Gerilim, şüphe, belirsizlik ve öngörülemezliklerin gölgesinde

Donald Trump ikinci kez başkanlık koltuğuna oturmadan önce de küresel ekonomide belirsizlikler artıyordu, ancak Trump’ın Beyaz Saray’a ayak bastığı günden itibaren, öngörülemezlik bir kural halini aldı. Bundan sonra da en az kasım ayına kadar her türlü kötü sürpriz ve sert dalgalanmalar beklenmeli…

ABD’de gerçekleşecek ara seçimlerin sonrasında da pek fazla bir şeyin değişeceğini sanmıyorum. Trump’ın görev onayı düşecek, bu da gerek ABD’de gerekse küresel siyasette gerilimleri daha da artıraca. Hatta krizler birbiri ardına patlayabilir. Türkiye’ye gelince…

Siyaset, ekonomi ya da sosyal hayatta iyi bir şey olursa, bilin ki hoş bir sürprizdir ve kesinkes istisnaîdir. Bizim için belirsizlik ya da öngörülemezlik yok, her şey daha da kötüye gidiyor. ve de gidecek.

BROADCOM HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI, ŞÜPHELER ARTTI

Bu gerilimli küresel konjonktürde, geçeh haftayı hem borsalarda, hem değerli metaller piyasasında sert aşağı yönlü hareketlerle geçirdik. Jeopolitik riskler ve teknoloji sektörüne ilişkin gelişmeler küresel piyasaların yönü üzerinde belirleyici oldu.

Geçen hafta jeopolitik gerginliklerin tırmanması ve teknoloji rallisinin duraksamasıyla piyasalarda yön arayışı öne çıktı.

Batı Asya’da çatışmaların şiddetlenmesi ve taraflardan gelen açıklamaların fazla iç açıcı olmamasından dolayı, piyasalar üzerinde satış baskısı hâkimdi.

İsrail ve Lübnan’ın ateşkesin uygulanması konusunda mutabık kaldığına yönelik haberler, petrol fiyatlarındaki sert yükselişleri bir ölçüde sınırladı, ancak gerilimin devam etmesi, küresel piyasalarda risk algısının yüksek seyretmesine neden oldu.

Mesele sadece jeopolitik gerilimler değil… Teknoloji hisselerindeki balon artık daha çok sorgulanıyor. Yatırımcıların endeksleri rekor seviyelere taşıyan yapay zekâ hisselerine olan ilgisinin gerilemesi, piyasalarda teknoloji sektöründen kaynaklı iyimserliğin yerini şüphelere bırakıyor.

Bu şüphenin paniğe dönüşmesi işten bile değil! Bunun bir sebebi; ABD’li çip üreticisi Broadcom’un gelir tahmininin ve çip satışlarına ilişkin sunduğu görünümün, beklentilerin altında kalmasıydı.

Ancak, ABD tarihinin en büyük halkı arzı olacak, 75 milyar dolarlık SpaceX’in hisse satışı öncesinde, teknoloji hisselerinin anormal piyasa değerleri de sorgulanıyor.

MORGAN STANLEY HAYAL SATMAYI FAZLA ABARTTI!

Sorgulanmayacak gibi de deği!.. Morgan Stanley, SpaceX’in gelirlerinin 2040 yılına kadar 3.4 trilyon dolara ulaşacağını ve ekosistem büyümesinin Starlink, Starship ve yapay zekâ girişimleri tarafından destekleneceğini öngörüyor.

5 Haziran 2026’daki halka arz tanıtım turunda paylaşılan bu projeksiyon, düzeltilmiş ‘faiz, amortisman ve v ergi öncesi kâr’ının (EBITDA) 2.7 trilyon doları aşacağı iddiasında. Halka arz, Nasdaq’ta SPCX koduyla 1.77 trilyon dolarlık bir değerlemeyi hedefliyor.

Oysaki, yapay zekâ sektörünün 2030 yılına kadar 190 milyar dolar gelir elde edebileceği hesaplanıyor. SpaceX ise halka arzdan 75 milyar dolar toplamayı planlıyor.

Morgan Stanley, yatırımcıları, SpaceX’in 2040 yılına kadar Birleşik Krallık’ın mevcut gayri safi yurt içi hasılasından (GSYH) daha yüksek bir gelir elde edeceğine inanmasını bekliyor. Yatırım bankasının uzmanları, SpaceX’in gelirinin 3.4 trilyon doları aşacağına dair tahminlerde bulunuyor.

İyi güzel de neye dayanarak?..

SpaceX, 2025 yılında 18.7 milyar dolar gelir elde etti. 3.4 trilyon dolara ulaşmak, 15 yılda yaklaşık 180 kat büyüme demek! Abartının daniskası değilse nedir?

Hemen belirteyim; Morgan Stanley, yaklaşık 1.77 trilyon dolarlık bir değerlemeyi hedefleyen halka arzda eş lider aracı kurum! Yani masal anlatması boşuna değil! Belli ki halka arzın halkla ilişkiler çalışması bu, ya da daha açık söyleyelim, bal gibi spekülasyon…

RİSK İŞTAHI TIKANDI

Şimdi jeopolitik duruma dönelim tekrar… Bu hafta da küresel piyasalarda genel gidişatın, İsrail’in olası bir ateşkesi sabote etmek için Lübnan’a saldırıları yoğunlaştırmasının ardından, ABD-İran ekseninde şekillenmesi bekleniyor.

ABD ve İran arasındaki görüşme sürecinin kırılganlığı halen çok yüksek ve belirsizlik devam ediyor. Bu sebeple yatırımcılar temkinmli ve risk iştahı düşüşte…

Tam da bu ortamda, piyasaları sarsan bir veri de ABD’den geldi. Geçen hafta ABD’de açıklanan tarım dışı istihdam, piyasaların merakla beklediği bir veriydi.

ABD Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre, ülkede tarım dışı istihdam mayıs ayında 172 bin kişi artarak piyasa beklentilerinin oldukça üzerinde gerçekleşti. İşsizlik oranı ise beklentilere paralel olarak yüzde 4.3 seviyesinde sabit kaldı.

Tarım dışı istihdama ilişkin önceki aylara ait veriler de yukarı yönlü revize edildi. Mart ayında 185 bin olarak açıklanan istihdam artışı 214 bine, nisan ayında 115 bin olarak açıklanan artış ise 179 bine yükseltildi.

Bu veri ABD ekonomisinin halen güçlü seyrini koruduğunun bir göstergesi ve Fed’in faiz artırımına gideceğine yönelik öngörüler güçlendiriyor.

FED’İN FAİZ ARTIRABİLECEĞİ BEKLENTİSİ TAHVİL FAİZİNİ YÜKSELTTİ, ALTIN SERT DÜŞTÜ

Piyasa aktörleri, bu ayki Fed toplantısında faizlerin sabit bırakılmasına neredeyse kesin gözüyle bakıyor. İşgücü piyasasının gücünü koruması, Fed’in faiz artırımına gideceği beklentilerini de artırdı.

Bu sebeple, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi geçen hafta 8 baz puan artışla yüzde 4.52’ye çıktı. Açıklanan tarım dışı istihdam verisiyle birlikte, dolar endeksi 1.1 artışla 100.1 seviyesine geldi. Altının onsu yüzde 4.7 düştü ve haftayı 4,329 dolardan tamamladı. Özellikle değerli metallerde satış baskısı artmış görünüyor.

Gelelim borsalara… Jeopolitik gelişmeler ve yapay zekâ rallisinin duraksamasının üzerine bir de tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, geçen hafta genelinde New York Borsası’ndaki düşüş eğiliminde etkili oldu.

Bu gelişmelerin etkisiyle geçen haftayı Dow Jones endeksi yüzde 0.32, S&P 500 endeksi yüzde 2.59 ve Nasdaq endeksi yüzde 4.68 düşüşle tamamladı.

ABD’de bu hafta, salı günü dış ticaret dengesi, çarşamba ‘tüketici fiyat endeksi’ (TÜFE), perşembe ‘üretici fiyat endeksi’ (ÜFE), haftalık işsizlik maaşı başvuruları, cuma ‘Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi” takip edilecek.

AVRUPA’DA ENFLASYON-RESESYON İKİLEMİ DAHA DA BELİRGİNLEŞTİ

Avrupa’da ise herkes Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) faiz kararına odaklanmış durumda… Avrupa borsaları, jeopolitik risklerin devam etmesi ve teknoloji hisselerindeki satış baskısının etkisiyle, geçen hafta Fransa hariç negatif seyretti.

ABD’den’ ‘zorla çalıştırma’ gerekçesiyle 60 ülke için yeni tarife önerisi de Avrupa piyasalarını olumsuz etkiledi. Çin ile yaşanan sıkıntılar da Avrupa ekonomisindeki başlıca zorluklar arasında…

Euro Bölgesi’nde savaştan kaynaklı maliyet baskısıyla enflasyonist riskler devam ediyor. Fabrikalar artan maliyetleri müşterilere yansıtmak zorunda ve bu durum enflasyonist baskıların artmasına neden olacak.

Avrupa Merkez Bankası’nın faiz kararı toplantısında mevduat faizinde artırım yapması bekleniyor. AMB’nin temel para politikası üç farklı faiz kalemi üzerinden yürütülüyor. Bu faizlerin seviyeleri, Euro Bölgesi’ndeki borçlanma maliyetlerinin ve piyasa faizlerinin temelini oluşturuyor.

‘Temel refinansman faizi’ asıl politika faizi gibi düşünülebilir. Bankaların AMB’den bir hafta vadeli borçlanırken ödedikleri temel faiz oranı olan bu faiz türü, halen yüzde 2.15.

Değişikliğe gidilmesi beklenen mevduat faizi, ticarî bankaların AMB’de tuttukları zorunlu karşılıklar dışındaki mevduatlarına aldıkları faiz, onun oranı da yüzde 2… Bir de ‘marjinal fonlama faizi’ var; bu da bankaların AMB’den bir gecelik borçlanmak istediklerinde ödedikleri en yüksek faiz oranı ve halihazırda yüzde 2.4.

CAC 40 HARİCİNDE HEPSİ KIRMIZIYDI

Euro Bölgesi ekonomisi, yılın ilk çeyreğinde beklentilerin aksine yüzde 0.2 daralırken, 2022’nin son çeyreğinden bu yana ilk kez küçüldü ve bölgede enflasyon-resesyon ikilemi daha belirgin hale geldi. Birleşik Krallık’ta ise siyasî belirsizlik, savaştan dolayı artan enerji maliyetleri ve yüksek faiz oranlarından kaynaklı olarak inşaat sektörüne ilişkin riskler öne çıkıyor.

Tüm bu gelişmeler nedeniyle, geçen hafta Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1.38, Bireşik Krallık’ta FTSE 100 endeksi yüzde 0.4, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0.28 değer kaybetti. Tek istisna Fransa’ydı; CAC 40 endeksi 0.43 değer kazandı.

Euro Bölgesi’nde bu hafta pazartesi Almanya’da fabrika siparişleri, salı Almanya’da dış ticaret dengesi, perşembe AMB’nin faiz kararı, cuma Birleşik Krallık’ta büyüme verileri takip edilecek.

ASYA BORSALARI DA SATIŞLIYDI

Asya borsalarında da durum benzerdi. Teknoloji hisseleri kaynaklı olumsuz etkilerle, özellikle Güney Kore borsasında sert düşüşler görüldü. Kospi endeksindeki sert düşüşlerin küresel hisse senedi piyasasına ilişkin risk algısının artmasına sebep olabileceğine ilişkin yorumlar dikkat çekti.

Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) bu ayki toplantısında faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin gücünü koruması da Japonya borsası üzerinde satış baskısı oluşturdu.

Ülkede nisan ayına ilişkin hanehalkı harcamalarının yüzde 1.6 yükselerek beklentilerin üzerinde artması, BoJ’un faiz oranlarını artırmak için daha fazla hareket alanına sahip olduğunu işaret ediyor. Bankanın haziran ayının haricinde, yıl sonuna kadar bir faiz artırımına daha gidebileceği tahmin ediliyor.

Asya borbalarında da negaitif bir seyir vardı Haftalık bazda, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0.39 değer kazanırken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 3.72, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0.88 değer kaybetti.

Bu haftanın ilk gününde, Japonya’da büyüme verisi açıklandı. Japonya ekonomisi, 2026’nın ilk çeyreğinde ilk tahminlere göre daha sınırlı büyüse de toparlanma eğilimini korudu.

Revize verilere göre, reel GSYH, yılın ilk çeyreğinde, yıllıklandırılmış bazda yüzde 1.8 arttı. İlk tahminde büyüme yüzde 2.1 olarak açıklanmıştı. Yarın Çin‘de dış ticaret dengesi, çarşamba Çin’de enflasyon, cuma Japonya’da sanayi üretimi takip edilecek veriler arasında…

SİYASÎ KRİZ ORTAMINDA FAİZ KARARI BEKLENİYOR

Peki Türkiye?.. Geçen hafta alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 0.23 artışla 13,694.19 puana yükseldi. Dolar/TL, haftayı bir önceki haftalık kapanışın yüzde 0.4 üzerinde 46.0470’ten tamamladı.

Bu hafta perşembe günü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Piyasası Kurulu’nun faiz kararı en önemli açıklama olacak. TCMB, politika faizini sabit tutar ve zaten başarısızlığı verilerle tescillenmiş enflasyonla mücadeleye makroihtiyatî tedbirlerle devam edeceğini açıklarsa, tek haheli enflasyonu en az beş yıl unutun!

Gelelim diğer verilere… Sanayi üretimi endeksi çarşamba, ödemeler dengesi ve piyasa katılımcıları anketi ise cuma günü açılanacak.

Süleyman Karan

 

 

 

 

 

Süleyman Karan

Halden Anlamaz

Recent Posts

Mafyayı Mevlana ile soslamak!

Oyunculuğunu çok sevdiğim Elçin Sangu’nun başrolde olduğunu görünce, büyük bir hevesle Netflix’in başına geçip 'Uykucu'…

8 dakika ago

Nvidia Spark ve PC Dünyasının Yeni Şafağı

Masanın Üzerindeki Süper Bilgisayar: Nvidia Spark ve PC Dünyasının Yeni Şafağı Teknoloji dünyası, belirli aralıklarla…

1 saat ago

Sivastopol’dan Tekirdağ’a Shar Chocolate

Bir Asrı Aşan Lezzetin İzinde: Sivastopol’dan Tekirdağ’a Uzanan Shar Chocolate Hikâyesi Karadeniz’in kuzey kıyılarında, Sivastopol’un…

2 saat ago

Nüfusun yüzde 80’inin enflasyonu başka

Nüfusun yüzde 80'inin enflasyonu başka ekonomi yönetiminin enflasyonu bambaşka AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı…

1 gün ago

Birlikte yürümek ve hissetirdikleri

Bir ucundan görününce yürüyüş kolu, aklımızdan geçenle karşılarız onu. Bazen bir düğün alayının sevinciyle titreşen…

3 gün ago

Mermer Tezgâhta Eşitlenen Hayatlar

İstanbul, her sokağında farklı bir zaman dilimini yaşatan, katmanlı hafızasıyla insanı büyüleyen bir şehir. Bu…

4 gün ago