Markanın İletişim Ajandası, İlk 100 Gün

Yeni doğmuş bir markanın sesi, ilk 100 gününde ya yankı bulur ya da kaybolur.
O yüzden bu ilk günler, sadece bir tanıtım değil, anlam ve güven günleridir.

Fikri olan herkes, bir gün marka sahibi olabilir.
Ama sesi olan her marka, duyulmaz.
Çünkü bir fikrin sesini duyurmak; özgün, strateji, disiplin, sabır ve tutarlılık ister.
Marka olmak bir unvan değil, bir duruştur.
Ve bu duruş, özellikle ilk 100 günde kendini apaçık belli eder.

Peki Bu İlk 100 Gün, Neden Bu Kadar Önemli?

İlk günler, bir markanın karakterini belirler.

  • Nasıl konuşacak?
  • Kime seslenecek?
  • Ne anlatacak?
  • Ne anlatmayacak?

İşte bu soruların yanıtı, ilk 100 günde ya sahici bir iletişim haritasına dönüşür…
Ya da “herkes gibi” konuşan kocaman bir gürültüye.

O yüzden yeni kurulan her markanın ilk 100 günü, bir iletişim ajandası ile başlamalıdır. Bu ajanda bir paylaşım takvimi olmanın dışında, öz değerlerin, dilin, duruşun ve karakterin planıdır.

İç Sesi Duy, Marka Manifestosunu Yaz

İlk yapılması gereken şey, dışarıya konuşmadan önce, içerideki sesi duymaktır.
“Biz neden varız?” sorusu, iletişim dilinin özünü belirler.
Hazır yanıtlarla dışında, içten cümlelerle ifade edilmelidir.

Dilini Seç, Nasıl Konuşacağınızı Tanımlayın

Samimi mi olacaksınız? İlham verici mi? Bilgilendirici mi? Farkındalık yaratan mı?
Seçtiğiniz dil, tüm platformlarda aynı tonda yankılanmalı.
Çünkü markanın dili, görünmeyen en önemli kimliğidir.

Platform Stratejisi Oluştur, Nerede Varsın, Neden Oradasın?

Dijital mecralar günümüzde en önemli kaynaklar arasında yer almaktadır.
Aynı şeyi her yerde söyleyen değil, her yerde anlamlı kalan bir ses olun.

İlk İçerikler, Hikâyeni Anlat, Dinlemeyi Unutma

Markanızı anlatmaya başlarken, önce çevrenizi dinleyin.
İnsanlar neye ihtiyaç duyuyor? Ne arıyor?
Ve sonra hikâyenizi onlara cevap olacak şekilde kurgulayın.
“Ben buradayım” değil, “Seni duyuyorum” diye başlayan bir sesleniş olmalı.

Günlük Yayın Takviminden Öte, Anlamlı Dokunuş Takvimi Oluştur.

İlk 100 gün, sadece bir içerik takvimi ile şekillenmemeli,
Bu süre aynı zamanda şu alanlarda da iletişim kurulmalı:

  • Kurucuya dair kişisel içerikler; “Neden bu markayı kurdum?”
  • Markanın ilk 3 değeri; “Bizi biz yapan nedir?”
  • Topluluğa çağrı; “Birlikte büyüyelim.”
  • Teşekkür dilekleri; “İçten ve hak edilmiş bir teşekkür.”

İşte bu dokunuşlar, takipçiden öte bağ kuran bir topluluk yaratır.
Ve bir markanın ilk 100 gününde kurduğu bağlar, yıllarca sürebilir.

İlk 100 Gün, Bir Umuttur: Kime Ne Söylediğin Değil, Ne Hissettirdiğine Odaklan.

İletişim sadece “duyurmak” değildir.
İletişim, güçlü bir duyguyu bir fikre dönüştürmektir.
İlk 100 günün sonunda birileri size şöyle diyorsa:

“Bu markayı ilk günden beri hissediyordum…”
O zaman yolculuğunuz doğru bir yerden başlamıştır.

Bu yolculukta neyi nasıl yaptığının önemi tartışılmaz, Doğru hedef, planlama ve strateji ile hikayeni yaratmaya odaklan.

Sevgili okurum; Bir markanın ilk günleri, aslında bir insanın içindeki inancı görünür kılma çabasıdır. Eğer sen de bir marka yaratma ve fikre odaklanma eşiğindeyse, önce kendi sesini dinle. Kimi zaman kalabalığa karışmamak, sadece durmak, sessiz kalmak, gözlemlemek, düşünmek, çok daha yüksek sesle gerçekleşen önemli ve ne istediğini bilen bir duruştur.

Umutla, güçle ve içtenlikle başlayan her şey, yankısını bulur.
Yeter ki ilk 100 gün, yolculuğunun, senin ve markanın anlam haritası olarak gör. Niceleri sizlerle olsun.

Emel Ercan

 

Emel Ercan

İletişim ve Marka Yolculuğu

Recent Posts

“Bunaldım dedin, demek ki benden sıkıldın”

İlişkilerde en yorucu anlar kavga anları değildir. Asıl yorgunluk, içinizi olduğu gibi döktüğünüz, kelimelerinizi özenle…

11 saat ago

Güzellik artık bir “tık” uzakta mı?

Gelişen teknolojinin estetik uygulamaları nasıl değiştirdiğini geçtiğimiz hafta katıldığım bir toplantıda dinledim. René Clinic’te yapılan…

1 gün ago

Topraktan Tabağa Kadim Miras

Fırat Nehri’nin bereketiyle biçimlenen Mezopotamya toprakları, insanlık tarihinin en köklü mutfak kültürlerine ev sahipliği yapar.…

2 gün ago

Meme kanserinde belirti beklemeyin!

15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü kapsamında konuşan Liv Hospital Ulus Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr.…

2 gün ago

Bu küçük alışkanlık hayat kurtarır

Juene meme ucu kapatıcı vakumlu. Bu vakumlu kapatıcı her gün elinle takılıyor. Göğsüne dokunduğun o…

2 gün ago

Çölün Kalbindeki Mucize: Adrère Amellal

Elektriğin olmadığı bir dünyada ,sessizliği ve gastronomiyi yeniden keşfetmek. Bazı yolculuklar vardır, insanı yalnızca başka…

3 gün ago