Hep merak etmişimdir; 1913 yılının 31 Aralık gecesi, Avrupalıların yeni yıldan beklentileri nelerdi? Ya da 1938’in son gününde Polonya’nın Krakow kentinde, gece yarısında insanlar birbirlerinin yeni yılını kutlarken, akıllarından neler geçiyordu? Gerçekten mutlu bir yıl geçireceğine inanan herhangi biri var mıydı?..

Herhalde vardı ki, pek çok insan savaş çıktığında hazırlıksız ve şaşkındı.
Tahmin edilemeyecek ya da elden hiçbir şey gelmeyecek doğal felaketleri bir köşeye koyarsak, insan eliyle ‘geliyorum diyen’ her yıkım öncesinde, yıl boyunca tedirginlik hisseden milyonlarca insan o gece sofraya ne koyabiliyorsa, yiyip içerek, zoraki de olsa eğlenerek ve çok garip ama tek bir umut verici gelişme yokken ortada, “Mutlu yıllar” diyerek kadeh kaldırıyordu.
Ki o zamanlar, en azından eğitimli, gazete okuyan bir orta sınıf vardı. Zaten benim kast ettiğim de onlar… Bugün o bile kalmadı!
Bu kesimden pek az insan, elini taşın altına koyup cehenneme doğru koşar adım giden bir dünyayı durdurmak için 1 Ocak 1914 günü çaba sarf ediyordu ya da mücadele etmeye karar vermişti!
VASAT BİR MEKANDA EĞLENMEK MECBURİ
Bu kadar kötülüğü yaşamış bir tür ‘homo sapiens sapiens’ denen primat… 2025 denen oldukça utanç verici bir yılın son gününde, yine o orta sınıfın ekseri çoğunluğu, yılbaşı gecesinde çılgınca eğlenmek için planlar yapıyor.
Tabii ki artı en ucuzundan! Bazıları ceplerinde beş kuruş kalmadığı için kredi kartıyla vasat bir mekânda rezervasyon yaptırmış, eğlenceli bir gece geçirmeyi hayal ediyor.
Bu gece eğlenmeyeni döverler, kural böyle!
Hele ki, rezervasyon yaptırmışsanız, sürekli gülmek, hep beraber şarkı söylemek ve mümkünse eşinizle veya sevgilinizle mecburî aşk tazelemekle görevlisiniz!
O vasat mekândaki, o çok sıradan tabldot mezelerle ve zaten yıl boyu görüştüğünüz ve incir çekirdeğini doldurmayacak sohbetler ettiğiniz arkadaş ve arabalarınızla eğlenilemeyeceğine göre, her şeye gülmeli, sesiniz bet olsa da pesperdeden şarkılar söylemelisiniz.
FALCILARDAN DERİN Mİ DERİN ANALİZLER VAR YA, YETER İŞTE!
İlla ki, “Ne olacak bu dünyanın hali?” üzerine birkaç laf gerek. E itap ouduğunuz yok, ekranlardai kanaat önderleri o kadar berbat ki, dinlemez oldunuz. Neyse ki şu falcılar, pardon astrologlar var.
Onlar artık küresel siyaset ve küresel ekonomi hatta sismoloji ve klimatoloji üzerine ahkam kesiyor. Bonus olarak da burcunuz neyse geleceğinizi de söylüyor. Dinlemişsinizdir, ister kendi fikriniz ister büyük falcıdan alıntı olarak atın masanın ortasına…
YETER Kİ SEN İSTE: NE DE OLSA BİR HAYAL OLARAK KALACAK!
Zaten pek çok karar da aldınız ya, mesela yarın sigara bırakılacak ya da rejime başlanacak. Hiç vakit kaybetmeden yöneticiniz ve patronunuzla konuşulacak ve terfiyi hak ettiğinizle ilgili duygulu ve biraz da yaltaklanan bir konuşma yapılacak. Belki göz altlarına bir estetik operasyon ya da saç ektirme, neden olmasın? Merdivenaltı olsa bile yaptırmak lazım!
Eğer ki 40’lı yaşlarınızın ortalarına gelmişseniz ve hâlâ orta sınıf gibi yaşamaya tutunmak derdindeyseniz, bu kadarı kâfi olmalı…
Bu hayat böyle geçecek, ‘küçük mutluluklar’la idare edeceksiniz işte! Ancak, “Sen yeter ki iste, daha iyisine layıksın’ diye kulağınıza fısıldayacak birileri vardır. Bir ara parasını bir yaşam koçuna döküp, hüsrana uğramış, herkesin hüsrana uğramasını isteyen bir arkadaşınız mesela… Ya da öyle değildir de, fazla saftır hüsrana uğradığının bile farkında değildir.
Bunu yılbaşı gecesi, masada herkese bir kez daha anlatacak ve sırayla herkesin ne denli yetenekli ve her istediğini yapabilecek kapasitede olduğu konusunda öyle uzun konuşacaktır ki, sussun diye hep onaylayacaksınız. Buraya kadar zararı yok da yeni yıl kararlarınıza bunu da eklemeyin ne olur!
EVRENE GİDEN MESAJA CEVAP GELECEK, HELE BEKLEYİN BİRAZ.
Eğer ki “Gerçekçi ol, imkânsızı iste”nin en zekâ özürlü versiyonuna, yani evrene pozitif mesaj yollayınca o koskoca evrenden bir cevap alacağınızı düşünüyorsanız, buyurun yollayın. Belki gelir! En azından yaşam koçlarının abuk sabuk taktikleriyle yaşı kemale ermiş bir kişi olarak elaleme maymun olmazsınız!
Düşünebilen tek hayvan olarak size layık bu düzene karşı örgütlenip mücadele etmek aklınızın ucuna gelmiyorsa, bu hayatın size sunduğu imkân bu kadardır!
Yetmiyor mu, mesela mutsuz musunuz, küçük bir heyecan mı lazım? E kolay; gidin bir tango kursuna, belki küçük bir mutluluk çıkar! Eşinizden gizli gizli bir ilişki, çok abartmayın bir sonraki yılbaşından önce bitirmelisiniz. Zira yılbaşı sofrasında o ilişkiye yer olmayacak, kös kös o sıkıcı hayatınıza dönmek zorundasınız!
Süleyman Karan






