Kaç kere ayrılıp barıştınız?

Family Relations dergisinde yayınlanan bir araştırma sonucundan bahsetmek istiyorum. Amerika’da yapılan bu araştırmada sürekli ayrılıp tekrar barışan çiftlerin ilişki kalitesi inceleniyor. Bizde de basından takip ettiğimiz bazı ünlü çiftlerimiz yok değil. Her seferinde “bu sefer tamam, tüm sorunlarımızı çözümledik, artık sonsuza kadar mutluyuz “ dedikten 1 ay sonra büyük bir kavga ile ayrılan, sosyal medyalarından tüm resimlerini silen çiftler, ta ki bir daha ki barışma yemeğine kadar.

Sevgilimle Kaç Kere Ayrıldık Kaç Kere Barıştık, Bilmiyorum…

Bahsettiğim araştırma bu ilişkilerde kalmanın, daha az ilişki doyumu, daha zayıf iletişim, daha az bağlılık, daha fazla yakın partner şiddeti gibi çeşitli sonuçları olduğunu gösteriyor. Zaman içinde depresyon ve anksiyete belirtileriyle ilişkili olduğunu da işaret ediyor.

Aslında tekrar tekrar denenmiş bir ilişki içinde olmaktansa, bu ilişkiden çıkmanın sağlık açısından faydaları olabiliyor. Aynı araştırma ekibi, bu tarz istikrarsız ilişkilerden çıkan kadınların çıktıktan sonra bir rahatlama hissi yaşamış olabileceklerini düşünüyor.

Diğer taraftan, Araştırmalarına göre bu durum çoğu kişi için sorunlu olsa da, daha önce biten bir ilişkiye geri dönmek her zaman başarısızlığa mahkum değil. Gerçekten de çiftlerin ayrı geçirdikleri zamanın birbirlerine ne kadar değer verdiklerini fark etmelerini sağladığını ve kendilerini yeniden ilişkiye adadıklarını da görebiliyoruz.

Bana kalırsa, eski bir sevgili ile tekrar bir araya gelmeyi düşünüyorsanız ayrılığa neyin sebep olduğunu düşünmek ve aynı kısır  döngünün devam etmemesi için iyileştirmeler yapmak gerçekten önemli. Çift olarak neyin değişeceği hakkında konuşmanız da önemli.

Bu ilişki ileride şimdiye kadar yaşananlardan nasıl farklı olacak? Özellikle ilişki konusunda daha ciddi olan kişinin, sevgilisini kaybetme riskini almak istemediği için  bir çok probleme tahammül etmesi söz konusu ise, bu ayrılıp barışmalar kişinin kendini sorgulamasına ve karşı tarafın  ilgisini sürdürmek için neden yeterince iyi olmadığını merak etmesine yol açıyor. Endişeler artan miktarda kıskançlığa yol açabiliyor. Ne kadar uzun sürerse, o kadar kötü hissetmeniz ve depresyona kadar gitmeniz mümkün.

The Journal of Social Psychology de yayınlanan bir başka araştırma çiftlerin ilişkilerini neden yeniledikleri, ayrılmalarının ve tekrar başlamalarının özellikleri ve yaşadıkları stresörler ve faydalar hakkında bir sorgulama yapıyor. Anlaşılan en baskın neden tabii ki kalıcı duygular. Bunun yanı sıra, önceki ayrılığın sebebine dair belirsizliğin ve ayrılıklardan sonra başkalarıyla flört etmemiş olmanın da ilişkinin tekrar başlama şansında etkili olduğu görülüyor.

Ben bu noktada ayrılıkların zor süreçler olmasını, kişinin bunu atlatıp yeni bir maceraya atılmak yerine güvenli alanında kalıp en azından iyisi ve kötüsü ile tanıdığı kişiye geri dönmeyi tercih etmesini de önemli sebepler olarak görüyorum. Sanırım bir ilişkiyi bitirmenin karmaşık duyguları üzerinde çalışmak için zaman ayırmak yerine kısa yoldan geri dönmek daha kolay geliyor.

Artık Hep Yalnız Kalacağım!

Hepimiz bir ayrılık sonrası bu cümleyi kendi kendimize tekrarlamadık mı. İlk inkar ve duygu dalgasından sonra ayrılığın getirdiği ıstırap ve sıkıntı sanki hiç geçmeyecekmiş gibi gelmedi mi? Ama bana güvenin, ayrılıktan sonra siz hazır olduğunuzu fark ettiğinizde her zaman bir dönüm noktası olacak. Hazır olmak bazen haftalar veya bazen yıllar alabiliyor. Her ikisi de sorun değil. Zaman çizelgesi yok.

Önce bir bakın, Ayrılığınızı tamamen kabul ettiniz mi?

Bir ayrılığın birçok aşaması bulunuyor, ancak tartışmasız en önemlisi kabullenme. Bu aşamada, artık geçmişte debelenmiyorsunuz, eski sevgilinize veya kendinize kızmıyorsunuz, ve ilişkinizin bittiği gerçeğini kabul ediyorsunuz.  İşte artık bu zihniyetle geleceğe bakabilirsiniz. Ayrılığınızı henüz kabul etmiyorsanız, eski sevgilinize hâlâ içerleyebilir veya onu geri isteyebilirsiniz ve bu duygular hâlâ hayatınıza sızarken yeni bir ilişkiye başlayamazsınız.

Eski sevgilinizi artık çok sık düşünmüyor musunuz?

Bir ayrılığın ilk günlerinde her küçük şey size eski sevgilinizi hatırlatabiliyor: şarkılar, restoranlar, filmler, kokular, yiyecekler ve daha fazlası, ilişkinizin (hem iyi hem de kötü yanları) unutulmasını zorlaştırıyor. Ama zamanla, artık onları düşünmekle meşgul olmuyorsunuz. İşte  gelecek yeni şeylere (insanlar, deneyimler, anılar vb.) yer açtığınızın iyi bir işareti.

Bağımsız olma becerinize güveniyor musunuz?

Bir süre hayatı iki kişilik planladıktan sonra, bir kişi olarak hayata alışmak ilk başta çok doğal olmuyor – özellikle uzun bir süre birlikteyseniz – . Ancak bir kere bağımsızlığınızın ve yalnız zamanınızın tadını çıkarmaya başlayınca, her şey değişiyor. Yanınızda birinin olması ihtiyacından kurtulduğunuzda, yeni bir ilişkiye başlamak için doğru yerdesiniz demektir.

Eski sevgilinin başkalarıyla flört etmesi sizi rahatsız etmiyor mu?

Bir ayrılık tazeyken, birinin yapmak isteyeceği son şey, eski sevgilisini başka biriyle hayal etmektir. Yine de, eski sevgilinizi yeni biriyle düşünmenin o kadar da önemli olmayacağı bir nokta geliyor. Onları dışarıda görmek istemeyebilirsiniz , ama bekleyin  bir süre sonra görseniz de  bir sorun olmuyor ve hatta onlar için mutlu olabiliyorsunuz.

Tekrar birisiyle görüşmeye başlamak için heyecanlı mısınız?

Hala “ayrılık acısı çok korkunç, bunu bir daha asla yapmayacağım” ayrılık sonrası sisi içindeyseniz, tekrar flört etmeye hazır değilsiniz. Ama korkmayın, er ya da geç, yeni biriyle tanışma ve çıkma fikri aslında heyecan verici geliyor.

Bir sonraki ilişkinizden ne istediğinizi biliyor musunuz?

Ayrılığınız  size hayatınızdan ne istediğinizi ve kesinlikle ne istemediğinizi öğretiyor. Bu farkındalıklar, kiminle çıkacağınızın ve bir bütün olarak sonraki ilişkinizin temelini atmak için çok önemli, bu nedenle, ayrıldıktan sonra tekrar flört etmeye başlamadan önce ne istediğinizi bildiğinizden emin olun.

İster terk etmiş olun ister terk edilmiş olun ayrılıklar zorlayıcıdır. Rollerde ve rutinde bir değişikliği ifade eder ve hatta kişinin kim olduğuna ilişkin değerlerini sorgulamasına neden olur. Duygularınızı kabul etmek ve bu süreçte yaşanan çeşitli duyguları normalleştirmek, iyileşmenize izin vermenin anahtarıdır. Önerim geçmişte debelenip durarak bir saniye daha kaybetmeyin ve kendinizi daha iyi hissetmek için hemen şimdi adımlar atın.

İrem Hattat

Paylaş

Son Yazılanlar

Hayat bir sofra olsa nasıl olurdu?

Bayram tatilinde aklıma “Hayat bir sofra olsa nasıl olurdu?” sorusu takıldı. Cevabı çok düşündüm. Ve sonunda yaşamın her evresinden acı, tatlı, ekşi tüm tatları buluşturacağı

Hayvanları kısırlaştırmak da soykırım mı?

Modernizmin insanlığa çağ atlattığı görüşüne bir grup köktenci dindar ve postmodernizmin tadı kaçmış sakızını çiğneyen neoliberal dışında hemen herkes katılır. Tabii ki her şey, modernizm

Siz de ipotekli konut alıyorsanız dikkat!

Değişen ekonomik koşullar nedeniyle son bir yılda konut kredi faiz oranları yüzde 3’ün üzerine çıktı. Hatta kamu bankalarında, son bir aydır faiz oranları yüzde 4’ün

Tarifleri yeniden yorumlayan şef

Yazılarımı takip edenler farkındadır şüphesiz. Son zamanlarda tanıttığım mekanlar genel olarak ufak, fazla göze çarpmayan lokasyonlarda, hatta biraz kıyıda köşede kalmış yerler. Kapılarında kocaman afişler,

Bodrum’da bu yaz neler oluyor?

NİŞANTAŞI KADINLARININ BODRUM ÇIKARMASI   Ayşem Saraçoğlu, Ayşegül İlsever, Selma Şeşbeş, Nişantaşı’nın en havalı zamanlarında eğlence damgasını vurmuş üç kadın işletmeci. Şehrin en popüler mekanlarını

Gençler futbolcular heyecan veriyor

Olimpiyatlar ve Futbol Dünya Kupası ile birlikte belki de dünyanın en önemli spor organizasyonları arasında sayılabilecek Avrupa Futbol Şampiyonası başladı. Futbolseverler açısından sıcak günler… Tüm

Bayram tatilinize lezzet katacak mekanlar

Geçen hafta sizlerle İstanbul’un özel lezzet duraklarından damağımda iz bırakanları paylaşmıştım. Bugün malum 9 günlük bayram tatili başlıyor. Milyonlar bayram tatili için yola çıkıyor. Bu