Eylülde Marmaris Orhaniye ve İncir

Eylül tatilcileri için unutulmayacak bir mekân; Marmaris Orhaniye İncir. Okaliptus ağaçları arasında, gözlerden uzak, denizin dibinde ve bir lezzet şöleninde gerçek bir tatil arayanlar için, muhteşem misafirperverliğiyle İncir, sizi bekliyor.

Yılın en güzel ayı Eylül’de Marmaris Orhaniye’de İncir

Eylül tatili başka bir keyiftir. Kalabalık bir partiden kalan üç beş kişinin o tatlı sohbeti gibi. Kalabalık dağılmış, tatlı bir yorgunluk gelmiş, sohbetler daha derin, daha bir göz göze. İşte o partiden kalanlar için bir mekan İncir.

Aslında burası hep Eylül tatili gibi, kalabalıktan uzak. Tatilde sessizliği, kitap okumayı, denizi, yakamozları, tahta masada bir şişe şarabı, iki adım ötedeki lezzeti sevenler için ideal bir tatil önerisi.

İstanbul Moda’da doğup büyüyen Hakan Özalp, birçok farklı sektör; Almanya, Marmaris, Bodrum deneyimlerinden sonra bir arkadaşının “Orhaniye’ye baktın mı?” önerisiyle geliyor Orhaniye’ye, yanında 4 yaşında oğluyla yeni bir başlangıç umuduyla.

Sabah saat 11.00 bir tahta masada yapılan görüşmede oğlu küçük Ali dolaşıyor ve “baba, burası olsun,” diyor. “Madem çocuk istiyor, burayı kirala” denince, küçük Ali’nin kararıyla İncir’in temelleri atılıyor. Ali bütün yazı orada geçiriyor.

İncir’de deniz sesiyle uyuyabileceğiniz odalarda tv yok. Her şey kararında, dilediğiniz kadar, dilediğiniz gibi. Bu akşam nerede yemek yesek diye düşünmenize hiç gerek yok. Denizin dibinde yer alan İncir’in restoranında her şey ev yapımı.

Ekmeği, lakerdayı, isli uskumruyu, reçelleri ve mezelerin hepsini kendileri yapıyorlar. Yumurtalar gezen tavuk. Peynirler, Diyarbakır’dan , Aydın’dan ve Çanakkale’den. Özalp, marketten alıp, allayıp pullamaktan yana değil.

Müşteri kaliteyi anlar inancıyla malzemelerinin en iyisini buluyor. Yağ çekmeyen, kıtır kıtır mücveri, ahtapotu gerçek bir lezzet şöleni.

Özalp, babasını erken yaşta kaybettiği için, Nonnas ( Büyükanneler Restoranı ) filmindeki bir çocukluk gibi, mutfakta yemek yapan kadınlar arasında büyümüş.

Anneanne göçmen, Rumeli kadınları çok güzel yemek yapıyor, “ben de çok iyi çibörek yaparım” diye vurgulayan Özalp, anneannesinin annesinden de söz ediyor, 114 yaşında ölmüş. Bahçeden otları toplayıp, yumurta kırıp bir lezzet yaratırmış diyor.

Mermerler, betonlar arasında tatil yapanların burayı denemelerini isterim diyen Özalp için gelen herkes, onun misafiri.

Aslında bir nevi İncir Club olmuş. Damak tadına düşkün olanlar, tekneden gelenler ve sadece yaz tatili için gelenler değil, İncir, Marmaris esnafının da lezzet mekânı.

Orhaniye İncir; otele gitmek için değil, yaz tatilinde bir arkadaşına gider gibi, sana özel hazırlanmış bir sofra gibi… Akşam yakamozları izlerken çalan eski plaklar gibi, gürültü, patırtı yok müzik var, karnını doyurmaktan öte, sohbete karışan keyifli lezzetler var.

46 yaşında geldiği ve yarattığı bu doğal dünyasında Hakan Özalp, kendsisne gitme diyenlerin hepsinin de yavaş yavaş buraya geldiklerini vurguluyor.

E ne diyelim, önce küçük Ali beğenmiş ve gerçek bir tatil mekânı doğmuş. Teşekkürler Ali.

Mine Türkili

Paylaş

Son Yazılanlar

‘Güvenli limanlar’ sığınak değil!

Demek ki neymiş; ‘güvenli limanlar’ her fırtınada sığınak olmuyormuş! 28 Şubat 2026’da başlayan ABD-İsrail saldırılarına, İran İslam Cumhuriyeti’nin karşılık olarak savaşı, Körfez ülkelerine yayma stratejisi

Babamı orada bıraktım, orada buluyorum

Aklımın yazdığını, yüreğim bozuyor bazen. Yalanlayıp, mahcup ettiği yok ama birilerinin gözüne gireceğim diye ışıltısı, perdahından vazgeçmeyen cümlelerin kibrine “yoldan çekil” deyiveriyor. Epeydir babasızlar zamanını

Geçmişten Geleceğe Ulaşan Evrensel İzler

Masaya gelen her tabak, aslında toprağın zamana yazdığı sessiz bir mektuptur; insanın coğrafyayla kurduğu en eski, en samimi diyalogdur. İçindeki her malzeme asırların birikimini bünyesinde

Ve kedilerin sessiz tanıklığı…

Bahanelerin arkasına gizlenen hayatlar ve kedilerin sessiz tanıklığı… ​İnsanoğlu; kendini korumak, konfor alanından uzaklaşmamak ve rahatını bozmamak için tarihin en güçlü, en aşılmaz kalkanını icat

Hititlerin Başkenti Çorum Unesco Yolunda

Ateş, insanlık tarihinin en eski ve en güçlü bağlayıcı unsurudur. İlk ateş yakıldığında sadece ham maddeler pişmedi. İnsanı bir araya getiren topluluklar, köklü sosyal bağlar,

Bir türlü yetişkin olamayan toplumuz

Çocukluk ve gençlikte büyüyüp yetişkin olmak çok uzak geliyor. Büyüyünce yaparım dediğiniz ve yapmak istediğiniz çok fazla şey oluyor. Ama o uzak gelen yetişkinliğe o

Üretimin Yavaş Manifestosu Dokuma

İstanbul’un güncel sanat sahnesinde farklı disiplinleri ortak bir düşünsel zeminde buluşturan Rastlaşmalar Vol. 2: The Art of Frugal Hedonism, 42 Maslak ArtPlatform’da sanatseverlerle buluşuyor. Esmer