Yatak odasındaki dış güçler

Yatak odasında bir problem yaşandığında (cinsel ilişki sıklığının azalması, isteksizlik…), genellikle çiftler problemi kabul edip konuşarak çözmek yerine hep bir suçlu ararlar. Çünkü suçlamak sorumluluk almaktan daha kolaydır. Suçlanan şeyler de genellikle dış güçlerdir.

Nedir o dış güçler?

Mesela kaynanadır, gürültü yapan komşulardır, yatmak bilmeyen çocuklardır, ekonomik güçlerdir, iş stresidir, yatak odasının mahremiyetinin olmamasıdır, partnerin sevgi göstermemesidir. Liste kolaylıkla uzatılabilir. Bahaneler uzadıkça problem çözülemez, tersine suçlama denklemine girilerek problemin kölesi olunur.

İleri sürülen soyut ve somut sebepler, aslında içimizdeki çocuk parça ile ilgilidir. Çocuklar da sorumluluk almaz, inkâr eder ve hep bir suçlu bulur. Böylece problemi dışsallaştırmış olur. Yani dış güçlerin varlığına inanmak, aslında çocuk kalmak demek, birey olamamak demektir.

Birey olamamak biraz da kültürümüzün sonucudur

Çiftler sıklıkla evlenirken hala ailelerinden maddi ve manevi destek bekler ve alırlar. Sonra bu aileler evliliğe ve hatta yatak odasının içine de müdahale ederler kolaylıkla, bunu da hak görürler kendilerine.

Kadın birey olamamışsa, anneden ayrışamamışsa ve bu sebeple günde 4-5 kez anneyi arıyorsa bu esnada evliliğini de anlatacaktır, cinsel hayatını da anlatacaktır. Hatta annenin olası yanlış önerilerini de dinleyecektir.

Aynı şekilde erkek babayla bağını koparamamışsa, özgür iradeyi eline alamamışsa hala bağımlı ise babanın zaman zaman onu aşağılamasına, çocuk gibi görmesine de izin verecektir. Bu da erkeğin eril enerjisini düşürür, evde de çocuk moduna girip farkına varmadan eşine anne enerjisini yüklemesine sebep olacaktır. O zaman da eşiyle seks yapamaz.

Yani kadın ve erkek birey olamadığında anne ve babalar dış güç konumuna getirilir

Peki, çözüm ne? Öncelikle birey olmak, yani yetişkin olmak. Bu konuda bazen terapi desteği de gerekebilir. Sonra bir yetişkin olarak yatak odasında bir problem varsa önce onu kabul etmek ve duygularını partnerle samimi bir şekilde paylaşmak gereklidir. Kendi katkınız varsa değerlendirip ortadan kaldırmaya çalışmak, katkınız olmadığını düşünüyorsanız partnerinizin sizin için yaptığı değerlendirmeyi dikkatlice ve sakince dinlemek gerekir.

Dış güçleri suçlamak yerine iç güçlerinize güvenip sorumluluk alırsanız, her tür problemi çözersiniz.

Orkide Şancı

Paylaş

Son Yazılanlar

Biz bir aile miyiz gerçekten?

“Hepimiz aynı gemide miyiz?” Samimiyetle buna inanan ve yaşayan minik azınlığı tenzih ederim, ama kabul edelim; kurumsal hayatın en büyük yalanlarındandır bu cümleler. İyi eğitimli,

Afyonkarahisar’da Gastronomi Diplomasisi

Afyonkarahisar, Anadolu’nun kavşak noktası olmanın ötesinde, her geçen gün derinleşen bir gastronomi hikayesinin başrol oyuncusuna dönüşüyor. 7-8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Afyonkarahisar Gastronomi Çalıştayı

Rekabet gerçekten iyi midir?

Bir dönem “Rekabet iyidir” cümlesine neredeyse kutsal bir ekonomi bilgisi gibi bakılırdı. Şimdi ise bazen düşünüyorum; acaba rekabetin fazlası, sektörlerin kendi ayağına sıktığı organize bir