Categories: Güzellik-Moda

Lipödemi tanıyor musunuz?

TARTIDAKİ RAKAMDAN FAZLASI: Lipödem

Birçok kadın yıllarca fazla kilolarıyla mücadele ettiğini düşünürken aslında lipödemle yaşıyor olabilir. Diyet ve spora rağmen geçmeyen bölgesel yağlanma, ağrı ve hassasiyetin ardında yatan bu kronik rahatsızlığı, estetik ve plastik cerrahi uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar ile konuştuk.

 Lipödem tam olarak nedir?

Lipödem, çoğunlukla kadınlarda görülen kronik bir yağ dağılım bozukluğudur. Genetik ve hormonal faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. En sık bacaklarda, kalçalarda ve bazen kollarda simetrik yağ birikimiyle ortaya çıkar. Ağrı, dokunmaya hassasiyet, kolay morarma ve gün sonunda artan şişlik hissi en sık görülen belirtiler arasındadır.

Lipödem ile obezite veya selülit arasındaki fark nedir?

Obezitede yağlanma genellikle tüm vücuda yayılır. Lipödemde ise özellikle alt bedende orantısız bir yağ birikimi söz konusudur. Selülit ise cildin yüzey görünümüyle ilgilidir. Lipödem ise ağrı ve hassasiyetle seyreden bir yağ dokusu hastalığıdır. Bu nedenle yalnızca estetik bir sorun olarak değerlendirilmemelidir.

Birçok kadının kullandığı “Su içsem yarıyor” ifadesi lipödem için ne kadar doğru?

Aslında bu ifade, lipödemli bireylerin yaşadığı zorluğu oldukça iyi özetliyor. Kişiler sağlıklı beslenseler ve düzenli egzersiz yapsalar bile özellikle bacak ve kalça bölgelerindeki yağlanmada bekledikleri değişimi göremeyebiliyorlar. Bu durum çoğu zaman irade eksikliğiyle değil, hastalığın biyolojik yapısıyla ilişkilidir.

Lipödem neden çoğunlukla kadınlarda görülüyor?

Kadın hormonlarının hastalığın ortaya çıkışında önemli rol oynadığı düşünülüyor. Özellikle ergenlik, gebelik ve menopoz gibi hormonal değişim dönemlerinde belirtiler ortaya çıkabiliyor ya da mevcut tablo daha belirgin hale gelebiliyor.

Lipödemli bireyler neden kilo vermekte zorlanıyor?

Lipödemli yağ dokusu normal yağ dokusundan farklı davranabiliyor. Kişi genel olarak kilo verse bile problemli bölgelerdeki yağ dokusu direnç gösterebiliyor. Bu nedenle bazı hastalar ciddi kilo kaybı yaşasalar bile alt bedendeki hacim korunabiliyor.

Sıklıkla sözünü ettiğiniz “kıtlık geni” yaklaşımı nedir?

Bu yaklaşım, bazı bireylerin evrimsel süreç boyunca enerji depolamaya daha yatkın bir genetik yapıya sahip olabileceğini öne sürüyor. Lipödemin oluşumunu açıklamaya yönelik teorilerden biri de yağ depolama mekanizmalarının bazı kişilerde daha güçlü çalışmasıdır.

Lipödem hangi yaşlarda ortaya çıkıyor?

En sık ergenlik döneminde fark edilse de hamilelik ve menopoz gibi dönemlerde de ilk kez ortaya çıkabilir veya ilerleyebilir.

Tanı koyarken hangi belirtiler alarm niteliği taşıyor?

Üst beden ince kalırken alt bedenin belirgin şekilde kalınlaşması, simetrik bacak büyümesi, ağrı, hassasiyet, kolay morarma ve diyet-egzersize rağmen düzelmeyen bölgesel yağlanma önemli belirtilerdir. Özellikle diz çevresi ve iç bacak bölgesindeki yağ birikimleri dikkat çekicidir.

Türkiye’de lipödem farkındalığı yeterli seviyede mi?

Maalesef hâlâ birçok kadın yaşadığı durumu yalnızca kilo problemi olarak değerlendiriyor. Bu nedenle tanı süreci gecikebiliyor ve hastalar yıllarca doğru yönlendirme alamayabiliyor.

Lipödem tedavisinde günümüzde hangi yöntemler uygulanıyor?

Tedavi multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Beslenme düzenlemeleri, düzenli egzersiz, kompresyon uygulamaları, lenfatik dolaşımın desteklenmesi ve gerektiğinde psikolojik destek tedavinin önemli parçalarıdır.

Beslenme ve sporun rolü nedir?

Tek bir mucize diyet yoktur. Amaç inflamasyonu azaltmak ve kilo kontrolünü desteklemektir. Düzenli yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi düşük etkili egzersizler yaşam kalitesini artırabilir. Ancak bunların tek başına lipödemi tamamen ortadan kaldırması beklenmemelidir.

Lipödem kadınların psikolojisini nasıl etkiliyor?

Kronik ağrı, beden şeklinin değişmesi ve sürekli kilo verme baskısı zamanla özgüven kaybına neden olabiliyor. Pek çok kadın sosyal yaşamında ve giyim tercihlerinde kendini kısıtlayabiliyor.

Lipödemle yaşayan kadınlara vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?

Kendinizi yalnızca tartıdaki rakamla değerlendirmeyin. Ağrı, hassasiyet, kolay morarma ve diyet-egzersize rağmen düzelmeyen bölgesel yağlanma yaşıyorsanız bunun altında tıbbi bir neden olabilir. Vücudunuzun verdiği sinyalleri dikkate alın ve erken dönemde uzman desteği almaktan çekinmeyin.

 

Haber Merkezi

Recent Posts

Gastronominin Yıldızları Ödüllerini Aldı

Gastronomi dünyası uzun yıllar boyunca tabağın estetiği, teknik yetkinlikler veya ticari başarı rakamları üzerinden değerlendirildi.…

5 gün ago

Türkiye’de eklem sağlığında yeni dönem

Yoğun kent temposunda bedenin esnekliğini, zarafetini ve hareket kabiliyetini korumak, modern well-being felsefesinin en rafine…

6 gün ago

Güzel bir ruh güzel beden de mi bulunur?

Bu bir gecede olmadı, ancak sonunda K-beauty'nin üstün cilt bakım uygulamalarına yetiştik ve bugünlerde herkes…

6 gün ago

‘Duygu benim ilk referans noktam’

‘Fotoğraflarımı muğlak ve ucu açık bırakmayı seviyorum’ New York’ta Pratt Institute’de fotoğraf eğitimi alan Nur…

7 gün ago

Dijital Detoks ve ‘Aptal Telefon’ Akımı

Dijital Detoks ve 'Aptal Telefon' (Dumbphone) Akımı: Yeni Bir Lüks mü? Katlanabilir yüksek çözünürlüklü ekranlar,…

7 gün ago

Borsadaki haramîlere karşı düzenlemeler

Borsadaki haramîlere karşı 'mecburiyet'ten düzenlemeler  Çok daha önceden alınması gereken önlemleri geç de olsa almak,…

1 hafta ago