Yılın son takvim sayfası

Yılın bu zamanını kim sever bilmem, hani şu son günler; söngün, pısırık, unutmaya, suçlamaya, peşini bırakmaya hazır zamanlar. Zaman eğilip bükülür sanki bu günlerde; doğrusal, alışıldık, umursamaz geçişine bir şeyler olur. Köşesine iliştirilmiş birkaç not ne hatırlattıysa o kalır geriye sanki.

Eski yılın hayrını göremeyenler

Bu zamanı alacak bir eskici çıkmaz sanırsınız, oysa geçen zaman sanatçı belleğin  atölyelerinde, yepyeni esinlerle galerilerine yerleşir. Işık çepeçevre bakışımlı tutar güzelim anıları. Eski yılın hayrını görmediğine yananlar, yenisine yanar tutuşur, içinde olmadık dilekleri tutuşturur. İyimserlikten dem vurur, kulağına ulaşmasın diye başka sesler, en sağır köşelere kurulur.

Haberini evvelden gönderen yeni yıl, kapıda boy gösterip, uzun geceden içeri girince bütün sahneyi serimlemesi beklenir. Yeni güne doğacak güneşe sürpriz  hazırlanmış  gibi gelir hepimize. Sahnenin tasarımı yeniden gözden geçirilir. Işık, her yönden gelebilecek davetlilere yol gösterir.  Ömür kaldığı yerden buyur edilir ortaya, şahitler farklı şeyler söyler,  yargılama kaldığı yerden sürer gider.

İçi içine sığmaz yaş almışların

Olana bir eklemeye hevesli olmayanlar, aldığı yaşı üleşecek birilerini arar. Yılın olacağı da bellidir, olmayacağı da diye söylenip dursalar da, içi içine sığmaz yaş almışların, gözettiği umuda bir köşede göz kırptıkları çok belli olur.

Ayrıca bu mevsim yormaz insanı, alçak dallarıyla  meyvelerini sunar ağaçlar. Sıcak odaların pencerelerinden korkuları ile yola bakar yaşlılar, göz kapakları ağırlaşıp kapandığında çıplak ağaçların arasından düşler boyu yola çıkarlar.

Fotoğraf: Füsun Saka

Zamanla bir şehirde, bir ülkede yaşamanın kaderi belli olur. Değişimin zamanı ne yeni yıldır, ne beklenecek yıllar. Damlacıklar der ki; dünün çamurunu , bugünün yağmuru temizler. Değişim ve yöndeşmeyi bulutlar anlatır ancak.

Bulutları başkaldırdığımızda görürüz. Çağırılınca toplanırlar; çamurun, çürüğün, bozuğun kurulmuş devranına dilleri döndüğünce ne istediklerini anlatırlar.

Safa Özkızıltan

Paylaş

Son Yazılanlar

Modern Sofraların Unuttuğu Lezzet

Ramazan ayının ruhu, sadece gün boyu süren bir dinginlikte değil, akşamın yaklaşmasıyla birlikte mutfaklardan süzülen o eşsiz kokularda da gizlidir. İftar saati yaklaştıkça şehir susar,

Mavi Vatan’ın Sessiz Çığlığı

Üç tarafı denizlerle çevrili bir coğrafyanın çocuklarıyız. Bu cümle, ilkokul sıralarından itibaren zihnimize kazınan coğrafi bir bilgiden çok daha fazlasını ifade eder aslında. Bizim için

Türkiye’de Nüfus Dengesi Değişiyor

Türkiye’de Nüfus Dengesi Değişiyor: Doğurganlıkta Yeni Dönem Türkiye’de doğum oranları uzun süredir devam eden düşüş eğilimini 2024’te daha da derinleştirdi. Toplam doğurganlık hızının 1,48’e gerilemesiyle

Açlık Bizi Arındırır mı?

Ramazan ayı geldi. Yine aynı tartışmalar: ‘Oruç neyi bozar, neyi bozmaz?’ Ama kimse dönüp şu soruyu sormuyor: Oruç neyi düzeltir? Bir ay boyunca aç kalıyoruz.

Ağırlama Dünyasında Dönüşüm

Antalya’nın dingin bir Şubat sabahında, NEST Kongre Merkezi’ne girdiğimde sadece bir etkinlik alanına değil, sektörün geleceğinin ilmek ilmek işlendiği canlı bir yapıya adım attığımı hissettim.

İki Damla Yaş ve Gözlerde Mahcubiyet

Dost sohbetlerimizin birinde, biraz yaşımıza dokundurmak, biraz da miskin ortamı dürtme fırsatını kaçırmayacak bir dost, ‘durduk yerde gözlerinin yaşarmasından’ yakındı. Olmadık yerde demek istedi daha

Bir Tabak Bize Ne Söyler?

Bir tabağa baktığımızda gerçekten ne görürüz? Sadece yemek mi? Yoksa bir kültürün izlerini,bir toplumun alışkanlıklarını,bir ailenin hikayesini mi? Gastronomi çoğu insanlardan sadece tariflerden ve tekniklerden