Çünkü ben aşığım biliyor musunuz?

Miyavlarım ben bizimkinin gözlerinin içine bakarak. Ona göre o bakışlar, bir kedinin değil de bir filozofun derin ve anlamlı bakışları. Uzun’a göre de “yemek ver kadın” bakışı. Bizimki usul usul yemeği koyar önüme. İşte o...
Devamını oku

AB’den kadın yöneticiler lehine karar

Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Birliği (AB) üye ülkelerinde şirket yöneticilerinin en az yüzde 33'ünün kadınlardan oluşmasını öngören yasa teklifini kabul etti. Şirket yöneticilerinin yüzde 33'ü kadın olacak Buna göre, şirketler, yönetici kadrolarının en az yüzde...
Devamını oku

Sanatseverlerin buluşma noktası CRR

Cemal Reşit Rey Konser Salonu Genel Sanat Yönetmeni Murat Cem Orhan, CRR’yi sadece bir konser salonu değil, sanatın farklı disiplinlerinin yer aldığı sanat eğitiminin de verildiği bir kültür sanat merkezine dönüştürme hedefinden 2023 itibarıyla yer...
Devamını oku

Sağlık turizmi iştah kabartıyor

  Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. A. Murat Emanetoğlu, muayenehane sahibi doktorların özel hastanelere bağlı çalışmasını zorunlu kılan yönetmeliğin doktorların çalışma hakkına ve hastaların doktor seçme özgürlüğüne müdahale olduğunu söylüyor. Devlet sağlık turizminden...
Devamını oku

İlham verici oyun Fosforlu Cevriye

İBB Şehir Tiyatroları’nın yeni sezonda öne çıkan oyunlarından birisi de Gülriz Sururi’nin uyarladığı Suat Derviş’in kaleme aldığı Fosforlu Cevriye geçen hafta Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluştu. Oyunun yönetmeni Yelda Baskın ve dramaturgu Gökhan Aktemur...
Devamını oku

Siyah beyaz askerlik anılarım      

“Ben de askerlik yaptım ve benim de askerlik anılarım var,”

“Ben de askerlik yaptım ve benim de askerlik anılarım var,” dersem sakın şaşırmayın. Bazen yazı yerine sadece fotoğraflar konuşur. Eski fotoğraflarımı karıştırırken karşıma çıkan askerlik fotoğraflarım, pandeminin şu karamsar günlerinde, beni yıllar öncesine götürdü.

İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminin ardından savaş ve kıtlık korkusunun yaşandığı yıllar. Ben o yıllarda Kandilli Kız Lisesi’nde okuyordum. Yatılı okulda tek amacım derslerimde başarılı olmaktı. Babam Silifke’de çiftçi olduğu için topraklarımızda yetişen ürünü annemin komşulara dağıttığını hatırlıyorum. Annem için komşu hakkı her zaman çok önemliydi. Özellikle ekmeğin karneyle verildiği dönemlerde, tarladan gelen buğdayda komşu hakkını hep gözetirdi annem. Yine o yıllarda kahve tiryakisi olan babamın, kahve bulunmadığı içim Toroslarda yetişen kenger dikeninin kavrulmasıyla yapılan Kenger kahvesinden içtiğini anımsıyorum.

Hala güzelliğini heybetini koruyan okulumuzda Kuleli Askeri Lisesi öğrencilerine karşı Kuleli kapımız hep kilitliydi.:))

Ve savaş sonrasının zor yıllarında, sadece ders çalışarak günlerimi geçirirken, o yıllara dair anılarım en çok Kandilli’nin güzelliğinde saklı. Yemekten hemen sonra kalkan vapura yetişmek için Kandilli’den iskeleye doğru koşardık. Hala güzelliğini heybetini koruyan okulumuzda Kuleli Askeri Lisesi öğrencilerine karşı Kuleli kapımız hep kilitliydi.:)) İşte savaş dönemi sonrası yıl 1948. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi ikinci sınıf öğrencisiyim. Kandilli Kız Lisesi’nde okurken her hafta sonu evine gittiğim Ömer dayımın eşi İlhan yengem için siyah beyaz bir fotoğraf imzalamışım. Üzerinde “Biricik yengeciğime asker yeğeninin hatırası” diye yazıp, imza atmışım. Evet, ne yazık ki, bugün nasıl oldu, neden oldu sorusunun tam yanıtını bulamadığım, seferberlik nedeniyle, biz kız öğrencileri askere almışlardı.

45 güne sığan askerlik, bilinen askerliğin aksine bizim için unutulmaz günlerdi

45 güne sığan askerlik, bilinen askerliğin aksine bizim için unutulmaz günlerdi. Ben askerliğimi Yeşilköy’de yaptım. Bugün hala görüştüğüm sınıf arkadaşım Nezahat Parman da askerliğini Gümüşsuyu Askeri Hastane’ de yaptı. Sadece Tıp Fakültesi değil, diğer fakültelerden de kızlar askere alındı. Askerlik hizmetini askeri hastanede yapanlar, iğne yapmayı da askerlere serum fizyolojiği enjekte ederek öğrenmişler. Bizim askerliğimiz çok daha ilginçti. Üniformalarımızı giyip, uygun adım marş sert adımlarla yürüdüğümüzü anımsıyorum. Asker selamı verirdik. Yatılı değildi. Öğle yemeklerini orada karavanadan yiyorduk. Askerler yemek servisi yapardı. Çok güzel günlerdi. Yüzbaşımız Mümin Orhon Bey çok kibar bir insandı. Benim memleketim Silifke’dendi. Marşlar söyleyerek, egzersiz yaparak geçirdiğimiz 45 günün nasıl geçtiğini hiç anlamadık… Elimizde sadece bu fotoğraflar kaldı. O sene üniversitede okuyan kız öğrencilerin askere alındığı ilk ve son yıldı sanırım. Ne yazık ki, araştırmalarıma rağmen, bu döneme dair bir kayıt bulamadım.

Biz, 1953 Mezunlarının anlatacak askerlik anıları da var. Mezuniyet yılımızın İstanbul Fethinin 500. Yılına rastlaması ve mezunlarımızdan iki sağlık bakanı arkadaşımız da var. 1978-79 yıllarında Sağlık Bakanı olan Dr.Mete Tan ve son sınıfta askeri öğrenci olduğu için bizden ayrılarak Ankara Tıp Fakültesi’ne giden Prof. Dr. Kaya Kılıç Turgay.

Yıllar geçti. Elimde kalan bu askerlik üniformasıyla çekilmiş fotoğraflarım tarihin kısa bir dönemine ışık tutar sanırım.

Dr. Mürüvvet Meryem Türkili
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
error: