaktaki Hafıza

Coğrafya, sadece üzerinde yaşadığımız sınırlar ya da harita çizgileri değildir. Aynı zamanda kuşaklar boyu biriken ortak hafızamızın ve kimliğimizin en somut