Günde üç porsiyon yoğurt tüketerek bağışıklık sisteminizi güçlendirin

Yoğurt ilk olarak Orta Asya’da bulundu

Bağışıklık sistemini güçlendirerek bizi hastalıklardan koruyan yoğurdun tarihine baktığımızda, ilk olarak Orta Asya’da bulunduğu tahmin ediliyor. Hatta bazı Fransız kaynakları yoğurdu göçebe yemeği olarak da tanımlıyor. Yoğurdun ismi Türkçe olup, neredeyse tüm dillerde değişmeden aynı kalmıştır. İlk kimler tarafından ve nasıl üretildiğine dair net bir bilgi bulunmamakla birlikte araştırmalar tarihsel anlamda 6000 bin yıldır tüketilen yoğurdun Orta Asya topraklarında bulunduğu savını destekliyor. Diğer bir rivayete göre yoğurt göçebe yaşamda karınca yumurtası veya karınca toprağından elde edilmiş rastgele deneme yoluyla bulunmuştur.

Göçebe yaşamın getirisi bir besin

Tüm araştırmalar ve rivayetler bize yoğurdun göçebe yaşamın getirisi olan çok faydalı bir besin olduğunu artık kanıtlıyor.
Yoğurt, sütün laktik asit fermantasyonu sonucu elde edilmektedir. Birçok mineralin yanında B grubu vitaminleri yanı sıra içeriğindeki magnezyum ve potasyumdan dolayı kas fonksiyonları ve sinir iletimleri için önemlidir. Sindirim sistemi ve bağırsak florası için yoğurtta bulunan probiyotikler çok faydalıdır.

Yoğurdun Faydaları nelerdir ?

Yoğurtta bulunan probiyotikler bağırsağın doğal florasında hastalığa neden olan her türlü zararlı organizmaya karşı vücudu korumaktadır. Bağışıklık sistemi hücrelerinin büyük bir kısmı bağırsaklarda bulunur ve bağırsakların güçlü olması bağışıklık sisteminin de güçlü olması demektir. Yoğurt içerdiği probiyotikler sayesinde hem bağırsak florasını, hem bağışıklık sistemini güçlendirmektedir.
Yoğurt zengin kalsiyum içeriyle de ön plana çıkmaktadır. Kalsiyum ise kemiklerin dişlerin güçlü olmasını sağlayan mineraldir. Yoğurttan alınan kalsiyum yağ yakımını da hızlandırmaktadır. Yoğurt ayrıca potasyum, fosfor, riboflavin, iyot, çinko, A, E ve B vitaminleri  içermektedir. Bu da yoğurdu gastrointestinal bozukluklara, hipertansiyona yol açan kötü kolesterol ve kalp-damar hastalıklarına karşı güçlü bir koruyucu haline getirmektedir. Ayrıca yoğurt başta olmak üzere fermente süt ürünleri tüketimi sonucunda meme kanseri riskinin azaldığı belirlenmiştir.

Yoğurdun yeşil suyunu dökmeyin!

Yoğurdun yeşil suyu kesinlikle dökülmemeli, zengin bir vitamin kaynağı olan bu su, çorbalara karıştırılabilir veya ayran gibi içilebilir. Ara öğünlerde ise nane, salatalık, birkaç kaşık yoğurt ve suyu cacık yapılarak tüketilebilir. Yoğurt suyunun süzülmesiyle bu suyun içerdiği yüksek miktardaki riboflavin de kaybedilir. Oysa riboflavin, büyüme, doku yenilenmesi ve enerji metabolizmasında görevlidir.

Yoğurt Ne kadar tüketmelidir?

Süt ve süt ürünlerinde tüketilmesi gereken miktar; yaş, cinsiyet ve fizyolojik duruma (büyüme ve gelişme dönemi, gebelik ve emzirme dönemi, yaşlılık vb) göre değişiklik göstermektedir.
• 1-3 yaş grubu çocuklar için 4 porsiyon/gün
• 4-6 yaş arası çocuklar için 3-4 porsiyon/gün
• 7-9 ve üzeri yaş çocuklar için 3 porsiyon/gün
• 10-18 yaş grubu çocuklarda 4 porsiyon/gün
Yetişkinler; günlük 3 porsiyon, 65 yaş ve üzeri bireyler ise 4 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketmelidir.

Menopoz döneminde kadınlar ne kadar tüketmelidir?

Menopoz dönemi beslenmesinin en önemli besini yoğurttur. Kalsiyum açısından zengin olan yoğurt bu dönemde oluşacak kemik kayıplarının tedavisinde ve oluşumunun engellenmesinde en büyük yardımcıdır. Günlük minimum 3-4 porsiyon kadar tüketilmelidir.
Yoğurdun faydaları çok ama fazlası da zararlıdır
Fazla kalsiyum alımı;
• Kemiklerde birikerek kemik kırıkları riskini artırabilir.
• Böbrek taşı oluşumuna neden olabilir.
• Kan pıhtılaşma bozukluğuna neden olabilir.
• Diğer mineraller ile olan oranların bozulmasına ve diğer minerallerin emilimlerinde de aksamalara yol açabilir.

Peki laktoz intoleransı nedir?

Laktoz, süt ve süt ürünlerinde bulunan baskın bir şeker türüdür. Laktoz intoleransı ise laktozu sindirememe durumudur. Yaygın olarak görülen rahatsızlık, ince bağırsakta laktozu parçalayan laktaz ismindeki enzim miktarındaki eksiklikten kaynaklanır. Laktoz intoleransı olan kişiler laktozlu besinler tükettikleri zaman sindirim problemleri yaşarlar ve bu da yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler. Rahatsızlık, besinlerin tüketiminden birkaç saat sonra şişkinlik, bağırsakta gaz oluşumu ve karın ağrısı şekildeki belirtilerle kendini gösterir. Laktozsuz yoğurt ve süt ürünleri kullanarak belirtileri kontrol altına almak ve hayat standartlarını arttırmak mümkündür.http://www.livhospital.com.tr

Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Şahin

Paylaş

Son Yazılanlar

Avrupa’da Batarya Devrimi Başlıyor

Dünya, fosil yakıtlardan arındırılmış bir geleceğe doğru hızla ilerlerken, bu dönüşümün kalbinde sessiz ama devasa bir güç yatıyor: Bataryalar. Eskiden sadece kumandalarımızda veya telefonlarımızda dert

12 Bin Yıllık Hafızanın Gelecek Yolculuğu

Tersane İstanbul’un Haliç’e bakan o sakin ama vakur atmosferinde, geçtiğimiz günlerde insanlık tarihinin en eski ve en anlamlı sofralarından birinin gelecek yolculuğuna tanıklık ettim. Şanlıurfa,

Gençler Neden Bu Kadar Öfkeli?

Son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’tan gelen haberler, toplum olarak uzun süredir görmezden geldiğimiz bir gerçeği yüzümüze sert bir şekilde çarpıyor: Okul baskınları, öğrenciler arasında organize

Tabağın Görünmeyen Yüzü İle Yüzleşebilmek

Yemeğin sadece biyolojik bir ihtiyaç olduğunu düşünmek, büyük bir yanılgıdır. Tabağımıza gelen her lokma, aslında binlerce yıllık bir hiyerarşinin, ekonomik dengelerin ve sosyal mücadelelerin sessiz

Bu Dünya Sadece Bize Ait Değil…

​İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye genelinde sahipsiz sokak hayvanlarının büyük bir kısmı toplandı; 51 ilde bu süreç tamamlanırken, büyükşehirlerde oran yüzde 64’e ulaştı. Rakamlar büyük,