Prof. Dr. Canan Karatay, sütü, peyniri, eti seven şişman kişileri sevindiren bir diyet önerdiği zaman bütün şişmanlar bayram yapmıştı. Çünkü, şeker, un, tatlı yemeden istenildiği kadar et, süt, peynir, yumurta, sucuk hatta işkembe çorbası(kelle paça dahil) yiyerek kilo düşülebileceğini sempatik Prof. Dr. Karatay ısrarla savunuyordu.
Hele, “Karatay Diyeti” adını verdiği bu beslenme düzenini takip edenler, haftada üç defa 20 dakika spor yaparlar ve sebze meyve de yerlerse, sağlıklı kilo vermeleri kesindi. Prof. Dr. Karatay 20 dakikalık sporun nasıl yapılacağı, yüklemenin dozajı hakkında sorulanlara gerçi yeterli bilgi sunamıyordu ama isteyen istediği gibi spor yapabilirdi. Tabii günde 20 dakika. Ne eksik ne fazla. Peki neden 20 dakika da 35 ya da 45 değil konusunda ise Karatay soruları duymazdan geliyordu.
Bunları yiyerek kilo düşeceği söylenince çoğu kişi Karatay diyeti yaptı. Bir Adanalı olarak ben bile, 1 metrelik Adana kebabı 0.5 metrelik ciğer şiş ile Karatay diyeti yapmaya başladım. Eşim ne zaman, “Kan, ürik asit oranı, gut” dese, ben hemen, “Bunu söyleyen hem doktor hem profesör, ondan iyi mi bileceksin?” diyor ve akşamları doğruca arkadaşlarımla Adana kebapçısı Sami’nin (isim değiştirilmiştir) yerine gidiyor, Karatay diyeti yapıyordum. Ancak, diyete bir şalgam suyu ve 3 bardak aslan sütü ekliyorduk. 3 haftada göbek ve elimiz yüzümüz şişince eşim olaya el koydu ve bizim bir metrelik Adana kebaplı, Karatay diyeti son buldu.
Ancak, ne zaman “Universiteat Paris-Süd-Villejuit” uzmanı Dr. Gay Fagherazzi ve arkadaşlarının, 66.485 kadın öğretmen üzerinde yürüttükleri araştırma sonuçlarını okuyunca kafam karıştı. Çünkü, et, süt, yumurta gibi kanın asit değerini yükselten, böbreklere olumsuz etki yaratan beslenme Diyabet-2 riskini artırıp, böbrekleri perişan etmekteydi. Bu araştırmaya katılanlar arasında Diyabet-2 geliştiren 1372 kişi olmuştu. Kilolu kadınlarda Diyabet-2’ye yakalanma riski ise iki kat artmıştı. Araştırmaya göre, sütte bulunan”A1 Beta Casein” adlı protein, bağırsaklardaki kimyasal dengeyi bozarak, Diyabet-1 meydana gelmesine neden oluyordu. Ayrıca fazla protein alımına bağlı olarak meydana gelen asit ortamı (Kan Ph dengesi) organizmada kalsiyum kaybına neden oluyordu. Bu ise kemik ve sinir sistemi bozukluğunu tetikliyordu.
Karatay Diyeti’nin öngördüğü bütün yiyecekler, “Arachi-donseaure” adlı bir kimyasal yönünden zengindir. Bu, kimyasal kalp-damar sistemindeki damar hücrelerinin çeperlerini tahrip edip kronik kalp dolaşım bozuklukları yaratıyor. Uzun sözün kısası eğer ağız tadıyla ölmek istiyorsanız ete, süte, peynire, sakatata devam edin diyor bilim insanları.
Küresel piyasalar 25-29 Mayıs haftasını zorlama bir coşkuyla geride bıraktı. İsrail-ABD ittifakının İran'a saldırmasıyla ve…
Performans değerlendirme sistemleri aslında şirketleri geliştirmek için kuruldu. Ama bugün birçok kurumda amaç; gelişimi…
Geçtiğimiz günlerde, Anadolu mutfağının İstanbul’daki sakin ve derinlikli temsilcilerinden Sade Beş Denizler’de oldukça ufuk açıcı…
Bodrum’un Kadim Hikayesi: Lelegler ve Onların Sofrası Bu bayram tatilimizi Bodrum’da geçirmeyi planladık. Sebebi, bir…
En iyi ihtimalle 2026 yılını, yüzde 30'un üzerinde bir enflasyon rakamıyla kapatacağız. Tabii ki Türkiye…
Son yıllarda internet kültürü sürekli yeni “-maxxing” akımları üretiyor: looksmaxxing, sleepmaxxing, healthmaxxing, monkmaxxing… (Maxxing, İngilizce…