Eşini öldüren Doğan: Beni Aldatıyor diye düşündüm”

Eşi Bircan Doğan´ı (29) temizlik görevlisi olarak çalıştığı okulda 21 bıçak darbesiyle öldüren Atalay Doğan´ın (30) yargılandığı davada okulda hizmetli olan Yafes Ç. tanık olarak dinlendi.

Olay sırasında Bircan Doğan´ın ‘Ağabey, beni kurtar’ diyerek bağırıp kaçmaya çalıştığını belirten Yasef Ç., “Kapıyı kapatmaya çalıştık ancak Atalay ayağını koyduğu için kapatamadık. Bu sırada Atalay bıçak salladı. Bircan benim arka tarafımdaydı. Kapıya yüklenmemize rağmen kapatamadık ve Atalay içeri girdi” dedi.

Olay, 17 Haziran’da İnegöl ilçesi, Süleymaniye Mahallesi’nde meydana geldi. Atalay Doğan, bir süredir ayrı yaşadığı eşi Bircan Doğan’ın temizlik görevlisi olarak çalıştığı Yunus Emre Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’ne gitti. Burada çıkan kavgada Atalay Doğan, yanında getirdiği bıçağı Bircan Doğan’a defalarca sapladı, ardından da başörtüsüyle boğdu. Hastaneye kaldırılan 2 çocuk annesi Bircan Doğan, hayatını kaybetti. Bileklerini keserek intihar girişiminde bulunan Atalay Doğan ise tedavisinin ardından gözaltına alındı. “Öldürmek için gittim. Kendimi de öldürmediğim için çok pişmanım” diyerek ifade veren Atalay Doğan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

İnegöl 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkında ‘eşi kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan Atalay Doğan, 3´üncü kez hakim karşısına çıktı. “Bircan’la uzun bir süredir tartışıyorduk. Ailesel problemlerimiz mevcuttu. Eşimin beni aldattığını düşünüyordum” diyen sanık Doğan, hastane ve savcılıktaki ifadelerinin aksine eşini öldürmek amacıyla okula gitmediğini söyledi.

‘KENDİ HAYATIMA SON VERECEKTİM’

Mahkemede olay gününü anlatan Doğan, “Olay günü, eşime zarar vermek istemiyordum. Evde intihar edip, hayatıma son verecektim. Kendisinden helallik istedim. Eşim de bana ‘Bundan sonra ne yaparsan yap, umurumda değil’ dedi. Bu söz üzerine kendimden geçtim ve okula gittim. Sonrasını hatırlamıyorum. Eşimi öldürmek istemiyordum. Söylediğim gibi kendi hayatıma son verecektim. Olayın ayrıntılarını hatırlayamıyorum. Hastaneye götürüldüğümde polisler, eşimi öldürdüğümü söylediler. 5 yıldır psikolojik tedavi görüyorum. Hastanede nasıl anlatıldıysa; ben de bu şekilde beyanda bulundum. Şu an itibarıyla olayı hatırlamıyorum. Ancak olayın hemen akabinde vermiş olduğum beyanlarım da doğru olabilir. Bircan’a vurmuş olduğum bıçak darbesi kadar kendimi de yaraladım. Sonrasında da camdan aşağı atlamak istedim ancak gelen polis memurları buna engel oldular. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum” dedi.

OKUL HİZMETLİSİ TANIK OLARAK DİNLENDİ

Mahkemede okulda hizmetli olarak görev yapan görgü tanığı Yafes Ç.’nin de ifadesine başvurdu. Yafes Ç. ifadesinde, “Olay günü, öğle yemeğinden sonra okula geldim. Bircan ve Hülya hizmetli odasında oturuyorlardı. Ben de namaz kılmak için odadan çıktım. Bu sırada Atalay’ı gördüm. Atalay’ı gördüğümde elinde bıçak yoktu. Bircan’a ‘Misafirin var’ dedim. Bircan da kapının dışına çıktı, Atalay ile görüşmeye başladı. Bir dakika sonra ‘Ağabey, beni kurtar’ diyerek içeri tarafa koştu. Ben de bu sırada odanın iç tarafındaydım. Kapıyı kapatmaya çalıştık ancak Atalay ayağını koyduğu için kapatamadık. Bu sırada Atalay bıçak salladı. Bircan benim arka tarafımdaydı. Kapıya yüklenmemize rağmen kapatamadık ve Atalay içeri girdi. Bu sırada Bircan’ı bıçakladı. Engel olmaya çalışırken aramızda boğuşma yaşandı, beni kapının dışarısına bıraktı. Olaya müdahale edemeyince, etraftan yardım istedim. Sonrasını hatırlayamıyorum. Polisler geldiğinde de beyanda bulundum” diye konuştu.

Öldürülen Bircan Doğan’ın annesi Emine ve babası İlhan Günay ile ablası Gülcan Taşkaya sanıktan şikayetçi olurken, mahkeme sanık Doğan’ın İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda akıl sağlığının tespiti için 3 hafta gözlem altına alınmasına karar verdi.

‘BİR DAHA DÜNYA YÜZÜ GÖRMESİN’

Duruşmanın ardından konuşan Emine Günay, “Kendimin öleceğimi bekliyordum da böyle bir şey olacağını hiç beklemiyordum. İki yavrumu öksüz koydu. Ağır ceza almasını istiyorum. Girdiği delikten çıkamasın. İnşallah, ömür boyu orada kalsın. Adalet istiyorum. ’10 yıl sonra çıkacağım, gelip çocuklarıma bakacağım’ diyormuş. Her insan öldüren, 10 yıl yatıp çıkacaksa herkes insan mı öldürsün? Ağırlaştırılmış müebbet cezası ile cezalandırılmasını istiyorum. Bir daha dünya yüzü görmesin. Benim yavrum toprağın altına girdi, o da ömrünü orada geçirsin” ifadelerini kullandı.

‘BU CİNAYET KIZ MESLEK LİSESİNDE İŞLENDİ’

Bircan Doğan’ın babası İlhan Günay da, “Ne gerekiyorsa yapılsın. Kimsenin kimseyi öldürmeye hakkı yoktur. Benim kızım toprağın altına girdi. İnşallah o da girdiği yerden çıkmaz. Çoluğuna çocuğuna bakmak isteyen adam, çocuklarının annesini gelip de katletmez” dedi.

Cinayetten 1 gün önce kardeşi ve eşi ile görüştüklerini ve aralarında bir sorun olmadığını söyleyen Gülcan Taşkaya ise, “Türkiye’de geçtiğimiz yıl 300 kadın cinayeti işlendi. Kardeşim de bunlardan biri. Adalet istiyoruz. Bu cinayetin işlendiği ortam kız meslek lisesi. Bir kız meslek lisesinde kadın cinayeti oluyor ve eşi tarafından vahşice katlediliyor. Adalet bekliyoruz” diye konuştu.

Paylaş

Son Yazılanlar

Bilimin, sanatın ışığında Foça’da Tatil

Bilimin, sanatın, kültürün ışığında Foça’da kısa bir tatil fena mı olur? Sanat, kültür, bilim insanlığın birikiminin taşıyıcıları… Bunları yok edemeyen ama yok olması için elinden

Hayvanlara şiddetin sonucundaki felaketler

Son günlerde kamuoyunu sarsan, şarkıcı Güllü’nün ölümüyle ilgili iddialar ve hazırlanan iddianamedeki kan donduran detaylar, hepimizin içini bir kez daha sızlattı. Olayın adli boyutu ve

İnsanı Kendine Bağlayan Adalar

Yaz ayları benim için deniz kokulu günler, susmayan cırcır böcekleri, denizin içinde batan güneş, karpuz -peynir ve dondurma demekti. Küçüklüğümde Marmara denizi ve Adaları vardı.

Hayvanlara saygı seçimlerle başlıyor

Hayvan refahı, sürdürülebilirlik ve bilinçli tüketim, bugün farklı sektörlerde faaliyet gösteren markaların ortak gündemlerinden biri haline geliyor. Moda markası Save The Duck ile evcil hayvanların

“Yüz yaşına ulaşmanın sırrı mikrobiyota”

“Yüz yaşına ulaşmanın sırrı tek bir bakteri değil, güçlü bir mikrobiyotadır” 2004 yılında Belçika’da bir laboratuvarda bağırsak mukozasının en dip katmanlarında yaşayan, daha önce kimsenin

Marmara Depremi Hakkında Ne Biliyoruz?

17 Ağustos 1999… Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük felaketlerden birinin üzerinden 27 yıl geçti. On binlerce insanın hayatını kaybettiği Marmara Depremi, yalnızca büyük bir yıkım

Önceki zamanın tüm hasatları bitmiş

Çöl… Sağıma-soluma benden eksilenleri; birkaç çağın uykusunu, kimi vaktin gafletinde yitirilenleri,  gecikmeleri, ertelemeleri eklemeye çalışıyor, bir tohumun umudu ile gözümü açıp, beni tutacak bir köke

Tabaktaki Doğu Ve Ege Dengesi

Ege’de yaz mevsimi, çoğunlukla yüksek sesli müzikler ve gösterişli sunumlarla tanımlanır. Ancak Bodrum’un Tilkicik Koyu’na doğru uzandığınızda, bu hırslı kalabalıktan sıyrılan sakin bir sığınakla karşılaşırsınız:

Ateşin Karşısında Filizlenen Bir Gelecek

Mutfak, insanoğlunun sadece fiziki gereksinimlerini karşılamak için sığındığı bir mekân değildir. Mutfak; toprağın, emeğin, kültürün ve insani değerlerin harmanlandığı sessiz bir mabettir. Tencerenin kaynamasında, tavanın

Ben Dinlerim, Bana Anlat

Sonra diyorum: “İyi ki siz varsınız.” Yani beni okuyanlar. Baksanıza, Uzun beni araştırmış, yapay zekâya sormuş benim hakkımda söylenenleri. Felsefi ve psikolojik yazılarımdan söz etmiş